kafasında ile cümle

kafasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu elemanın kafasında nasıl bir mekanizma var?I am more invulnerable than Achilles; fortune hath not one place to hit me."
Başını nazikçe tutarak, tulumu sadece kafasından geçirin.And gently holding the head, you would just pull the shirt over their face.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.The young man has nothing in his head except business.
Kafasındaki o parlak fikir neydi biliyor musunuz?And what's the brilliant idea he had?
Ya da kafasındaki hale'nin varağı, parlaklığı.Yeah. Or the gilding of the halos.
Niçin bu kız kafasında Kraliçe Dowager'in takısını takıyor?Why is that girl wearing the Queen Dowager's ornament in her hair?
Bu fok, bir pengueni kafasından yakalayıp onu ileri geri çekiştiriyor.And this seal is taking this penguin by the head, and it's flipping it back and forth.
1975 yılında birinin kafasında bir ampül yandı.In 1975, a light went on in somebody's head.
Onlar da: "Hayır yok, ama kafasında delikler var." dediler.And they said, "Well, no, but it has holes in its frill."
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.But we can see that it actually works, even though you can only hold it for a little bit of time.
Ken kafasında milyarlarca fikir olup da hiç birini tamamlayamayan insanlardan.He's one of those guys that has a billion ideas and never completes any of them.
Besbelli BP'nin kafasında daha fazlası vardı.BP obviously has a bit more on their mind now.
Siz kafasındaki bu imaja uymuyorsanız sizi terk edebilir.If you don't meet that image, she might leave you.
Burda ufak pembe bir tane var, kafasinda ufak bir puf ile birlikte.So here's a little pink one, a little pouf on his head.
Sineğin kafasındaki kılları kopardım.And I plucked the hair off the fly's head.
Robotumuz burada,, kafasında bir çok şakadan oluşan veri bankası mevcut.We've got the robot -- in his head is a database of a lot of jokes.
Ama belki kafasında bir delik açarsam düzeltebilirim. " (Kahkahalar)But maybe if I cut a hole in his head I can fix it." (Laughter)
Transparan kafasından diğer tarafı görebilirsiniz.You can actually see through his head.
Kafasında bir şeyler dönüyor olmalı..He must have something in mind.
Gerçek müzik sadece Karajan'ın kafasında.The real music is only in Karajan's head.
11 Eylül bir çok insanın kafasında yeni bir güvenlik modeli oluşturdu.September 11th created a security model in a lot of people's heads.
Bernays başarıyla görünmez İmparatorluğu tespit, hangi erkek kafasında kontrol edilir.And the question is, how does it operate? Does it involve bribery?
Ermeni olmak, insanların kafasında bir düşmanın fotoğrafı haline gelebiliyor.Being an Armenian can become an image of an enemy, a hostile people.
Kimse kendi kafasındaki gürültü dışında hiçbir şey duyamadı."No one could hear anything except the noise in his own head."[32]
Kafasında yüzüne düşen tüylü bir pelerin vardı.On his head he wore a feather cape that fell over his face.
Byun Jae-wook, Chi-won'u hapishane dışında kafasındaki planını gerçekleştirebilmesi için eğitir.Byun Jae-Wook trains Chi-Won to carry out his plan outside of prison.
Sonra, kafasında şeytani bir oyuncak [intihar] olabileceğini düşündüm.Then, said I, she might have an evil toy [suicide] in her mind.
Bir insanın kafasındaki M. globosa sayısı on milyona kadar çıkabilir.The number of specimens of M. globosa on a human head can be up to ten million.[1]
Saç, bir kişinin kafasında doğal olarak bir arada gözükür.Hair naturally groups together on a person's head.
Politeizm: Bir noktada, tapınakçılık insanların kafasında şüphe uyandırmaya başladı.Polytheism – At one point, Fetishism began to bring about doubt in the minds of its believers.
Kafasında metal bir plaka vardır.In seinem Kopf hat er eine Metallplatte.
En sonunda adam kendini, kendi kafasındaki göle atar, ve orada ölür.Der Mann stürzt sich schließlich in seinen eigenen See und stirbt.
Kendisi de kafasından vurulur ve öldü zannedilip bırakılır.Doch sie wendet sich von ihm ab und schießt auf ihn.
Erkeğin kafasındaki şapka onun yüzünün görünmesini engelliyor.Er verwehrt Huck den Blick auf das Gesicht des Mannes.
Onu kafasından vurdu.Er schießt ihm in den Kopf.
Ellerinin bağını keser ve kafasındaki maskeyi kameraya fırlatır.Sie greift Dan an und schlägt ihm die Kamera aus den Händen.
Hep kafasında oturur.Er war immer in meinem Kopf.
Erkeğin kafasındaki şapka onun yüzünün görünmesini engelliyor.L'odeur du thé lui rappelle le visage d'une femme.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.Il fut aussi le seul à être blessé, à la main et au pied.
Tamir sırasında Profesör kafasında duyduğu ve tekrarlayan bir davul ritmi yüzünden kendinden geçer.Au cours des réparations, le professeur entend, à plusieurs reprises, un rythme dans sa tête qui le distrait.
Ayrıca savunmasız hedefleri kafasından ve boynundan vuran daha pahalı nesneler de vardır.Ce qui la rend beaucoup plus vulnérable aux attaques visant le cou ou la tête.
Kafasında tüm sanat dallarında ama özellikle şiir ve edebiyatta sarsıcı bir yenilik yapma fikri vardı.Il a pratiqué presque tous les genres, surtout poésie et tragédie.
Kafasında tüylü bir taç taşır.Elle comporte une couronne sur une face.
Bunun üzerine devleti kafasından sildi.Ya el Estado les ha dado la espalda.
Bekçide onu kafasından vurmuştur.El guarda de seguridad recibió un disparo en la cabeza.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Podía disparar fuego desde sus muñecas y boca.
Tamir sırasında Profesör kafasında duyduğu ve tekrarlayan bir davul ritmi yüzünden kendinden geçer.Durante las reparaciones, el profesor oye repetidamente en su cabeza un ritmo de tambores que le distrae.
Teletubbies'lerin en büyük olanıdır ve en mor kumaş'la kaplıdır ve kafasında bir üçgen anteni bulunur.Es el teletubbie de mayor tamaño y su antena tiene forma de triángulo invertido.
Herkesin kafasında çekmeceler var.La gente lleva varios marcos en sus cabezas.
Kafasında tüylü bir taç taşır.También porta sobre su cabeza una corona de espinas.
On iki yaşındayken, bir kaza sonucu kafasından .45'lik mermiyle vuruldu.Dentro de ellos un joven padre asesinado de un tiro en la cabeza con una pistola calibre 45.
Carl Shane'i kafasından vurarak öldürür.Carl luego le dispara a Shane en la cabeza después de que él reanima.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.È capace di volare e sputare fuoco dalla bocca e dalle mani.
Bazen kafasında fesle beraber çizilir.A volte dipingeva con la spatola.
Sinirlenince kafasından lavlar patlamaktadır.Quando è nervoso sgranocchia delle mentine.
Kafasında yer yer şişlikler vardı.Al suo posto fu inserito Empty Spaces.
Onu kafasından vurdu.Le avevano sparato in testa.
Şu ney çalan adamın kafasındaki başlığa külah deniyor.Тот головной убор, который надет на голову играющего мужчины, называется кулах.
Ancak orada girdide hareket yoktur; o gözlemcinin kafasında yer alan bir edimdir.Глаза не видят Его посредством зрения, но сердца видят Его через истины веры (хака‘ик аль-иман).
Kafasından ağır yara almış ve tecavüze uğramıştı.В боях был тяжело ранен в голову и контужен.

İlgili Sayfalar