Bu sizi kaderiniz.Είναι δική σας τύχη.
Bu sizi kaderiniz.Това е нашата съдба.
Bu tablonun kaderinde depoyu boylamak varmış, niçin depoya kaldırıldığını sanırım hepimiz görebiliyoruz. . .A Liberdade move-se diretamente para o nosso espaço guiando o povo em frente.
Bu tablonun kaderinde depoyu boylamak varmış, niçin depoya kaldırıldığını sanırım hepimiz görebiliyoruz. . .Możesz zobaczyć dlaczego ten obraz został przeznaczony na ukrycie.
Bu tablonun kaderinde depoyu boylamak varmış, niçin depoya kaldırıldığını sanırım hepimiz görebiliyoruz. . .Puedes ver porqué este lienzo terminó esencialmente el el deposito de pinturas.
Bu tablonun kaderinde depoyu boylamak varmış, niçin depoya kaldırıldığını sanırım hepimiz görebiliyoruz. . .Teď už chápete, proč musel být tento obraz uklizen do skladu.
Bu tablonun kaderinde depoyu boylamak varmış, niçin depoya kaldırıldığını sanırım hepimiz görebiliyoruz. . .Тепер ви розумієте, чому ця картина врешті відправилась на склад.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.A všechna ta díla, jistým způsobem, vypráví o štěstí, osudu nebo náhodě.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.E todas estas obras, de alguma maneira, falam sobre a sorte ou destino ou acaso.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Et toutes ces œuvres, d'une certaine manière, parlent de la chance ou du destin ou du hasard.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.어떻게 말하자면, 이 모든 작품들이 행운, 운명 혹은 기회에 대해 이야기하는 것이에요.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Mindegyik mű valamilyen módon a szerencséről vagy sorsról vagy véletlenről beszél.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Op een bepaalde manier spreken al deze werken over geluk, het lot of toeval.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Toate aceste lucrări, într-un fel, vorbesc despre noroc sau destin sau şansă.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Todas estas obras, de alguna manera, hablan de la suerte, del destino o de la casualidad.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Tutte queste opere, in qualche modo, parlano della fortuna, del destino o del caso.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Und alle diese Arbeiten, auf ihre Weise, symbolisieren Glück oder Schicksal oder Chancen.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Và tất cả những tác phẩm đó, cách này hay cách khác, chúng nói về may mắn hay số phận hay cơ hội.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Všetky tieto práce nejakým spôsobom hovoria o šťastí, osude, alebo šanci.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Wszystkie te dzieła w taki lub inny sposób mówią o szczęściu, przeznaczeniu lub przypadku.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Και όλα αυτά τα έργα, κατά κάποιον τρόπο, μιλούν για την τύχη ή τη μοίρα ή την πιθανότητα.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.Все эти работы в какой-то мере говорят об удаче, судьбе, случае.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.И всички тези творби, по някакъв начин, говорят за късмет или съдба, или шанс.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.וכל היצירות האלה, במובן כלשהו, מדברות על מזל או גורל או מקריות.
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.وكانت اللوحات كلها تدور حول الحظ أو القدر أو الفرصة
Bütün bu çalışmalar bir şekilde... ...şans, kader veya tesadüfle ilgili.幸運や運命や偶然について表現しています 最初の2つはジャンボ宝くじ当選者の
Bütün insanların eşit yaratıldığı, ve kaderlerini belirlemek için özgürlüğü hakettikleri inancından güç aldık.모든 사람은 평등하게 창조되었고, 그들의 운명을 결정할 자유를 당연히 가진다는 믿음입니다.
Bütün insanların eşit yaratıldığı, ve kaderlerini belirlemek için özgürlüğü hakettikleri inancından güç aldık.la creencia de que todos han sido creados iguales y que merecen la libertad para determinar su destino.
Bütün insanların eşit yaratıldığı, ve kaderlerini belirlemek için özgürlüğü hakettikleri inancından güç aldık.この理想は、いまだに私たちを導き続けています。
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.A döntések, amiket ebben az évben hoznak, gyakorlatilag meghatározzák a vidék sorsát.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.As decisões que serão tomadas neste ano irão literalmente determinar o destino desta terra.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Beslissingen die gemaakt worden dit jaar zullen letterlijk het lot van het land bepalen.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Beslutning, der bliver truffet i dette år, vil bogstaveligt bestemme dette lands skæbne.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Beslut som kommer att tas i år kommer bokstavligen att avgöra landets öde
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Deciziile ce se vor lua anul acesta vor determina soarta acestei țări.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Decyzje, które zapadną w tym roku rozstrzygną los tego rejonu.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Keputusan yang akan dibuat tahun ini akan sungguh menentukan nasib dari wilayah ini.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.올해에 내려질 결정이 말 그대로 이 땅의 운명을 결정할 것입니다.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Las decisiones que se tomarán este año, literalmente, determinarán el destino de este país.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Le decisioni che saranno prese quest'anno determineranno letteralmente il destino di questa regione.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Les décisions qui seront prises cette année vont littéralement décider du destin de ce pays.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Những quyết định sẽ được thông qua năm nay sẽ thật sự xác định số phận của đất nước này.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Οι αποφάσεις που θα ληφθούν αυτή τη χρονιά θα καθορίσουν κυριολεκτικά τη μοίρα αυτής της χώρας.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Решения, които ще бъдат взети тази година, ще определят буквално съдбата на тази страна.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Решения, которые будут приняты в этом году, без преувеличения определят участь этой страны.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Рішення, яке приймуть у цьому році, визначить долю цієї землі.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.ההחלטות שתתקבלנה השנה יקבעו, פשוטו כמשמעו, את גורל הארץ הזו.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.و القررات التي سوف تصدر هذا العام سوف تحدد " حرفياً " مصير هذا البلد.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.この土地の運命が決まります タールタンの人々は
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.알렉산더 대왕이 자신의 운명을 점치기위해 찾아간 곳이라는 겁니다
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.Александър Велики, когато искал да научи какво му е подготвила съдбата.
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.אליו אלכסנדר הגדול הגיע כדי לדעת מה ייעודו.
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.الذي ذهب إليه إلكساندر الأعظم عندما أراد معرفة مصيره الذي كان ينتظره.
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.大王は、将来の自分の運命を知りたかったのです 伝説によると、彼はこの砂漠を歩きました
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderleEmiatt állandó félelemben éltem, hogy identitásomra fény derül, és balszerencsémre visszatoloncolnak
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderle그래서 저는 제 신원이 노출되어서 북한으로 다시 추방되어 끔찍한 운명을 겪게 될지도 모른다는
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderleЯ жила в постоянном страхе того, что станет известно, кто я на самом деле, и меня отправят обратно к ужасам
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderleכך שחייתי בפחד מתמיד שמא זהותי תיחשף, ויחזירו אותי למולדתי, לגורל נורא
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderleلذا كنت أعيش في خوف مستمر من أن يتم الكشف عن هويتي فيتم ترحيلي لأواجه مصيراً مروّعاً
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderle自分の身元が明らかになると 北朝鮮に送還されて恐ろしい運命が 待っているのでした