Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.물론, 주된 이유는 기후 변화라는 이슈가 그림이 되기 때문입니다.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.Natürlich liegt das hauptsächlich daran, dass der Klimawandel so gute Bilder hat.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.Persze ez főleg azért van így, mert a klímaváltozás olyan látványos.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.Por supuesto, esto es principalmente porque el cambio climático tiene muy buenas fotos,
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.Selvfølgelig er det hovedsagligt, fordi klimaforandringer har så gode billeder.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.Tentunya, karena perubahan iklim memiliki penggambaran yang bagus.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.To je také proto, že klimatická změna má tak dobré obrázky.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.To oczywiście głównie dlatego, że zmiany klimatyczne mają takie dobre filmy.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.А це, звісно, через те, що проблему клімату гарно зображають.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.Разбира се, това е главно защото за климатичната промяна има толкова добри филми.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.Это происходит главным образом потому, что про изменение климата такие картинки красивые.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.וכמובן שהאופן המסורתי התגבש כי שינויי אקלים מצטלמים נהדר.
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.وبالطبع , التي سببها أساساَ أن قضايا مثل الاحتباس الحراري له صور جيدة .
Tabii bunun ana sebebi, iklim değişikliği sorunu ile ilgili kafamızda çok net resimlemeler var.「デイ アフター トゥモロー」という映画もあります
Tamam. O şeyi kafama bu kadar yakın ateşleme.Oк, само не стреляй близо до главата ми.
Tamam. O şeyi kafama bu kadar yakın ateşleme. Zaten sağır oldum.Bine, numai nu trage prea aproape de capul meu, abia aud şi aşa...
Tamam. O şeyi kafama bu kadar yakın ateşleme. Zaten sağır oldum.OK, Nestrieľaj z toho blízko mojej hlavy, aby som počul.
Tamam. O şeyi kafama bu kadar yakın ateşleme. Zaten sağır oldum.Ok, Nestřílej z toho blízko mojí hlavy, aby sem mohl poslouchat.
Tamam, sanırım doğru. Kafamı karıştırdım.I virkeligheden er det ikke sværere, det tager bare lidt længere tid.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.2008년 막바지, 엄청난 재정 붕괴가 벌어졌던 시점에서 이 모든 것이 제 머리속에 나타났었죠.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.All das ging mir durch den Kopf gegen Ende 2008, als natürlich der große finanzielle Crash passierte.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.Allt det här surrade omkring i mitt huvud under slutet av 2008, när den stora finanskraschen hände.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.Mindez forgott a fejemben 2008 vége felé, amikor, persze, megtörtént a nagy pénzügyi összeomlás.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.Na to vše jsem myslela koncem roku 2008, kdy nastala velká finanční krize.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.Ragionavo su tutto questo verso la fine del 2008 quando stava accadendo il grande crac finanziario.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.Toto všetko mi behalo hlavou ku koncu roku 2008, keď samozrejme prišiel veľký finančný kolaps.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.Tudo isto estava a passar-me pela cabeça nos finais de 2008, quando aconteceu o grande colapso financeiro.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.Όλα αυτά περνούσαν από το κεφάλι μου προς τα τέλη του 2008, όταν, βεβαίως, συνέβη το μεγάλο οικονομικό κραχ.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.Всичко това минаваше през главата ми към края на 2008 г., когато, разбира се, се случи големият финансов срив.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.הסיבה שזה מתרחש כה מהר היא בגלל שיתופיות ניידת. אנו חיים היום בעידן של קישוריות
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.كل ذلك كان يمر برأسي في أواخر عام 2008، عندما، بالطبع، وقع حادثة مالية كبيرة.
Tüm bunlar kafamdan 2008'in sonuna doğru, elbette büyük ekonomik kriz olduğunda geçiyordu.考えていたことです そして、ご存じのように、とてつもない金融危機がありました 私が好きなコラムニストに、ニューヨークタイムズのトーマス・フリードマンがいますが
Tüm hayatım boyunca bu soru kafamı kurcaladı.Das wurde zu einer Frage meines Lebens.
Tüm hayatım boyunca bu soru kafamı kurcaladı.Je me suis posé cette question tout le reste de ma vie, et c'est bien ainsi, parce qu'être bon en maths
Tüm hayatım boyunca bu soru kafamı kurcaladı.M-am întrebat asta toată viața.
Umarım hikayeyi anlayabilmişsinizdir çünkü benim kafamı biraz karıştırmıştı. -Doufám, že se lidé zorientují v tomto příběhu, protože mě osobně to velmi znepokojilo.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.And I won't have to season it with vinegar.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.- Jak się nazywasz? - Aura.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.- Kako ti je ime? - Aura.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.Nebude to tady tak hrozné, jak se na první pohled zdá.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.И аз не бих искал да прекарам нощта нацупена.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Cítím Boží lásku, když se trápím a jsem zmatená a cítím, že mě utěšuje a stará se o mě.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Érzem Isten szeretetét, amikor megbántott vagy összezavart vagyok, és vigasztalást érzek, és törődést.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Ich fühle die Liebe Gottes, wenn ich verletzt und durcheinander bin.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Ik voel Gods liefde wanneer ik gekwetst en verward ben, en ik voel me getroost en voor gezorgd.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Je sens l'amour de Dieu quand je suis blessée et perdue, je me sens consolée et protegée.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,"Kyllä, kyllä, tunnen sen aina.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Saya merasakan kasih Tuhan saat sedih dan bingung, saya merasa dihibur dan dijaga.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Sento l'amore di Dio quando sono ferita e confusa, e mi sento consolata e amata.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Simt dragostea lui Dumnezeu când sunt rănită sau confuză, și simt că sunt consolată și că are grijă de mine.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Sinto o amor de Deus quando estou magoada e confusa
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Усещам Божията любов, когато съм наранена и объркана, чувствам се утешена и обгрижена.
Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Я чувствую Божью любовь, когда мне больно и непонятно, и тогда я чувствую себя утешенной и любимой.
Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.Så gik flere ting op for mig.
Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.A potom som si uvedomil pár ďalších vecí.
Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.Dann begannen mir ein paar andere Dinge zu dämmern.
Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.E depois comecei a me dar conta de algumas outras coisas.
Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.E poi ho iniziato ad accorgermi di alcune altre cose.
Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.És kezdtem rájönni néhány dologra.
Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.Iar apoi mi-am dat seama de alte lucruri.