İzninle , işlerini ilk gördüğümden beri çok kafamı kurcalayan bir soru ile başlamak istiyorum.Quisiera empezar con una pregunta que me viene inquietando desde que conocí tu obra.
İzninle , işlerini ilk gördüğümden beri çok kafamı kurcalayan bir soru ile başlamak istiyorum.Szeretném egy kérdéssel kezdeni, ami azóta emészt engem, mióta megismerkedtem a munkáddal.
İzninle , işlerini ilk gördüğümden beri çok kafamı kurcalayan bir soru ile başlamak istiyorum.Vreau să încep cu o întrebare care mă tot macină de cînd m-am familiarizat cu lucrările tale.
İzninle , işlerini ilk gördüğümden beri çok kafamı kurcalayan bir soru ile başlamak istiyorum.Искам да започна с един въпрос, който се върти в главата ми откакто за първи път се запознах с твоята работа.
İzninle , işlerini ilk gördüğümden beri çok kafamı kurcalayan bir soru ile başlamak istiyorum.ואני רוצה להתחיל בשאלה שלא נותנת לי מנוחה מהפעם הראשונה שראיתי את היצירות שלך.
İzninle , işlerini ilk gördüğümden beri çok kafamı kurcalayan bir soru ile başlamak istiyorum.واريد أن أبدا بسؤال مازال يؤرقني منذ ان صار عملك مألوفا لدي
İzninle , işlerini ilk gördüğümden beri çok kafamı kurcalayan bir soru ile başlamak istiyorum.ずっと知りたいと思っていたことを まずうかがいます あなたの作品は いつも複合的な性質があって
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Jamie, das ist ein Rätsel für mich.
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Jamie, dit blijft een raadsel voor me.
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Jamie, ho qualche perplessità.
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Jamie, iată nedumerirea mea.
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Jamie, lo que me intriga es:
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Jamie, tôi có chút thắc mắc.
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Jamie, voilà l'énigme pour moi.
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Jamie, zastanawia mnie...
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Τζάμι, να ποιό είναι το πρόβλημα για μένα
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Джейми, вот загадка для меня.
Jamie, benim kafamı karıştıran bu.Джейми, тук е пъзела за мен.
Japon bir matematikçinin bu konu hakkında söylediği bir şey kafama gerçekten takıldı.일본 수학자 한명이 이 문제에 관련돼서 한 말을 계속해서 생각하고 있지요.
Japon bir matematikçinin bu konu hakkında söylediği bir şey kafama gerçekten takıldı.Tôi thực sự bị ám ảnh bởi cái gì đó một nhà toán học người Nhật Bản đã nói về chủ đề này.
Japon bir matematikçinin bu konu hakkında söylediği bir şey kafama gerçekten takıldı.Я был испуган кое-чем, что один японский математик говорил по этой теме.
Japon bir matematikçinin bu konu hakkında söylediği bir şey kafama gerçekten takıldı.יש משהו שממש רודף אותי שמתמטיקאי יפני אמר על הנושא הזה.
Japon bir matematikçinin bu konu hakkında söylediği bir şey kafama gerçekten takıldı.بدأت أصبح مهووساٌ بشيء قاله أحد الرياضيين اليابانيين الذي تحدث عن هذا الامر ..
Japon bir matematikçinin bu konu hakkında söylediği bir şey kafama gerçekten takıldı.私の頭から離れません 戦争の直後のことでした
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilAucune noix de coco n'est tombée sur ma tête. J'ai eu cette idée.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilBukan karena kepala saya tertimpa kelapa, lalu saya mendapat ide ini.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilHet idee kwam niet doordat er een kokosnoot op mijn hoofd is gevallen.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değil코코넛이 머리로 떨어져서 아이디어가 떠오른게 아닙니다.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilMir ist keine Kokosnuss auf den Kopf gefallen, und ich hatte diese Idee.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNem mintha a fejemre esett volna egy kókuszdió, és attól eszembe ötlött ez.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNie wpadłem na ten pomysł przypadkiem, przez spadającego kokosa.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNo es que me cayera un coco en la cabeza, y se me ocurriera esta idea.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNon è che mi sia caduta in testa una noce di cocco e mi è venuta questa idea.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilNu din cauză că mi-a căzut o nucă de cocos în cap şi mi-a venit această idee.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilΔεν φταίει μια καρύδα που έπεσε στο κεφάλι μου που με έκανε να σκεφτώ μια ιδέα.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilНе то, чтобы мне на голову упал кокос и меня озарило.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilНе че ми е паднал кокосов орех на главата и ми е хрумнала тази идея.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilזה לא שאגוז קוקוס נפל לי על הראש, ופתאום בא לי הרעיון הזה.
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.Det var aldrig frågan om huruvida jag skulle göra något, det var frågan om när.
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilجوز الهند هذا لم يسقط من تلقاء نفسه ولقد خطرت ببالي فكرة
kafama bir hindistan cevizi düştü de aklıma bu fikir geldi değilひらめいたのさ
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ 1.6 milliards de personnes ] [ n'ont pas accès à l'électricité ] [ à la réfrigeration ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ har 1,6 milliarder mennesker ] [ ikke adgang til elektricitet ] [ køling ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ nemá prístup k elektrine, ] [ chladeniu ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[Refrigeração barata que não use eletricidade... [...propano, gasolina, petróleo ou consumíveis.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ tidak memiliki akses listrik ] [ pendinginan ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu. Bu daha çok Stirling Motoruna benziyordu:[ не мають електроенергії ] [ холодильників ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.Byla to jedna z věcí, co se mi vryla do paměti.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.E la storia della refrigerazione ad assorbimento intermittente.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.Es ist eines dieser Dinge die mir im Gedächtnis bleiben.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.[ éste es un problema ] [ su impacto: ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.Ez a gondolat valahogy megragadt bennem.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.[ jääkaappia ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.[ 전기, 냉장, 그리고 ]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.И одна из этих вещей запала мне в голову.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.Това бе едно от онези неща, който ми се набиха в главата.
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.אין גישה לחשמל
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.[ليس لديهم كهرباء]
Kafama kazınan şeylerden biriydi bu.スターリングエンジンみたいな
Kafam çok karıştı!Aku bingung!