kafasını ile cümle
kafasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu asker, balta ile Brian'ın kafasını parçaladı.ثم ذهب هو وبسام الأشقر إلى الجسر.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.تم العثور على برصاصتين في رأسه.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.Então ela usou a própria espada dele e cortou-lhe a cabeça.
Onu önce kafasını kestiler.Teve, então, sua cabeça cortada.
Selahaddin, Renaud'un kafasını bizzat kendisi kesmeye yemin etmiştir.Por sua vez, Saladino fez um juramento de cortar a cabeça de Reinaldo se alguma vez o aprisionasse.
Demir boru yüzünün yanından girip, ... sol gözünün arkasından geçti ve kafasının üzerinden çıktı.A bala entrou em sua têmpora esquerda, passou por trás de seus olhos e saiu do outro lado da cabeça.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Op de kop zitten twee grote antennes.
Bugünlerde kafasını meşgul eden iki şey vardır.Tegenwoordig is het opgesplitst in twee panden.
Ahtapotun gözleri büyüktür ve kafasının üstünde yer alır.De ogen zijn groot en zijn hoog op de kop geplaatst.
CIA, Amerikalı radyo kulesi tamircisi Nick Berg'in Irak'ta kafasını kesen kişinin Zerkavi olduğunu açıkladı.De onthoofdingsvideo van de Amerikaanse zakenman Nick Berg deed de wereld schokken.
Kafasını çöp torbasına koymakla tehdit eder.Hij verkleint haar en stopt haar in de koffiepot.
Çar halının üzerine diz çökmüş, ölmekte olan oğluna sarılmış, onun kanlı kafasını eliyle tutmaktadır.Laat zijn wonden mij doorwonden, Worde ik bij zijn kruis verslonden In het bloed van uwen Zoon.
Onu önce kafasını kestiler.Nim viel haar aan.
Melofors: Düşmanın kafasını balkabağına çevirir.Polymorph: verandert een vijandelijke unit in een schaap.
Kafasını kuşkulu bir şekilde salladı.Hij schudde bedenkelijk met het hoofd.
Ne geçmişe ne de geleceğe yorardı kafasını.Nie ma dla niego przeszłości ani przyszłości.
Golfimbul'la savaştı ve onun kafasını tahta sopasıyla kopardı.Zabił też Golfimbula, ponoć strącając jego głowę drewnianym kijem.
Medusa’nın kafasını havaya kaldırır.Ona opowiedziała mu o Meduzie.
Shaw, David'in kafasını alır ve diğer bir gemiyle gezegenden kaçar.Shaw odzyskuje szczątki Davida i z jego pomocą uruchamia inny statek inżynierów.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.Kiedy próbował się uwolnić, odcięła mu głowę mieczem.
Bu kafasının dağılmasını sağlıyordu.Zamierzała uciąć jej głowę.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.Zaalarmowana policja burzy mur i znajduje ciało żony.
Yerdeki kafasını eğilip almış ve elindeki sancağı tepeye dikmek üzere ilerlemeye başlamıştır.Wspina się więc na ich wysokość i trzyma przy ich twarzach zapaloną pochodnię.
Kırk sekiz maçla yenilmezliği elinde bulunduran Bart, Homer'ın boksörünün kafasını tek raund ile koparır.Obesegrad 48 matcher i rad, behöver Bart bara gå en rond för att slå av huvudet på Homers boxare.
Matt Groening, normalde gözlerle çizime başlamakta, ardından burnu ve Bart’ın kafasının tümünü çizmektedir.Matt Groening börjar med ögonen, näsan, och sen konturerna av Barts huvud.
Kennedy kafasını çevirir.Judas vänder bort huvudet.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Huvudet har två par antenner.
Bir keresinde ölü bir köpeğin kafasını bir kazığa çakıp bahçeye dikti.En gång blev han påkommen med att ha satt upp en död hunds huvud på en pinne.
Ne geçmişe ne de geleceğe yorardı kafasını.Carmen har varken något förflutet eller någon framtid.
Canavarın yüzünde ve kafasının tepesinde bıyıkları vardır.У самців на голові є великі вирости на голові й морді.
Kafasının ortasından düz bir boynuz çıkar.По середині голови розташована лінія.
Ağır kafasını kısa ve güçlü bir boyun tutuyordu.Він був вправним літуном, судячи по короткій і міцній плечовій кістці.
Kafasının üst kısmı saçlıdır.У верхній частині голови червонувате волосся.
Ne geçmişe ne de geleceğe yorardı kafasını.Свій ідеал він убачав не в майбутньому, а в минулому.
Tentaclifors: Hedefin kafasını dokunaça çevirir.Tentaclifors Kouzlo přemění hlavu cíle v chapadlo.
Redactum Skullus: Kurbanın kafasını küçülten büyüdür.Redactum Skullus Kouzlo zmenšující hlavu cíle.
24 Mart 2010'da evinde düşerek kafasını çarptı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.24. srpna 2009 se zhroutil ve svém domově a byl v bezvědomí převezen do nemocnice.
Kafasını çöp torbasına koymakla tehdit eder.Závěť jí dá do kabelky.
Kafasını kaldırır ve bir silah görür.Zmocní se pistole a ustřelí mu kus hlavy.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Na hlavě vyrůstají dva rohy.
Yakaladığı balığın kafasını öne doğru tutar.Marker nalepený na čelo vám přičaruje zvířecí hlavu.
Ardından kafasını ve kalbini dans pistinde bıraktığını sevgilisine söylüyor.Aceasta îi spune mai târziu iubitului ei că și-a lăsat capul și inima pe scenă.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Pe cap are două antene.
Kennedy kafasını çevirir.Kennedy redus la tăcere.
Kafası daha sonralardan kardeşi John ve Sir Simon Fraser'ın da kafasının asıldığı Londra köprüsüne asıldı.Fejét a London Bridge-re tűzték fel, ahová később testvére, John és Sir Simon Fraser feje is került.
Onu önce kafasını kestiler.Rögtön szét is vágták a fejét.
Shaw, David'in kafasını alır ve diğer bir gemiyle gezegenden kaçar.Shaw megkeresi David fejét, és elindulnak az egyik űrhajóhoz.
Kafasını çöp torbasına koymakla tehdit eder.Ő zsarolta meg Eszest. hogy legyen tégla a rendőrségen.
Kennedy kafasını çevirir.(Judit megfordítja a kulcsot.
Challis, Ellie'nin kafasını uçurarak onu öldürür.A kialakuló tűzharc közben Chelios elpusztítja Verona fejét.
Kafasının üstü kırmızı renk olur.Fejéről hiányzik a piros szín.
Bay Gage ise borunun kafasının içinden geçtiği konusunda ısrar ediyordu. ...Panaszkodott, hogy Indira Gandhi az ő feje felett járt el.
Başkalarının kafasını karıştıracak problemlere hızlı ve doğru cevaplar bulmasıyla ünlüydü.Híres volt gyors és pontos megoldásairól olyan problémákkal kapcsolatban, amik másokat zavarba ejtettek.
Kennedy kafasını çevirir.Pojat kääntävät päätään.
Kafası kopuktur ve vücudu yoktur kafasının üstünde bir pervane vardır böyle hareket eder.Ruumis on virtaviivainen ja pää on kiinni vartalossa ilman kaulankaventumaa.
Kafasını kaldırır ve bir silah görür.Mies vetää aseen esille ja ampuu.
Yakaladığı balığın kafasını öne doğru tutar.Käärme nielee saaliinsa pää edellä.
John kafasını suyun üzerinde tuttu.John piti päänsä veden pinnalla.
Kennedy kafasını çevirir.Kennedy στο κεφάλι.
Onu önce kafasını kestiler.Στη συνέχεια, του έκοβε το κεφάλι.