kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNem mintha a fejemre esett volna egy kókuszdió, és attól eszembe ötlött ez.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNie wpadłem na ten pomysł przypadkiem, przez spadającego kokosa.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNo es que me cayera un coco en la cabeza, y se me ocurriera esta idea.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNon è che mi sia caduta in testa una noce di cocco e mi è venuta questa idea.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNu din cauză că mi-a căzut o nucă de cocos în cap şi mi-a venit această idee.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilΔεν φταίει μια καρύδα που έπεσε στο κεφάλι μου που με έκανε να σκεφτώ μια ιδέα.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilНе то, чтобы мне на голову упал кокос и меня озарило.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilНе че ми е паднал кокосов орех на главата и ми е хрумнала тази идея.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilזה לא שאגוז קוקוס נפל לי על הראש, ופתאום בא לי הרעיון הזה.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilجوز الهند هذا لم يسقط من تلقاء نفسه ولقد خطرت ببالي فكرة
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilひらめいたのさ
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ 1.6 milliards de personnes ] [ n'ont pas accès à l'électricité ] [ à la réfrigeration ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ har 1,6 milliarder mennesker ] [ ikke adgang til elektricitet ] [ køling ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ nemá prístup k elektrine, ] [ chladeniu ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[Refrigeração barata que não use eletricidade... [...propano, gasolina, petróleo ou consumíveis.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ tidak memiliki akses listrik ] [ pendinginan ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ не мають електроенергії ] [ холодильників ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.Byla to jedna z věcí, co se mi vryla do paměti.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.E la storia della refrigerazione ad assorbimento intermittente.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.Es ist eines dieser Dinge die mir im Gedächtnis bleiben.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.[ éste es un problema ] [ su impacto: ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.Ez a gondolat valahogy megragadt bennem.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.[ jääkaappia ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.[ 전기, 냉장, 그리고 ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.И одна из этих вещей запала мне в голову.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.Това бе едно от онези неща, който ми се набиха в главата.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.אין גישה לחשמל
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.[ليس لديهم كهرباء]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.スターリングエンジンみたいな
Kaptan Çekiç kafama araba fırlattı.Не волнуйтесь, потому что я...
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veEen sergeant komt op me af met een machinegeweer, zet het tegen mijn hoofd en zegt:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veEgy őrmester jött felém fegyverrel, a fejemnek szegezte és azt mondta:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veEin Feldwebel kommt mit einem Maschinengewehr auf mich zu, setzt es mir an den Kopf und sagt:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veEn officer kommer fram till mig med ett maskingevär, sätter det mot mitt huvud och säger
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı ve병장이 기관총을 가지고 저에게 오더니 제 머리에 겨누고, 말했습니다.
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veSeorang sersan datang kepada saya membawa senapan mesin, menodongkan ke kepala saya dan berkata,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veSeržant s guľometom prišiel ku mne, priložil mi ho k hlave a povedal,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veSierżant przyłożył mi karabin do głowy i powiedział:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veTên trung sĩ chạy ngay đến với một khẩu súng chỉa thẳng vào đầu tôi, và nói,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUm sargento chega ao pé de mim com uma metralhadora, aponta-a à minha cabeça e diz:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUn sargento se me acercó con una ametralladora, la puso en mi cabeza y dijo:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUn sergente si avvicina a me con una mitragliatrice, la punta alla mia testa e dice:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUn sergent s-a apropiat de mine, mi-a pus o armă la cap şi a spus:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUn sergent vient vers moi avec une mitrailleuse,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veΈνας λοχίας με πλησιάζει με ένα πολυβόλο, το βάζει στο κεφάλι μου, και λέει,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veЕдин сержант дойде при мен с картечница, постави я до главата ми и каза:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veСержант подходит ко мне с автоматом, приставляет его к моей голове и говорит:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veסמל בא אלי עם מקלע, מכוון אותו לראש שלי, ואומר,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veتقدم رقيب نحوي حاملاً مسدساً رشاشاً و صوّبه على رأسي و قال:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı ve私の頭に突きつけて 言うのです 「父親の居場所を教えろ さもないと命はない」
Olaganüstü miktarda bilgi dogrudan kafama dolduruluyor gibiydi.Det var som att all vetskap- -trycktes direkt in i mitt huvud.
Olaganüstü miktarda bilgi dogrudan kafama dolduruluyor gibiydi.Det var, som om al viden - - blev ført direkte ind i mit hoved.
Olaganüstü miktarda bilgi dogrudan kafama dolduruluyor gibiydi.Era come se un'incredibile mole di informazioni mi stesse entrando dentro la testa.
Olaganüstü miktarda bilgi dogrudan kafama dolduruluyor gibiydi.Era como se uma enorme quantidade de informação me fosse metida directamente na cabeça.
Olaganüstü miktarda bilgi dogrudan kafama dolduruluyor gibiydi.Fue como si una cantidad enorme de información fuera introducida en mi cabeza.
Olaganüstü miktarda bilgi dogrudan kafama dolduruluyor gibiydi.Jakby mi wtłaczano wprost do głowy niesamowitą ilość informacji.
Olaganüstü miktarda bilgi dogrudan kafama dolduruluyor gibiydi.Tuntui siltä kuin päähäni olisi tungettu valtavasti tietoa.
Olaganüstü miktarda bilgi dogrudan kafama dolduruluyor gibiydi.Ήταν μια φοβερή ποσότητα πληροφοριών η οποία μπήκε στο κεφάλι μου.
Olaganüstü miktarda bilgi dogrudan kafama dolduruluyor gibiydi.Словно огромный объём информации вбивали мне прямо в голову.
O şeyi kafama bu kadar yakın ateşleme.Affyr ikke den der så nær mit hoved Jeg kan dårlig nok høre i forvejen.