kafasına ile cümle

kafasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Malcolm gelir ve Leland'ı öldürmesini engellemek için Ethan'ın kafasına vurarak onu bayıltır.Malcolm arrives and knocks Ethan out with a shovel to prevent him from hurting Leland.
Kafasına hep bir şapka takar.Sometimes wear a cap on his head.
Oğlunun bu tutumuna öfkelenen baba İvan, asası ile oğlunun kafasına vurmuştur.Angered, Ivan's father struck him on the head with his sceptre.
Kafasına çok darbe aldığı için tuhaf davranışları vardır, kolay incinir ve naif bir yapıdadır.He acts strangely because he is brain damaged.
Yapılan baskında Fahri kafasına sıkar.Other information he just pushed into his head.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.The old gardener pushed his cap back on his bald head and stared at her a minute.
Bazılarının ölene kadar kafasına beyzbol sopasıyla vuruluyor, bazılarının kafası kesiliyor.Some may be clubbed to death or have their heads cut off.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.He was hit with a paddle in the head.
Böylece Napoleon Mısır'a saldırmayı kafasına koyar.So Napoleon gets it into his head to attack Egypt.
Kalemimi aldım ve kafasına çizim yapmaya başladım ve ona bir taç çizdim.I whipped out my pen, and I started drawing on her head and I drew a crown for her.
Viserys kafasına altın döküldü.Viserys had gold poured onto his head.
Kayıkçı bana, adanın şeklinin bir Hintli kafasına benzediği için böyle isimlendirildiğini söylendi.Lombard! Blaw, what are you doing down there alone? I think I know where the doctor is!
Wagner 23 Temmuz 1944'te öğle saatlerinde kendi kafasına sıkarak intihar etti.He committed suicide by shooting himself in the head at noon on 23 July 1944.
Babasını öldürmeyi kafasına koymuştur ve bu konuda arkadaşlarından yardım ister.He is kindly and soft, and needed help to kill his father.
Gassiev, Shimmell'i sol kroşeyle kafasına vurdu.Gassiev knocked Shimmell down with a left hook to the head.
Gassiev, kafasına bir sol kancayla ikinci kez onu yere düşürdü.Gassiev knocked him down for a second time with a left hook to the head.
Bastet'in oğlu olarak, bazen bir aslanın kafasına sahiptir ya da bir aslan veya kedidir.As the son of Bastet, he also sometimes has the head of a lion or is a lion or cat reclining.
David, odanın içinde kafasına kilitlenmiş büyük, paslı metal bir aletle bir sandalyeye bağlanmıştır.Inside the room, David is strapped to a chair with a large, rusty metal device locked onto his head.
Bir karahindiba üzerinde tam olarak oluşturulmuş iki çiçek kafasına yol açan püsküllenme.Fasciation leading to two fully formed flower heads on a dandelion.
2005 yılında Kravçenko, kafasına iki kurşun sıkılmış halde ölü bulundu.In 2005, Kravchenko was found dead with two bullets in his head.
Bir keresinde Fan'ın kafasına yaklaşık elli kez tekme atılmış.On one occasion, Fan was kicked in the head around fifty times.
Alex, işi yapabileceğini kanıtlamayı kafasına koyar ve en sonunda işe alınır.Alex macht sich daran, ihre Eignung zu beweisen und wird schließlich eingestellt.
Bunun üzerine Parise hakeme koştu ve sopasını hakemin kafasına doğru salladı.Daraufhin lief Parisé zum Schiedsrichter und schwang seinen Schläger in Richtung dessen Kopf.
Nick onu zorla hareket ettirir ve kafasına yastık kılıfını geçirir.Tom ergreift die Perücke und zieht sie Baba über den Kopf.
Hemen her zaman somurtur ve kafasına bir bone takar.Sie schaut nach oben und wird plötzlich von etwas Schwerem am Kopf getroffen.
En fazla kafasına nişan alın.Schläge auf den Kopf.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Ed muss zunächst den Pfeil aus seiner Körperseite herausschneiden.
Andrea kendi kafasına sıkarak ölür.Andrea, jetzt wird Dein grausamer Tod gesühnt.
Düşmanın kafasına yapacağınız tek mermilik bir atışla rakibinizi öldürmeniz mümkün.Ein Schuss in den Kopf des Rekruten hätte genügt.
Alfred, Ghul'un adamlarından birinin kafasına vurur ve bayıltır.Lilly wird von einem ihrer Freunde gewarnt und flieht.
İki kurşun kafasına, bir kurşun da sol omzuna geldi.Er traf ihn zweimal in den Kopf, einmal in die linke Schulter.
Kafasına hep bir şapka takar.Er trägt immer einen Lumpen um den Kopf gewickelt.
Ara sıra kafasına Vietnam Savaşını takar.Fragging kam im Vietnamkrieg immer wieder vor.
Onun kafasına çarptım.Je l'ai frappé à la tête.
Orada, Spike'ın kafasına insanlara saldırmasını engelleyecek bir çip takılır.Ainsi, une puce a été implantée dans la tête de Spike pour l'empêcher de faire du mal aux humains.
Eczacı da ilaç fiyatlarını kafasına göre yükseltir.Et les médecins doivent désormais tenir compte du prix des médicaments dans leur décision.
17 Mayıs 2004 tarihinde grubun eski gitaristi Alex Nelson, kafasına aldığı bir darbe sonucu öldürüldü.Le 17 mai 2004, le guitariste Alex Nelson est tué lors d'une collision en voiture.
1975 yılında ise kafasına av tüfeği sıkarak intihar etti.Il se suicide d'une balle dans la tête en 1925.
Reddedince, kafasına çekiçle defalarca vurularak katledildi.Jax le tue en lui tirant plusieurs fois dans la tête.
Bu sırada Hindistan'daki Delhi Sultanı'nın hizmetine girmeyi kafasına koydu.Affaiblissement du sultanat de Delhi en Inde.
Andrea bir tabanca isteyip kafasına ateş eder ve 3. sezonun son bölümünde ölür.Il sera abattu par Norman d'une balle dans la tête à la fin de la saison 5.
Bunun üzerine Daryl silahı alır ve Dale'in kafasına bir kurşun sıkarak onun acısına bir son verir.Après avoir tué le rôdeur, Daryl décide de tirer une balle dans la tête de Dale pour abréger ses souffrances.
Torunları, Büyük Baba'dan Sally'nin kafasına çekiç vurarak öldürmesini istemişlerdi.Ils voulurent alors que ce soit le grand-père qui achève Sally avec un marteau.
En fazla kafasına nişan alın.Visez le cœur.
Ali topu Ömer'in kafasına attı ve Ömer mısırı yere düşürdü.Alí le tiró a Omer la pelota a la cabeza y a Omer se le cayó el maíz al suelo.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Fue ejecutado el 14 de Febrero de 2004 de un disparo de fusil en la nuca.
Kafasına hep bir şapka takar.Aparentemente siempre trae una gorra.
En fazla kafasına nişan alın.Apuntad directo al corazón.
Carrie odaya girmeyi reddedince Margaret Carrie'nin kafasına İncil ile vurarak onu zorla dolaba kapatır.Sue observa como las piedras destruyen finalmente la casa de Carrie con ella dentro.
Harry Seçmen Şapka'yı kafasına takar ve içinden Godric Gryffindor'un kılıcı düşer.También le da el Sombrero Seleccionador en el cual aparece la espada de Godric Gryffindor.
Sonunda dikenli dallardan yarı baygın çocuğun kafasına taç yapılır ve bağlanır veya çarmıha çivilenir.Al final, la víctima medio muerta será coronada con espinos y atada o clavada a una cruz de madera.
17 Mayıs 2004 tarihinde grubun eski gitaristi Alex Nelson, kafasına aldığı bir darbe sonucu öldürüldü.Purtroppo il 17 maggio 2004 il chitarrista Alex Nelson perse la vita in un incidente d'auto.
Orton Stomb (Yerdeki rakibinin sırasıyla kollarına, bacakların ve kafasına ayakla vurması.)John Allison fu colpito tre volte (al torace, al braccio ed alla gamba).
Benny onun kafasına tüfek ile vurarak azmağa düşmesini sağlar.Bones lo ferma in tempo, sparandogli un colpo di pistola alla gamba.
Adam, kafasına aldığı keser darbesiyle öldürülmüştü.Il tritacarne gli era piombato in testa uccidendolo.
O, kafasına bir silah dayadı ve tetiği çekti.Он приложил оружие к своей голове и нажал на спусковой крючок.
Alex, işi yapabileceğini kanıtlamayı kafasına koyar ve en sonunda işe alınır.Алекс намерена доказать свою пригодность, и в конечном итоге её принимают на работу.
12 yıl sonra kral savaştan döndüğünde, karısı onu öldürmeyi kafasına koymuştur.Десять лет назад, когда полиция наконец схватила его, доктор сошёл с ума.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Казнён 14 февраля 2004 года выстрелом в затылок.
İki kurşun kafasına, bir kurşun da sol omzuna geldi.В это время пуля пробила ему левое плечо.

İlgili Sayfalar