Ana içeriğe geç
Sözlük

kadem ile cümle

kadem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilinen oksidasyon kademeleri +2, +3, ve +4'tür.Os seus estados de oxidação mais comuns são +2, +3 e +4.
3. kademede ise Beşiktaş ile eşleştiler.Ele foi nocauteado no terceiro round com um soco rodado.
Bu temizlik yedi kademede gerçekleşir.Acontece o derramamento das Sete Taças.
Bunun ardından İngilizler kademeli olarak geri çekilmeye başladılar.Diante disto os ingleses bateram em retirada.
Görev yapan emniyet müdürlerinin bir bölümü daha önce teşkilatın alt kademelerinde görev yapmıştır.Seu cartório de registro civil, porém, continua em operação com os limites da divisão anterior.
Eritre'de beş kademeli eğitim vardır: ana okulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite.Existem cinco níveis de educação na Eritreia, pré-primária, primária, média, secundária e terciária.
Çok kademeli roketler çok daha karmaşıktır.As Rockets são muito ágeis.
Ay Modülü 2 kademeden oluşuyordu.A rodovia é constituída por dois trechos descontínuos.
Bruegel'in manzara çizimleri dizisi, bu formülün kademeli olarak terk edilişini gösterir.A sequência de paisagens nos seus desenhos e pinturas mostra o abandono gradual dessa fórmula por Bruegel.
Komuta kademesinde de sorunlar had safhadaydı.Além disso, havia problemas no comando central.
Bulunduğu rütbeden bir üst kademeye geçmelerindeki süre 3’yıldır.A partir de agora, temos três anos para descobrir qual é o modelo ideal.
Semptomlar genelde kademeli başlar.Todos esses sintomas normalmente pioram.
Kupada ise Denizlispor'a 3. kademede elendi.Lee sobreviveu ao naufrágio no Bote 13.
Bu kademelerin başlıcaları: Proje taşkını ve bölgenin karakteristikleri belirlenir.A combinação destas duas componentes explica como a rede aérea é projectada e caracterizada.
Onun için bu kademede nefis henüz arınmadığı için kötülüğü emreder.De tekst luidt: VOORWAAR IST HUYS VERGEEFS GEBOUT ALS GODT DEN HEER NIET ONDERHOUT.
Salt tasarım kademe kademe geliştirilmiş veya ( belli bir bakış açısına bağlı olarak)darmadağındır.Bekering is het overgaan of doen overgaan tot een (andere) godsdienst.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptaties komen in de vorm van geleidelijke verandering van bestaande structuren.
3. kademede ise Beşiktaş ile eşleştiler.Op de derde roede zat een tamme lokduif.
Yönetim kademesinin Hamburg'da bulunmasına rağmen şirketin merkezi Rostock Alman kenti yer alır.Het hoofdkantoor staat in Rostock, maar het bestuur is gevestigd in Hamburg.
Yapım çalışmaları kademe kademe sürdürülmüş, en son 101 evler yapılarak 1966 yılında sonuçlandırılmıştır.Vanwege de bouwvallige staat werden ook de laatste woningen in 1961 afgebroken.
Mola ana planlamaları yapan kişiydi ve komuta kademesindeki ikinci kişiydi.Mola was de leider van de organisatie, maar officieel de tweede in rang.
Sosyalist Parti'nin çeşitli yönetim kademelerinde yer aldı.In aantal zetels eindigde Socialistische Partij gelijk.
Bilinen oksidasyon kademeleri +2, +3, ve +4'tür.Bekende oxidatietoestanden van palladium zijn +2, +3 en +4.
Çeşitli kademelerde öğretmenlik ve okul müdürlüğü yaptım.Beroepshalve was hij leraar en docent aan verschillende scholen.
1980 yılından itibaren İçişleri Bakanlığı'nda çeşitli kademelerde görev almıştır.Sinds 1980 werkt ze onder meer op verschillende posten van het Chinese Ministerie van Buitenlandse zaken.
Kademeli benzin enjeksiyonu.Via besmette injectienaalden.
Roket, iki kademeli olacaktı.De sluis telde twee kolken.
İlköğretim 1. ve 2. kademe 1'er şube ayrıca anasınıfı vardır.Huisnummers 1 & 3 samen met één voordeur.
Bu 3 kademe 2 tür roket motorundan teşkil edilmiştir.De Dragon 2 heeft twee typen raketmotoren.
Ancak alt kademelerdeki tecrübe eksikliği büyük kayıplara yol açtı.Gebrek aan gevechtservaring leidde tot enkele grote verliezen.
Hareketin pek çok üyesi, yeni yönetimde üst kademelerde görev aldı.Veel militairen kregen een hoge rang in de nieuwe regering.
En üst kademede asıl tapınak bulunur.In Wijnandsrade ligt hun voornaamste klooster.
Zorunlu reasürans devri, 1990'lardan sonra kademeli olarak kaldırıldı ve 31 Aralık 2001'de tümüyle son buldu.Negen jaar later werd de groep nieuw leven ingeblazen, maar op 31 december 1961 definitief ontbonden.
Askeri komuta kademesi ayaklanmalara derhal ve şiddetle cevap verir.Het leger werd opgedeeld tussen verschillende commandanten om de opstand snel en doeltreffend neer te slaan.
En uzun uçuş, hemen hemen birinci kademenin ayrılmasına kadar, 107 saniye sürdü.Najdłuższy lot trwał zaledwie 107 sekund.
Kademeli benzin enjeksiyonu.Kłamstwa na temat benzyny bezołowiowej.
Alman üst kademe komutanları kademesinde de önemli değişiklikler olmuştur.Dobre stosunki z Niemcami pogorszyły się, kiedy zmienił się komendant Połocka.
FIFA sıralamasındaki en yüksek kademeye (57.)Najwyższe miejsce w rankingu FIFA (43.)
Türk Deniz Kuvvetleri'nde çeşitli kademelerde görev yaptı.Służył na różnych szczeblach tureckiej marynarki wojennej.
Üçüncü kademenin motorları, ikinci kademe altında bağlıyken ateşlendi.Silnik trzeciego członu uruchomił się pomimo tego, że pod nim znajdował się nadal człon drugi.
Muhtemelen daha uzun birinci ve ikinci kademe motorlarına sahiptir.Mogą na nim zawracać pojazdy jedno i dwukierunkowe.
Nüfusu az olduğu için ikinci kademe Değirmenli kasabasına taşımalı gitmektedir.Z niedostatku pożywienia wrona musi lecieć do pobliskiego miasta.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptacje powstają poprzez stopniowe modyfikacje istniejących struktur.
"TSK'da komuta kademesi belli oldu".Wiedziałem, że w KGB była założona sprawa na mnie.
İlköğretim I. kademe öğrencileri 1 öğretmen ile eğitim görmektedir.Załóżmy, że pierwszy uczeń otrzymał sprawdzian o numerze i.
Ayrıca UNESCO ve BM'nin çeşitli kademelerinde görev yapmıştır.Współpracowała także z UNESCO i WMO.
Aralık 1941'den itibaren nüfüs kademeli olarak azaldı.Od grudnia 1941 ich napływ stopniowo malał.
Pleblerin siyasal hakları bulunmaz, devletin yüksek kademelerinde görev alamazdı.Niewierni byli obywatelami drugiej kategorii i nie mogli zajmować wysokich pozycji państwowych.
Neticesinde birçok üst kademe lig takımının transfer listesine girmeyi başardı.Udało mu się trafić na szczyt wielu list przebojów w Korei.
Bu belirtliler kademeli olarak ilerler.Powyższe objawy ustępują samoistnie.
Komuta kademesinde de sorunlar had safhadaydı.Jego dowództwo stacjonowało też w Sopoćkiniach.
Bütün bunların sonucunda deniz yoluyla ikmal kademe kademe terk edildi.Po dwóch dniach resztki desantu zostały ewakuowane drogą morską.
Birkaç dakika içinde kademeli olarak ortaya çıkar ve genellikle 60 dakikadan daha kısa sürer.Dessa uppträder successivt under ett antal minuter och pågår vanligtvis i mindre än 60 minuter.
Salt tasarım kademe kademe geliştirilmiş veya ( belli bir bakış açısına bağlı olarak)darmadağındır.Ha (alla, många) trumf på hand – Att ha fördel eller övertag.
Genellikle kademeli olarak başlar ve fiziksel aktiviteyle şiddetlenir.Den kommer oftast successivt och förvärras av fysisk aktivitet.
N1-L3, beş kademeden oluşmaktaydı ve 2.788 ton ağırlığındaydı.Fullt lastad och tankad vägde N1-L3 2 788 ton.
Ardından genç millî takımlarının bütün kademelerinde görev aldı.Annars uppfostras ungarna av alla flockmedlemmar gemensam.
06:17 UTC: Vostok'un üst kademe motorları kapanır.0:00:06 – Konsekvensklipp:man ramlar från motorhuv.
Bu lig Ligat ha'Al'nin bir alt kademesiydi.Den idén kom från Al Jean.
Orta sınıf, sosyal hiyerarşide orta kademede bulunan toplumsal sınıf.Medelklassen är en socioekonomisk samhällsgrupp som utgör ett mellanskikt i samhället.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod