kafasına ile cümle

kafasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Rusya'yı kafasına takmıştır.Россия оказала на него давление.
Bu sırada Archienin kafasına bir alet çarpar ve bu yüzden kazayla Jacki kafasından vurur.Поневоле Арчи нажимает курок и производит выстрел, попадая в голову Джека.
1975 yılında ise kafasına av tüfeği sıkarak intihar etti.В 1978 году она совершила попытку самоубийства, выстрелив себе в живот.
Margaret'in kafasına sıkmıştır.Камень попадает в Маргарет.
Hemen her zaman somurtur ve kafasına bir bone takar.كابو:خجول ودائما يضع وعاء على رأسه.
Kafasına sıktığı kurşun, güç koşullar altında yapılan morfinsiz bir ameliyatla çıkarıldı.الرصاصة التى أطلقها على رأسه ، استخرجها بعملية تحت ظروف قاسيةوبدون مورفين.
Ara sıra kafasına Vietnam Savaşını takar.كما عبّرَ عن احتجاجه بشكل متكرر ضد الحرب في فيتنام.
Tilki Andrei, sniper tüfeğiyle Raskoln'un kafasına sıkar ve beyninde ciddi hasarlar oluşmasına yol açar."طلقة كرونلين" هي عبارة عن جرح من طلقة سريعة للغاية في الرأس تتسبب في نزع الأحشاء من الدماغ.
Jon arkasını döndüğünde Craster kafasına vurur ve Jon bayılır.Antes que Jon possa segui-los, Craster atinge a cabeça de Jon, fazendo com que ele desmaie.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Foi executado em 14 de fevereiro de 2004 de um tiro na nuca.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Alex aponta a sua arma para a cabeça de sua mãe.
Poyraz kafasına sıkar.Baek apenas meneia a cabeça.
Orada Lilly, Vali'ye yaptıkları için teşekkür eder ve Vali'nin kafasına aldığı bir yarayı iyileştirir.Lilly agradece por ele ter se arriscado por sua família, e limpa um ferimento que ele recebeu na cabeça.
DL elini Linderman'ın kafasına sokmuş ve Niki ile oradan kaçmıştır.Ele ajudou a reparar o Bounty e fugiu com eles.
Başka bir iddiaya göre ise Kaptan silahını kafasına dayamış ve tetiği çekmiştir.Em seguida, percebendo o que tinha feito, colocou um rifle em sua testa e puxou o gatilho.
Zamanda yolculuk yapıp geçmişi değiştirmeyi kafasına koymuştur.Faz viagens no tempo e muda o presente.
Hemen her zaman somurtur ve kafasına bir bone takar.Está sempre a rir-se e a mostrar uma covinha numa bochecha.
Andrea kendi kafasına sıkarak ölür.Andrea schiet zichzelf door het hoofd.
En fazla kafasına nişan alın.Het hoofd in de schoot leggen.
Kafasına vurulup öldürüldü işte, şimdi herkes için iyi mi oldu her şey?"Hij werd gedood en zijn hoofd werd op een staak gezet, zichtbaar voor iedereen in de stad.
Kafasına hep bir şapka takar.Zijn hoed zit altijd op zijn hoofd.
Yerganyan hemen Şakir'in ardından koştu ve kafasına bir el ateş ederek onu öldürdü.Vervolgens richtte hij het lachend op zijn hoofd en schoot zichzelf ermee dood.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Hij zal daarna de pijl uit haar hoofd trekken.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Op 8 april 1994 werd hij dood aangetroffen met een schotwond in zijn hoofd.
Bunun üzerine Aydın'ın babası silahı yerden alıp Mithat'ın kafasına ateş edip öldürür.De klant neemt een geweer mee en gaat terug naar de waarzegster, die zij in de armen van haar man aantreft.
Ara sıra kafasına Vietnam Savaşını takar.Hij keerde zich wel tegen de Vietnamoorlog.
Dışarı çıktığına Andy'nin kafasına silah doğrulttuğunu görür ve Andy, Chucky'i vurur.Angela vindt een pistool in het huis van Roy en schiet op Chuck.
Kafasına hep bir şapka takar.Zawsze nosi na głowie dziwne czapki.
Ara sıra kafasına Vietnam Savaşını takar.Każdego dnia walczy z dręczącymi go wspomnieniami z wojny z Wietnamu.
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler powala psychopatę na ziemię i zabija go drzwiami od lodówki.
Saldırıdan sonra saldırgan, kendi kafasına kurşun sıkarak yaşamına son verdi.Zrozpaczony popełnił samobójstwo strzelając sobie w głowę.
Margaret'in kafasına sıkmıştır.Pociesza ją Małgorzata.
Tilki Andrei kafasına sıkarak öldürür.Anji morderca uciął głowę.
Zaman zaman kafasına terlik, süpürge, çiçek fırlattı Fadime.Nie mówiąc nic, całuje ją w usta, wręcza bukiet kwiatów i znika.
Zamanda yolculuk yapıp geçmişi değiştirmeyi kafasına koymuştur.Może podróżować w czasie i niekiedy zmieniać przyszłość.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Wyrok wykonano 14 lutego 1994, strzałem w tył głowy za prawym uchem.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Han avrättades genom nackskott i fängelset den 14 februari 1994.
Yalçın Bulut kafasına sıkarak öldürür.Брили льоду розплющують йому голову.
İsa girdiği çıkmazdan çıkamayacağını düşünürek intihar etmeye karar verir, kafasına bir silah dayar.Коли Кріс виходить звідти без рушниць, вони вирішують прорватися всередину.
Rusya'yı kafasına takmıştır.Росія його забрала.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Ten byl vykonán 14. února 2004 výstřelem do zátylku.
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler shodí dědečka na zem a opakovaně mu skřípne hlavu mezi ledničku a zabije jej.
Sendeleyip yere düşen kızın kafasına taşla vurarak ezdi.Při pádu jej udeřilo těžké sedlo do hlavy.
Margaret'in kafasına sıkmıştır.Sam je na Charlieho rozzuřená.
Rusya'yı kafasına takmıştır.El și-a îndreptat, în schimb, atenția asupra Rusiei.
Kafasına sıktığı kurşun, güç koşullar altında yapılan morfinsiz bir ameliyatla çıkarıldı.Pentru a i se scoate glontele din cap, suferă o operație fără a-i fie administrată morfină.
En fazla kafasına nişan alın.Célozz a fejre!
Yerganyan hemen Şakir'in ardından koştu ve kafasına bir el ateş ederek onu öldürdü.Egészen közel lépett az elnökhöz és hátulról fejbe lőtte.
Kafasına hep bir şapka takar.Hän juoksee aina silmälasit päässään.
Rhaegar son derece zeki biriydi ve kafasına koyduğu şeyi yapardı.Sundqvist oli tinkimätön ja halusi tehdä asiat oman päänsä mukaan.
Saldırıdan sonra saldırgan, kendi kafasına kurşun sıkarak yaşamına son verdi.Päivän laulua kuunneltuaan poika ampui itseään päähän vahvassa humalatilassa.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Seuraavana aamuna Eric rehentelee ammuskelullaan.
Kafasına hep bir şapka takar.Πάντα φορούσε μια μάσκα στο πρόσωπό του.
1975 yılında ise kafasına av tüfeği sıkarak intihar etti.Το 1938 αυτοκτόνησε με πυροβόλο όπλο.
Sayid, önceki gün kafasına vurup kurtulma şanslarını mahvetmesi konusunda Locke'u sorgulamaktadır.Locke udspørger Sayid om hans overfald dagen før, og den missede chance for redning.
Eczacı da ilaç fiyatlarını kafasına göre yükseltir.Apotekerne kan ikke selv fastsætte deres priser på lægemidlerne.
Kane, Bearer'ın üzerine yürüyünce Undertaker da kalkıp Kane'in kafasına sandalyeyi geçirdi.Da Kane vendte ryggen til Bearer, slog Bearer Kane med med stolen.
Fişek patlar, kafası saksıya çarpar ve saksı kafasına girer.Du skal nu fange ham og slå ham i hovedet med dit skateboard.
Margaret'in kafasına sıkmıştır.Karl væmmes ved hende.
Mendoza kafasına isabet eden kurşun neticesinde öldü.Hvor Samantha skyter seg selv i hodet.

İlgili Sayfalar