kafasında ile cümle

kafasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom kafasından ağır bir darbe aldı.Tom received a heavy blow on the head.
William Tell, oğlunun kafasındaki elmaya bir ok attı.William Tell shot an arrow at the apple on his son's head.
Bir kaplanı kafasından vurdu.He shot a tiger through the head.
O, kafasından yaralandı.He was wounded in the head.
O, şapkası kafasında orada durdu.He stood there with his hat on.
Kafasında bir şapkası vardı.He has a hat on.
Davranışı, onun kafasında şüphelere yol açtı.Her conduct gave rise to suspicions in his mind.
Bir doktor, başkanın kafasındaki kurşunu çıkarmaya çalıştı.A doctor tried to remove the bullet from the president's head.
Tom o şarkıyı kafasından atamamaktan şikâyet etti.Tom complained that he couldn't get that song out of his head.
Kafasından toplama yapabilecek kadar zeki değildir.He's not smart enough to add numbers in his head.
Onun kafasında tuhaf bir şey vardı.She had something weird on her head.
Ödevle ilgili kafasında soru işareti olan?Any doubts with the assignment?
Onun kafasında şapka yok.He has no hat on.
Onun kafasında bir şiş var.He has a swelling on his head.
O, atı tarafından kafasından tekmelendi ve öldüShe was kicked in the head by her horse and died.
Tom kafasında hızlı bir hesaplama yaptı.Tom did a quick calculation in his head.
Tom geçen gece kendisini kafasından vurdu.Tom shot himself in the head last night.
Tom kafasından vuruldu.Tom was shot in the head.
Birinin kafasından neler geçtiğini kimse kesin olarak bilemez.No one ever really knows what's going through someone else's head.
Dan Linda'yı kafasında ciddi bir yara ile bodrum katında buldu.Dan found Linda on the floor of the basement with a serious wound in the head.
Kafasında sabit bir fikir vardı.He had a fixed idea in his head.
Kafasından neler geçtiğini merak ediyorum.I wonder what goes on inside his head?
O, kafasındaki şapkayı geriye doğru itti.He pushed his hat back on his head.
Tom hep "Kervan yolda düzülür" kafasında.Tom is always winging it.
O, Fadıl'ın kafasında devam eden çılgınca düşüncenin bir örneğiydi.That was an example of the crazy thinking that was going on in Fadil's head.
Leyla kendini kafasından vurdu.Layla shot herself in the head.
Leyla, Sami'yi kafasından vurdu.Layla shot Sami in the head.
Tom şeyleri kafasında dengelemekle iyi.Tom is good at balancing things on his head.
Sami bir kez kafasından ve bir kez kalbinden vuruldu.Sami was shot once in the head and once in the heart.
Kimse onun kafasından neler geçtiğini anlamıyor.No one understands what's going through her head.
Bu meseleyi ele alışımızla ilgili kafasından asıl geçenler ne?What does he really think of the way we've been handling this problem?
Tom'un kafasında yeni şapkası yoktu.Tom wasn't wearing his new hat.
Hastalığı çoğunlukla kafasındaydı.Her sickness was mostly in her head.
Oyuncu, düşmanı kafasından vurduğu zaman yavaş çekim (slow motion) moduna girer.Should any player withdraw, they will enter the tournament.
Bunun üzerine Maria, Zayn'e tokat attı ve Mike, onun kafasında bir cam vazo kırdı.In response, Maria slapped Zayn and Mike smashed a glass vase on his head.
Ahmed Merabet, 42, polis memuru, yerde yaralı şekilde yatarken kafasından vuruldu.Ahmed Merabet, 42, police officer, shot in the head as he lay wounded on the ground outside.
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.On December 17, 1981, he was found dead in his bedroom in Tirana with a bullet wound to his head.
Kafasından ağır yara almış ve tecavüze uğramıştı.The injury was severe and he became delirious.
Onu kafasından vurdu.I shot him in the head.
Bekçide onu kafasından vurmuştur.The guard shot him in the head.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Could shoot fire from its wrists and mouth.
Ağzı ve beyni de kafasındadır.The head includes the mouth and brain.
Ayçiçeğinin kafasında bulunan çiçekçiklerin modeli 1979'da H.Vogel tarafından öne sürülmüştür.A model for the pattern of florets in the head of a sunflower was proposed by H. Vogel in 1979.
Cubitt üçüncü sezonun nasıl sona ereceğini kafasında canlandırdığını belirtti.Cubitt stated that he has already envisaged how the show's third series will conclude.
Yazarın Shrine (Mabet) adlı serisi 1961-63 yıllarında kafasında oluşmaya başlamıştı.Her series, Shrines was created in 1961-63 with this in mind.
Kafasında tüylü bir taç taşır.Upon his head was found a crown.
Kafasında da bir ibiği vardır.He even has a skin head.
Resmî açıklamada kendisini av tüfeğiyle kafasından vurduğu açıklandı.To ensure his plan, Frank shoots himself in the head.
Dev pandaların güçlü pençe kasları kafasından pençesine bitişir.A magical brass harp hovers above his head.
Kafasında bir hastalık oldu.It had stuck in his mind somehow.
Fakat Makarov Yuri'yi kafasından vurup öldürür.Yurovsky shot Alexei in the head killing him.
(Yaygın bir söylentide kafasından yaralandığından bahsedilir ancak bu doğru değildir.)(He was not wounded in the head, contrary to a popular rumour that he perpetuated.)
2006 Temmuz'unda düşerek kafasından yaralandı.He suffered a stroke in July 2006.
Bunun üzerine yeni bir grup kurma fikri kafasında canlandı.This feeds directly into a third group of ideas.
Hep kafasında oturur.It always stuck in my head.
Kemer, kafasındaki bir tüyü tutar.Tom gets a bump forming on his head.
Yürürken Ron'un kafasından kalpler çıkar ve çok yavaş hareket eder.Roy's condition suddenly turns around and he recovers.
5 yaşındayken, okul çıkışında kendisine araba çarpmış ve kafasından sakatlanmıştır.When he was 5 years old, a horse kicked him on the head.
Kafasında kısa bir tepelik bulunur.There is a slight tension in his figure.
Bu bir sağlık görevlisi, kalp masajı uygulamakta. az önce kafasından vurulmuş bir askere.This is a helicopter medic giving CPR to a soldier who had been shot in the head.

İlgili Sayfalar