kafası ile cümle
kafası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tilki Andrei, sniper tüfeğiyle Raskoln'un kafasına sıkar ve beyninde ciddi hasarlar oluşmasına yol açar."طلقة كرونلين" هي عبارة عن جرح من طلقة سريعة للغاية في الرأس تتسبب في نزع الأحشاء من الدماغ.
Yumurta şeklinde bir kafası vardı.رأسها بيضي الشوزن.
Bunun üzerine Maria, Zayn'e tokat attı ve Mike, onun kafasında bir cam vazo kırdı.Em resposta, Maria bateu em Zayn e Mike quebrou um vaso de vidro em sua cabeça.
Kafası çok büyüktür.Sua cabeça é grande.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Se errar a resposta, ela morrerá.
Onu kafasından vurdu.Então ele atirou na própria cabeça.
Jon arkasını döndüğünde Craster kafasına vurur ve Jon bayılır.Antes que Jon possa segui-los, Craster atinge a cabeça de Jon, fazendo com que ele desmaie.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.Então ela usou a própria espada dele e cortou-lhe a cabeça.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Foi executado em 14 de fevereiro de 2004 de um tiro na nuca.
Bekçide onu kafasından vurmuştur."Um oficial golpeou-o no rosto.
İmparatora dedi ki eğer bu heykelin kafası alınırsa, I. Simeon ölür.Ele disse ao imperador que se ele removesse a cabeça da estátua, Simeão morreria.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Alex aponta a sua arma para a cabeça de sua mãe.
Kitabın sonunda Jace'in kafasında Jonathan'ın (Sebastian) sesleri duyulur.O livro conclui-se com Jace ouvindo a voz de Sebastian em sua cabeça.
Bu kimsenin kafasında 1000000 adet saç teli olamayacağını gösterir (m = 1 milyon delik).É razoável supor que ninguém tem mais de 1.000.000 de fios de cabelo em sua cabeça.
Poyraz kafasına sıkar.Baek apenas meneia a cabeça.
Orada Lilly, Vali'ye yaptıkları için teşekkür eder ve Vali'nin kafasına aldığı bir yarayı iyileştirir.Lilly agradece por ele ter se arriscado por sua família, e limpa um ferimento que ele recebeu na cabeça.
Fakat haykırmalar devam etmektedir ve Sawyer onu kafasından değil göğsünden vurmuştur.Como Mars sofria e gemia, Sawyer atirou em seu peito, mas não o matou.
DL elini Linderman'ın kafasına sokmuş ve Niki ile oradan kaçmıştır.Ele ajudou a reparar o Bounty e fugiu com eles.
1948 yılında kafasındaki merminin yol açacağı menenjit nedeni ile öldü.Morreu em 1948, na Escócia, de uma meningite provocada pela bala alojada no cérebro.
Kafası ve gövdesi sergilendi.Possuem cabeça e corpo achatados.
Onu önce kafasını kestiler.Teve, então, sua cabeça cortada.
Kafası mızrağa takıldı ve herkese gösterildi.Sua cabeça foi exibida através das ruas para todos verem.
Başka bir iddiaya göre ise Kaptan silahını kafasına dayamış ve tetiği çekmiştir.Em seguida, percebendo o que tinha feito, colocou um rifle em sua testa e puxou o gatilho.
Uzun sarkık kulakları ve büyük kafasıyla diğerlerinden farklıydı.A cabeça e orelhas compridas são distintas.
Zamanda yolculuk yapıp geçmişi değiştirmeyi kafasına koymuştur.Faz viagens no tempo e muda o presente.
Dönüşümün insan gövdesi ve aslan kafası vardır.É descrito como tendo a cabeça de um leão e um corpo humano.
Selahaddin, Renaud'un kafasını bizzat kendisi kesmeye yemin etmiştir.Por sua vez, Saladino fez um juramento de cortar a cabeça de Reinaldo se alguma vez o aprisionasse.
Kafası kesilir ve Tahran sokaklarına götürülerek dolaştırılır.Satisfeito, ele a leva consigo de volta, tirando-a das ruas.
Hemen her zaman somurtur ve kafasına bir bone takar.Está sempre a rir-se e a mostrar uma covinha numa bochecha.
Demir boru yüzünün yanından girip, ... sol gözünün arkasından geçti ve kafasının üzerinden çıktı.A bala entrou em sua têmpora esquerda, passou por trás de seus olhos e saiu do outro lado da cabeça.
Onun kafası tamamen karışık.Ela está completamente confusa.
Andrea kendi kafasına sıkarak ölür.Andrea schiet zichzelf door het hoofd.
Vücudu yoktur sadece kafası vardır.Een lichaam zonder Hoofd!
Onu diğerlerinden ayıran en belirgin özelliği, kara hayvanlarının en büyüklerinden olan kafasıdır.God is dus groter afgebeeld dan Noach; familie groter dan de beesten.
Kušnírová kafasından bir kez vurulmuşken, Kuciak göğsünden vurulmuştu.Kuciak was in de borst geschoten, terwijl Kušnírová eenmaal in haar hoofd was geraakt.
En fazla kafasına nişan alın.Het hoofd in de schoot leggen.
Kafasına vurulup öldürüldü işte, şimdi herkes için iyi mi oldu her şey?"Hij werd gedood en zijn hoofd werd op een staak gezet, zichtbaar voor iedereen in de stad.
Kafasına hep bir şapka takar.Zijn hoed zit altijd op zijn hoofd.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Op de kop zitten twee grote antennes.
Fakat Alberto onun sözlerini dinlemeyince onu kafasından vurarak öldürür.Als hij ontdekt dat Alberto de aanslag wil doorzetten, schiet hij hem door zijn hoofd.
Kafası çok büyüktür.De kop is zeer groot.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Hij kan zowel uit zijn ogen als uit zijn mond een kleverig slijm afvuren.
Bugünlerde kafasını meşgul eden iki şey vardır.Tegenwoordig is het opgesplitst in twee panden.
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.Zo is het pak strakker van vorm en heeft geen cape.
"Çelenkli özür dileme kafası"."Om ijdel woorden wille".
Yerganyan hemen Şakir'in ardından koştu ve kafasına bir el ateş ederek onu öldürdü.Vervolgens richtte hij het lachend op zijn hoofd en schoot zichzelf ermee dood.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Als de koning geen antwoord geeft, zal zijn hoofd splijten.
Ahtapotun gözleri büyüktür ve kafasının üstünde yer alır.De ogen zijn groot en zijn hoog op de kop geplaatst.
Kafasında metal bir plaka vardır.Een plaat voor je hoofd hebben.
CIA, Amerikalı radyo kulesi tamircisi Nick Berg'in Irak'ta kafasını kesen kişinin Zerkavi olduğunu açıkladı.De onthoofdingsvideo van de Amerikaanse zakenman Nick Berg deed de wereld schokken.
Kafasında da bir ibiği vardır.Hij heeft ook een baldakijn boven zijn hoofd.
5 yaşındayken, okul çıkışında kendisine araba çarpmış ve kafasından sakatlanmıştır.Toen ze zeven jaar oud was, werd ze van school op weg naar huis door een auto aangereden.
Dev pandaların güçlü pençe kasları kafasından pençesine bitişir.Mentaal zit Fat Bastard met zichzelf in de knoop.
Çenesinin gücü büyük oranda görece büyük kafasından kaynaklanmaktadır.Het gewicht lijkt op zijn hoofd af te komen.
Yuttuğu çekirdeklerden biri kafasında filizlenir.Eén van zijn proefbuisjes breekt echter voor zijn neus.
Kravatını çıkardığında kafası normale döner.Zijn stropdas wordt dan weer vastgebonden en zijn hoofd keert terug naar de "normale" grootte.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Hij zal daarna de pijl uit haar hoofd trekken.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Op 8 april 1994 werd hij dood aangetroffen met een schotwond in zijn hoofd.
Kafasını çöp torbasına koymakla tehdit eder.Hij verkleint haar en stopt haar in de koffiepot.
Bunun üzerine Aydın'ın babası silahı yerden alıp Mithat'ın kafasına ateş edip öldürür.De klant neemt een geweer mee en gaat terug naar de waarzegster, die zij in de armen van haar man aantreft.
İlgili Sayfalar