Bu yüzden 4-5 yıl sonrasında kafamdan çıkarmaya mecbur kaldım.Więc po 4-5 latach po prostu musiałem się tego pozbyć z mojej głowy.
Bu yüzden 4-5 yıl sonrasında kafamdan çıkarmaya mecbur kaldım.И только после 4-5 лет я решил все это вынуть из головы.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Így szokott voltam az ő állandó siker, hogy a nagyon lehetőségét a nem kellett többé lép a fejem.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.그래서 그의 불변 성공했다 익숙한 그의의 매우 가능성 실패는 내 머리에 입력 정지했다.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Niin tottunut olin hänen muuttumaton menestys, että hyvin hänen mahdollisesta ei ole ollut enää tulla päähäni.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Tak jsem byl zvyklý na jeho úspěchu neměnná, že právě možnost jeho tím přestal vstoupit do mé hlavy.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Tak som bol zvyknutý na jeho úspechu nemenná, že práve možnosť jeho tým prestal vstúpiť do mojej hlavy.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Tan acostumbrado estaba yo a su éxito invariable que la posibilidad de su no había dejado entrar en mi cabeza.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Так же я привык к его неизменным успехом, что сама возможность его отсутствии перестала входить в мою голову.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Так само я звик до його незмінним успіхом, що сама можливість його відсутності перестала входити в мою голову.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.רגילים אז הייתי להצלחה קבועה שלו כי עצם האפשרות של שלו אי חדל להיכנס לתוך הראש שלי.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.اعتاد ذلك كان لي أن نجاحه الثوابت ان احتمال جدا له وكان فشلها يتوقف على الدخول في رأسي.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.失敗は私の頭に入るに消滅していた。 それはドアが開いた前に4時近かった、と飲酒に見える新郎、悪い
- Býrak, býrak. Kafamdaki düţecek.Σε έφερε από εκεί εδώ;
Chris Anderson: Jamie, benim kafamı karıştıran bu.크리스 앤더슨: 제이미, 질문이 있는데요.
Chris Anderson: Jamie, benim kafamı karıştıran bu.כריס אנדרסון: ג'ימי, הנה שאלה שמבלבלת אותי.
Chris Anderson: Jamie, benim kafamı karıştıran bu.كريس أندرسون: جايمي، إليك ما يحيرني.
Chris Anderson: Jamie, benim kafamı karıştıran bu.今の時代 100人の子供が
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Als Junge grübelte ich über viele Sachen.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Ako chlapec som si lámal hlavu nad množstvom vecí.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Als kind vroeg ik me vele dingen af.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Costumava andar intrigado com uma série de coisas quando era rapaz.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Da ragazzo mi scervellavo su tante cose.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.De niño solía darle vueltas en la cabeza a un montón de cosas.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Jako chłopiec rozmyślałem nad wieloma rzeczami.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Jako malý kluk jsem řešil spoustu hádanek.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.J'avais l'habitude de réfléchir à beaucoup de choses quand j'étais petit.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Jeg plejede at fundere meget som dreng.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Khi tôi con nhỏ, tôi đã từng thắc mắc về rất nhiều điều.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.저는 어렸을 적 많은 생각을 했습니다.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Mă întrebam tot felul de lucruri când eram copil.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı. Örneğin, bir köpek olmak nasıl bir şeydi?Когда я был маленьким, я задумывался о многом: например, каково это, быть собакой?
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Sewaktu kecil banyak hal yang kita ingin tahu.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Sok dolog foglalkoztatott gyerekkoromban.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Vi ska fokusera på frågor som du inte kan lära dig svaren till, eftersom vi inte känner till dem.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Συνήθιζα να σπαζοκεφαλιάζω για πολλά πράγματα ως παιδί.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Аз се учудвах за много неща, като момче.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.Я замислювався над багатьма речима, коли був малим.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.אני נהגתי לתהות על דברים רבים כילד.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.كنت أحتار من الكثير من الأمور كصبي.
Çocukken kafamı karıştıran çok şey vardı.例えば 自分が犬だったら
Çok karıştı kafam Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıΕίμαι τόσο μπερδεμένος αυτό είναι κάτι πολύ περισσότερο από ό, τι μπορώ να καταλάβω έξω είναι όλα τοποθετημένα
Çok karıştı kafam Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıЯ так растерялся это гораздо больше, чем я могу понять из это все устроено
Çok karıştı kafam Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıЯ так розгубився це набагато більше, ніж я можу зрозуміти з це все влаштовано
Çok karıştı kafamJag är så förvirrad
Çok karıştı kafamJeg er så forvirret
Çok karıştı kafam전 혼란 스러워요
Çok karıştı kafamאני כל כך מבולבל
Çok karıştı kafamأنا ذلك الخلط
Çok karıştı kafamこれは、私が把握することができますよりもはるかに多くである 外に
Çünkü bir yandan asıl karekökünü aldığımızda,eşitsizliklerle kafamız karışabilir. -Bo inaczej kiedy weźmiemy pierwiastek kwadratowy możemy mieć chaos w nierównościach.
Çünkü bir yandan asıl karekökünü aldığımızda,eşitsizliklerle kafamız karışabilir. -단순히 제곱근을 구한다면 부등식이 정신 없어질 것입니다
Çünkü bir yandan asıl karekökünü aldığımızda,eşitsizliklerle kafamız karışabilir. -Porque de lo contrario, cuando tomamos la raíz cuadrada principal, Podemos meternos con la desigualdad.
Çünkü bir yandan asıl karekökünü aldığımızda,eşitsizliklerle kafamız karışabilir. -Porquê de outra forma, quando você pegar a raiz quadrada principal, você pode se atrapalhar na inequação!
Çünkü bir yandan asıl karekökünü aldığımızda,eşitsizliklerle kafamız karışabilir. -Protože v opačném případě bychom museli řešit znaménka.
Çünkü bir yandan asıl karekökünü aldığımızda,eşitsizliklerle kafamız karışabilir. -Защото при обикновен корен квадратен може да обърнем знака на неравенството
Çünkü bu ben Avrupa tarihini öğrendiğimde en çok kafamı karıştıran şeydi.왜냐하면 이게 내가 처음으로 유럽사를 배울 때에 가장 혼란스러웠던 것이기 때문이죠
Çünkü bu ben Avrupa tarihini öğrendiğimde en çok kafamı karıştıran şeydi.Omdat dit, toen ik zelf werd onderwezen in Europese geschiedenis, het meest verwarrende deel vond.
Çünkü bu ben Avrupa tarihini öğrendiğimde en çok kafamı karıştıran şeydi.Porquê isso é algo que, pelo menos quando eu aprendi História Européia, eu achei mais confusa.
Çünkü bu ben Avrupa tarihini öğrendiğimde en çok kafamı karıştıran şeydi.Protože tohle bylo pro mě nejvíc matoucí, když jsem se poprvé učil Evropskou historii.