kafalarına ile cümle

kafalarına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ben bu fikri öğrencilerin kafalarına işlemek niyetindeyim.I intend to hammer this idea into the student's heads.
Koşucular suyu kafalarına döktü.The runners poured water over their heads.
Hastalar kafalarına takılan her türlü soruyu görevliye sormalıdır.All contestants will answer the same set of questions in writing.
Yeniçeriler kafalarına "börk" adı verilen şapkalar takmışlardır.Dave's parents provide T-shirts with the name "Cutters" on them.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.I think basically it's like these guys in India with headsets, you know, listening in.
Ya da kafalarına yıldırım düşsün!Better yet, they should get hit by lightning!
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.They got the heads of men and the body of very powerful beasts.
Ve daha sonra kafalarına odaklanıyoruz.And then we focus on their heads.
Sonra yine eski kafalarına döndürüldüler: "Sen de bilirsin ki bunlar konuşmazlar," dediler.Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Sonra, yine kendi kafalarına döndürüldüler: "Vallahi, sen de bilirsin ki, bunlar konuşamazlar."Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Sonra tekrar eski kafalarına döndüler: "Bunların konuşamadığını sen gayet iyi bilirsin!"Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular.And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
Yasalarda yazanlar, insanların kafalarına göre hareket etmelerine engel olamıyor.Lo que está escrito en las leyes no puede impedir que el pueblo actúe según su voluntad.
Bu yöredeki insanlar kafalarına siyah bir sarık sararlarmış.Intendanten dragen op hun hoofd een steek met zwarte veren.
Bu yöredeki insanlar kafalarına siyah bir sarık sararlarmış.Przedstawiciele tej rodziny ryją głową nory w podłożu.
Bu yöredeki insanlar kafalarına siyah bir sarık sararlarmış.Раптово хтось з них кидає йому на голову брудну ганчірку.
Yeniçeriler kafalarına "börk" adı verilen şapkalar takmışlardır.Starší ženy nosily na hlavách tzv. pleny.
Ben bu fikri öğrencilerin kafalarına işlemek niyetindeyim.Intenționez să cultiv această idee în mintea studenților.
Kafalarına torba geçiriyorlar askerlerin, gık demiyoruz.Skærfet bæres inden for civile og uden på militære jakker.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.Au cap de barbat si trup de fiare foarte puternice.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.Hanno la testa d'uomo e il corpo di bestie molto potenti.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.Mají lidské hlavy a těla mohutných zvířat.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.Majú ľudskú hlavu a telo silných zvierat.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.Sie haben die Köpfe von Menschen und die Körper sehr mächtiger Tiere.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.Tienen cabezas de hombres y el cuerpo de bestias muy poderosas.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.Ze kreeg de hoofden van mensen en het lichaam van zeer krachtige beesten.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.Вони мають людські голови та тіла сильних звірів.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.У них голова человека и туловище очень сильного зверя
İnsanların kafalarına yerleştiriyorsunuz ve sağırlar işitmeye başlıyor.사람 머리속에 넣으면 귀머거리도 듣는거죠.
İnsanların kafalarına yerleştiriyorsunuz ve sağırlar işitmeye başlıyor.שנכנסות לתוך ראשיהם של אנשים ומאפשרות לחרשים לשוב ולשמוע.
İnsanların kafalarına yerleştiriyorsunuz ve sağırlar işitmeye başlıyor.التى تدخل فى دماغ الناس وتسمح للشخص أن يبدأ فى السمع .
İnsanların kafalarına yerleştiriyorsunuz ve sağırlar işitmeye başlıyor.まだ我々と同じように聞く事はできませんが
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Accidente, accidente la naştere, accidente cu lucruri care cad în capetele oamenilor, boli etc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Accidents, accidents de naissance, accidents d'objets qui tombent sur la tête des gens, maladies, etc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Acidentes, acidentes de nascimento, coisas que caem nas cabeças das pessoas, doenças, etc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Balesetek, véletlen születések, véletlenül az emberek fejére zuhanó tárgyak, betegségek, stb.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.-där alla rankas. De bra i toppen, de dåliga på botten. Och att det görs korrekt, det är omöjligt.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Incidenti, casualità di nascita, casualità degli eventi che accadono alle persone, malattie, ecc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.돌발적 사고, 의도치 않은 출생, 갑자기 무언가 머리 위에 떨어지는 사고, 질병 등
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Náhody, náhody při narození, náhody, kdy vám něco spadne na hlavu, nemoce, atd.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Nehody, neplánované pôrody, veci padajúce ľuďom na hlavu, choroby, atď.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Nesreče, nesreče pri rojstvu, stvari, ki po nesreči padejo ljudem na glavo, bolezni, itd.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Ongelukken, hoe je geboren wordt, er kan zomaar iets op iemands hoofd vallen, ziekte, wat dan ook.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Onnettomuuksia, onnettomuuksia syntymässä, vahingossa päähän putoavia esineitä, sairauksia jne.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Tai nạn, tai biến khi sinh, bị cục gạch rớt lên đầu, bệnh tật, vv.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Unfälle, Unfälle bei der Geburt, Unfälle, bei denen Menschen Dinge auf den Kopf fallen, Krankheiten, etc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Wypadki, przypadek narodzin, przypadek, że coś komuś spadnie na głowę, zachoruje, itp.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Ατυχήματα, ατυχήματα στην κύηση, ή αν πέσει κάτι στο κεφάλι σου, αρρώστιες, κλπ.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Аварии, родовые травмы, несчастные случаи, болезни и так далее.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Випадковості, випадковості народження, випадковості предметів, падаючих на голову, хвороб тощо.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Злополуки, инциденти при раждането, нещастни случаи на падащи предмети върху главите на хората, болести и др.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.תאונות, תאונות לידה, תאונות של דברים שנופלים על הראשים של אנשים, מחלות וכו'.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.الحوادث،حوادث الولادة، حوادث وقوع الاشياء على رؤوس الناس ، الامراض , الخ.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.頭の上に物が落ちてくるような事故 病気 等 それらに評価はつけられません
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Credo che praticamente ci siano questi ragazzi in India con le cuffiette ed il microfono, che ascoltano.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Cred practic ca seamana cu acei tipi din India cu casti, ii stiti, care asculta.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Creo que básicamente hay gente en India con audífonos, escuchando.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Domyślam się, że transkrypcję wiadomości głosowych robią pracownicy w Indiach.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Im Grunde genommen sind es wahrscheinlich diese Typen aus Indien mit Headsets, die rein hören.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Je crois que c'est comme ces personnes en Inde, équipées de casque, et qui écoutent.

İlgili Sayfalar