Bu kafamı deforme etmeni haklı mı kılıyor?И из-за этого тебе можно уродовать мою голову?!
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -Dzięki temu unikamy bałaganu w nierówności lub coś takiego.
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -Esto nos evita tener que meterse con nada en el la desigualdad ni nada de eso.
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -Isso nos evita de nos embaralharmos com alguma coisa da inequação ou algo assim...
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -부등식이 복잡해지는 것을 막을 수 있습니다
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -Takže se nemusíme starat o žádná znaménka nebo tak něco.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.Deze metafoor in mijn hoofd -- ik heb anagnorisis en peripetie op mijn kin.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.E questa metafora nella mia testa, ho l'anagnorisis e la peripeteia sul mio mento.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.És ott ez a metafora a fejemben - anagnorízis meg peripeteia lóg az államról.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.Et cette métaphore dans ma tête... j'ai anagnorisis et peripeteia sur le menton.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.이런 비유가 제 머릿속에 맴돌았고- 제 턱에는 아나그노리스스와 페리페티아가 달랑거리고 있었어요.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.Och den där metaforen i mitt huvud -- jag har anagnorisis och peripetia på min haka.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.Şi metafora asta din capul meu -- am anagnorisis şi peripeteia pe bărbie.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.Tôi nghĩ về phép ẩn dụ này. Tôi đang có anagnorisis và peripetia ở trước cằm.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.Und diese Metapher in meinem Kopf war - Ich habe Anagnorisis und Peripeteia an meinem Kinn.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.Y con esta metáfora en mi cabeza... tengo anagnórisis y peripecia en mi barbilla.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.Z myślą o tej metaforze mam na brodzie anagnorisis i peripetię.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.Και αυτή η μεταφορά στο μυαλό μου -- έχω αναγνώριση και περιπέτεια στο σαγόνι μου.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.А тази метафора в главата ми... имах анагноризис и перипетия на брадата си.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.И эта метафора в моей голове - перепития и развязка свисают у меня с подбородка.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.והמטפורה הזאת בראשי - יש לי "אנגנוריסיס" ו"פריפיטיה" על הסנטר.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.وهذا التشبيه في رأسي -- حصلت anagnorisis وperipetia على ذقني.
Bu metafor kafamda -- anagnorisis ve peripeteia çenemde.私は「発見」と「どんでん返し」をあごにつけていた (笑)
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir."Ik snap niets van het ene, ik snap niets van het andere.", dan komen we in de problemen.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir.나는 이런 것에 관해서도 아무것도 이해할 수 없어" 라고 말하는 것을 근사하다고 생각한다면, 우리에겐 문제가 있는 것입니다.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir."Nie rozumiem zupełnie tego drugiego"... znajdziemy się w tarapatach. Na TED nikt tak nie uważa.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir."No entiendo nada de esto, no entiendo nada de aquello", entonces tendremos problemas.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir."non capisco niente di questo, non capisco niente di quello", allora avremo dei problemi.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir." Nu înțeleg nimic despre asta, Nu înțeleg nimic despre cealaltă " atunci vom avea probleme.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir."Tôi không hiểu gì về cái này, tôi không hiểu gì về cái đó," thì chúng ta sẽ gặp vấn đề đấy.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir.Нищо не разбирам от онова." Тогава ще имаме проблеми.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir."Я ничего не понимаю в одном, я ничего не понимаю в другом", то у нас могут быть большие проблемы.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir."אני לא מבין את התחום הזה, אני לא מבין כלום לגבי התחום האחר," אז אנו עומדים להתקל בבעיות.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir." أنا لا أفهم أي شئ حول هذا الشئ، أنا لا أفهم أي شئ حول الشئ الآخر." عندئذ ستكون لدينا مشاكل.
"Buna kafam basmıyor, bundan da bir şey anlamıyorum." bazı sorunlarla karşı karşıyayız demektir.「あちらの領域は何もわからない」 やがて厄介な事になります TEDにはそんな考えの人はいないはずです
Buna sayi cizgisi denir. Aslinda, benim kafamda yaptigim islem de bunun gibi,Myslím, že takto to dělám i ve své hlavě.
Buna sayi cizgisi denir. Aslinda, benim kafamda yaptigim islem de bunun gibi,Se numeşte Linia Numerelor.
Bunda ne vardı? Neden? Tüm hayatım boyunca bu soru kafamı kurcaladı.Foi uma incógnita, ao longo da minha vida mas, tudo bem, porque ser bom em Matemática
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.A ce moment-là, nous étions complètement perdus.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.A questo punto eravamo davvero confusi.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.Aşa că acum eram chiar confuzi.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.Así que ahora estábamos realmente confundidos.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı. Çünkü, kertenkelenin havada süzülebildiğine dair bir kayıt yok.Chúng tôi thật sự bối rối, vì không đâu ghi lại con thạch sùng biết lướt nào cả.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı. Çünkü, kertenkelenin havada süzülebildiğine dair bir kayıt yok.Så nu var vi virkelig forvirrede, for der er ingen rapporter om at den kan svæve.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı. Çünkü, kertenkelenin havada süzülebildiğine dair bir kayıt yok.To nas zdezorientowało, bo nic nie wiadomo o takim szybowaniu.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.Dus nu waren we echt in de war.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.Jetzt waren wir wirklich verwirrt.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.이제는 정말로 혼란스웠습니다.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.Сега, бяхме наистина объркани.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.Теперь-то мы действительно запутались.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.עכשיו היינו לגמרי מבולבלים.
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.الآن أصبحنا حائرين تماما
Bu noktada gerçekten kafamız karışmıştı.ヤモリの滑降の報告はないからです
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Ale fascinuje ma toto - tieto malé komíny, len tak si dymiace.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Ich krieg mich nicht wieder ein - wie hier diese kleinen Schornsteine die Gegend vollqualmen.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Ik vind het echt geweldig dat je van die kleine rokende schoorsteentjes hebt.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Je ne peux pas croire- qu'il y ait ces petites cheminées qui fument.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.아 이건 그냥 지나칠수가 없네요. 연기를 내뿜고 있는 작은 굴뚝이 보입니다.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Naprosto mě dostává -- že tady máme posazené tyto malé komíny, jak si pokuřují.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Nem lehet csak úgy elmenni mellettük -- itt vannak ezek a kis kémények és füstölögnek.