kadarıyla ile cümle
kadarıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Söyleyebildiğim kadarıyla, Tom kötü bir insan değil.From what I can tell, Tom isn't a bad person.
Bildiğim kadarıyla böyle bir işlev yok.As far as I know, such a function doesn't exist.
Bildiğim kadarıyla, Tom yanlış bir şey yapmadı.Tom hasn't done anything wrong, as far as I know.
Tom hatırlayabildiğim kadarıyla burada.Tom has been here as long as I can remember.
Bildiğim kadarıyla, Tom haklıydı.From what I can tell, Tom was right.
Bildiğim kadarıyla Tom yalan söylemiyor.As far as I can tell, Tom isn't lying.
Bildiğim kadarıyla Tom eğleniyor.As far as I can tell, Tom is having fun.
Bildiğim kadarıyla sahil açık.As far as I can tell, the coast is clear.
Gördüğüm kadarıyla ortalık sakin.As far as I can tell, the coast is clear.
Bildiğim kadarıyla, hiç kırık kemik yok.As far as I can tell, there are no broken bones.
Bildiğim kadarıyla, Tom'un Fransızcası oldukça iyidir.As far as I can tell, Tom's French is pretty good.
Bildiğim kadarıyla, Tom okulda iyi yapıyor.As far as I can tell, Tom is doing well at school.
Gördüğüm kadarıyla üç seçeneğimiz var.The way I see it, we've got three options.
Bildiğim kadarıyla söylenti doğru değil.To the best of my knowledge, the rumor isn't true.
Bildiğim kadarıyla, Tom intihara teşebbüs etmedi.As far as I know, Tom has never tried to commit suicide.
Bildiğim kadarıyla limit yok.There are limits to my knowledge.
Bildiğim kadarıyla, buradaki hiç kimse bugün Tom'u görmedi.As far as I know, no one here has seen Tom today.
Bildiğim kadarıyla, İtalya'da doğmuş.As far as I know, he was born in Italy.
Bildiğim kadarıyla Tom'un tıbben bir sorunu yok.As far as I can tell, there's nothing medically wrong with Tom.
Bildiğim kadarıyla Tom'u hiç görmedim.To my knowledge, I've never seen Tom.
Gözün görebildiği kadarıyla yaşayan bir ruh yoktu.There wasn't a living soul as far as the eye could see.
Bildiğim kadarıyla, hiç yasa dışı ilaçlar kullanmadım.I've never used illegal drugs, as far as I know.
Bildiğim kadarıyla cezaevi ve mapushane farklı şeylerdir.As far as I am concerned, prison and slammer are different things.
İlgilendiğim kadarıyla onun parfümü bir afrodizyak.As far as I'm concerned, his perfume is an aphrodisiac.
Gördüğüm kadarıyla bu civarda yaya trafiği pek yok.There is not a lot of foot traffic in this area so far as I have seen.
Şu ana dek görmüş olduğum kadarıyla bu bölgede çok yaya trafiği yok.There is not a lot of foot traffic in this area so far as I have seen.
Bildiğim kadarıyla o tek mümkün çeviri.As far as I know, that's the only possible translation.
Hatırladığım kadarıyla, Tom'un evi ana yoldan biraz daha uzak.As I recall, Tom's house is a little farther in from the main road.
Bildiğim kadarıyla onların çocukları yok.They have no children, to the best of my knowledge.
Elimden geldiği kadarıyla gitmek istiyorum.I want to go as far as I can.
Bildiğim kadarıyla küçük bir şehir.As far as I know it's a small city.
Bildiğim kadarıyla, bu akşam bir ders var.As far as I know, there is a lesson this evening.
Bildiğim kadarıyla bu kitap Japoncaya çevrilmedi.As far as I know, this book has never been translated into Japanese.
Tom elinden geldiği kadarıyla yürüdü.Tom walked as far as he could.
Elimizden geldiği kadarıyla gitmeyi planlıyoruz.We plan to go as far as we can.
Hatırlayabildiğim kadarıyla saatler her zaman çok hızlıydı.The clocks have always been too fast for as long as I can remember.
Bildiğim kadarıyla, o hiç olmadı.She never said that, as far as I know.
Bildiğim kadarıyla, Tom haklı olabilirdi.For all I know, Tom could be right.
Bildiğim kadarıyla, Tom hiç Fransızca okumadı.As far as I know, Tom has never studied French.
Bildiğim kadarıyla Tom hiç Boston'a gitmedi.As far as I know, Tom has never been to Boston.
Tom bildiğim kadarıyla bana hiç yalan söylemedi.Tom hasn't ever lied to me, as far as I know.
Bildiğim kadarıyla, Tom ve Mary hâlâ evli.As far as I know, Tom and Mary are still married.
Bildiğim kadarıyla Tom bunu hiç söylemedi.Tom never said that, as far as I know.
Bildiğim kadarıyla Tom bana hiç yalan söylemedi.As far as I know, Tom has never lied to me.
Bildiğim kadarıyla, Tom bunu şimdiye kadar ilk kez yaptı.As far as I know, it's the first time Tom has ever done that.
Bildiğim kadarıyla Tom hâlâ odasında.As far as I know, Tom is still in his room.
Bildiğim kadarıyla zengin değil.As far as I know, she's not rich.
Bildiğim kadarıyla Boston'da hiç akrabam yok.As far as I know, I don't have any relatives in Boston.
Tanıdığım kadarıyla Tom efendi biri.As far as I know, Tom is a nice guy.
Tanıdığım kadarıyla Tom dürüst biri.As far as I know, Tom is honest.
Mitchell: "Komvoyda kim vardı, efendim?" / Davidson: "Bildiğimiz kadarıyla, bir grup mülteci.Mitchell: "Who was in the convoy, sir?" / Davidson: "As far as we know, it was a group of refugees.
Halkın bildiği kadarıyla, Sovyet uzay programı hiçbir zaman başarısızlığa maruz kalmamıştı.As far as the people knew, the Soviet space program had never experienced failure.
Bilindiği kadarıyla dokuz Selesya, on altı Antakya ve altı Laodicea kurmuştur.".He is reputed to have built in all nine Seleucias, sixteen Antiochs, and six Laodiceas".
Görünen güneş Dünya üzerindeki gözlemciler tarafından görüldüğü kadarıyla doğrudur.The apparent sun is the true sun as seen by an observer on Earth.
Bildiğim kadarıyla müzik yönü olarak, çok farklı.As far as the direction of the music, it's very different.
Wegener’in kestirdiği kadarıyla su buzundan oluşuyorlardı, daha sonra doğruluğu gösterildi.Wegener's conjecture, that they were composed of water ice, was later shown to be correct.
Anlaşıldığı kadarıyla birlikleri daha fazla direniş göstermemiştir.Apparently, his troops did not offer much resistance.
Benim bildiğim kadarıyla da insomnia hastalığına tutulmuştu.It was the reason she suffered from insomnia.
Bu nedenle bilindiği kadarıyla 3 kere suikast girişiminde bulunuldu.It is said that the woman tried suicide three times.
Bununla birlikte, bilindiği kadarıyla Tol Brandir'e kimse ayak basamadı.But we ourselves, we did not know how to grasp a quiver.
İlgili Sayfalar