kafası ile cümle
kafası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kafasına hep bir şapka takar.Er trägt immer einen Lumpen um den Kopf gewickelt.
Örnek olarak bebek bakıcısı öldürüldüğünde kafası kaybolur ve boynundan kan fışkırır.Sobald der Babysitter getötet wurde, verschwand sein Kopf und es blieb nur ein blutender Hals zurück.
Başka bir kaynağa göre ise Perseus Medusa'nın kafasını Argos'taki pazar yerine gömmüştür.Nach Pausanias wird der Kopf der Gorgone nahe dem Markt von Argos in einem Hügelgrab vergraben.
Kafası ve gövdesinin üst kısmı koyu kahverengi ya da siyah tüylerle kaplıdır.Der größte Teil des Körpers ist von einem dunkelbraunen oder schwarzen Fell bedeckt.
Hep kafasında oturur.Er war immer in meinem Kopf.
Ayakları kafası kadar büyük ve üç (3) pencelidir.Die Eckzähne waren groß, die Mahlzähne (Molaren) waren dreispitzig und breit.
Kafasını çöp torbasına koymakla tehdit eder.Sie drohen damit, sie in Zementschuhen ins Wasser zu werfen.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Der Kopf trägt zwei Paar Antennen.
Ara sıra kafasına Vietnam Savaşını takar.Fragging kam im Vietnamkrieg immer wieder vor.
Dönüşümün insan gövdesi ve aslan kafası vardır.Greife haben einen adlerartigen Kopf und den Körper eines Löwen.
Kafasını çarptı.Il se heurta la tête.
Onun kafasına çarptım.Je l'ai frappé à la tête.
Kadın uyuklamaya başladığında, kafası öne eğildi.Quand la femme commença à somnoler dans le train, sa tête s'affaissa.
Kulaklarında su olduğu için kafasını sallıyor.Il remue la tête comme s'il avait de l'eau dans les oreilles.
Billy sık sık kafasını pencereye çarpar.Billy se cogne souvent la tête contre la fenêtre.
Neredeyse Kafasız Nick - Gryffindor hayaleti.Nick Quasi-sans-tête Fantôme de Gryffondor.
Tom Jerry'i gövdesinden ayırmaya kalkışır, ağaçkakan süreklilikle kedinin kafasını gagalar.Tom pourchasse Jerry mais ce dernier utilise son "piège à chat".
Silverman bunun nedenini " kafası, saç şekline göre çok soyut" diyerek belirtti.Silverman explique que c'est parce que « sa tête est très abstraite » en raison de sa coupe de cheveux.
Wallace'ın kel bir kafası, kocaman kepçe kulakları ve de kocaman bir burnu vardır.Lucario a un grand nez et de grandes oreilles.
Orada, Spike'ın kafasına insanlara saldırmasını engelleyecek bir çip takılır.Ainsi, une puce a été implantée dans la tête de Spike pour l'empêcher de faire du mal aux humains.
Eczacı da ilaç fiyatlarını kafasına göre yükseltir.Et les médecins doivent désormais tenir compte du prix des médicaments dans leur décision.
17 Mayıs 2004 tarihinde grubun eski gitaristi Alex Nelson, kafasına aldığı bir darbe sonucu öldürüldü.Le 17 mai 2004, le guitariste Alex Nelson est tué lors d'une collision en voiture.
Yumurta şeklinde bir kafası vardı.Ils ont une tête en forme d'œuf vue de face.
1975 yılında ise kafasına av tüfeği sıkarak intihar etti.Il se suicide d'une balle dans la tête en 1925.
Reddedince, kafasına çekiçle defalarca vurularak katledildi.Jax le tue en lui tirant plusieurs fois dans la tête.
Bu sırada Hindistan'daki Delhi Sultanı'nın hizmetine girmeyi kafasına koydu.Affaiblissement du sultanat de Delhi en Inde.
Erkeğin kafasındaki şapka onun yüzünün görünmesini engelliyor.L'odeur du thé lui rappelle le visage d'une femme.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.Il fut aussi le seul à être blessé, à la main et au pied.
Mumyalanmış adamın kafası.Mémoires d'un fou.
Tamir sırasında Profesör kafasında duyduğu ve tekrarlayan bir davul ritmi yüzünden kendinden geçer.Au cours des réparations, le professeur entend, à plusieurs reprises, un rythme dans sa tête qui le distrait.
24 Mart 2010'da evinde düşerek kafasını çarptı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.Le 24 août 2009, il s'effondre à son domicile et est transporté à l'hôpital inconscient.
Ayrıca savunmasız hedefleri kafasından ve boynundan vuran daha pahalı nesneler de vardır.Ce qui la rend beaucoup plus vulnérable aux attaques visant le cou ou la tête.
13 haftalık yenidoğan 50 gram ağırlığına ulaşır ve kafası doğumdaki hâlinin iki katına ulaşır.Et c'est au neuvième mois qu'il atteint la moitié du poids qu'il aura à la naissance.
Kafası ve gövdesi sergilendi.La tête et le corps sont ramassés.
Vücudu yoktur sadece kafası vardır.Le corps en décomposition n’a plus de tête.
Bacak ve ayakları kalın, kafası büyük, dudağı sarkıktır.Les mains et les pieds s’élargissent, le crâne s’épaissit.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Il présente deux évents au-dessus de la tête.
Andrea bir tabanca isteyip kafasına ateş eder ve 3. sezonun son bölümünde ölür.Il sera abattu par Norman d'une balle dans la tête à la fin de la saison 5.
Baş Temel anlam: bir canlının kafası.Une existence d'esprit : nous sommes une conscience.
Ne geçmişe ne de geleceğe yorardı kafasını.Son parcours est discontinu, l'avenir ni le passé n'existent pour lui.
Kafasında tüm sanat dallarında ama özellikle şiir ve edebiyatta sarsıcı bir yenilik yapma fikri vardı.Il a pratiqué presque tous les genres, surtout poésie et tragédie.
Bunun üzerine Daryl silahı alır ve Dale'in kafasına bir kurşun sıkarak onun acısına bir son verir.Après avoir tué le rôdeur, Daryl décide de tirer une balle dans la tête de Dale pour abréger ses souffrances.
En sonunda kesici alet kalbe saplanır ve mahkûmûn kafası kesilir.Mais un jour il coupe le bras d’un magistrat et finit emprisonné.
Örneğin bir kuyruklu iblisi öldürmenin tek yolu kafasını kesmektir.La seule façon de tuer un immortel est de lui couper la tête.
Torunları, Büyük Baba'dan Sally'nin kafasına çekiç vurarak öldürmesini istemişlerdi.Ils voulurent alors que ce soit le grand-père qui achève Sally avec un marteau.
En fazla kafasına nişan alın.Visez le cœur.
Kafasında tüylü bir taç taşır.Elle comporte une couronne sur une face.
Kafası uçuruldu.Leur tête a été brisée.
Kadının kafası kopar.La remise de sa tête.
Onu önce kafasını kestiler.On lui trancha la tête.
Kafasının üst kısmı saçlıdır.Au sommet de la tête se trouve la chevelure.
Kafasız tavuk gibi.Como pollo sin cabeza.
Ali topu Ömer'in kafasına attı ve Ömer mısırı yere düşürdü.Alí le tiró a Omer la pelota a la cabeza y a Omer se le cayó el maíz al suelo.
Kafası çok büyüktür.La cabeza es grande.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Fue ejecutado el 14 de Febrero de 2004 de un disparo de fusil en la nuca.
Bunun üzerine devleti kafasından sildi.Ya el Estado les ha dado la espalda.
Bekçide onu kafasından vurmuştur.El guarda de seguridad recibió un disparo en la cabeza.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.David advierte a Shaw por intercomunicador que el Ingeniero sobrevivió al impacto y se dirige hacia ella.
Başka bir kaynağa göre ise Perseus Medusa'nın kafasını Argos'taki pazar yerine gömmüştür.Según otra versión, Perseo la enterró en el mercado de Argos.
Medusa’nın kafasını havaya kaldırır.Perseo con la cabeza de Medusa.
İlgili Sayfalar