kadarıyla ile cümle
kadarıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu."E' stato colpito con un remo, proprio così, con un remo in testa.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Evezővel verték, tudják, a fején.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Hij werd met een peddel aan het hoofd geraakt.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Il a été frappé avec une rame, vous savez, sur la tête.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.머리에 상처를 보면 제가 이곳에서 일할 때
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Pobito go wiosłem w głowę.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Τον χτύπησαν με ένα κουπί, Ξέρετε, στο κεφάλι.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Его ударили веслом, видите, по голове.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Знаете ли, бил ударен с лопата по главата.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu."Його вдарили веслом по голові.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.אתה יודע, בראש. וזה מזכיר לי
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.تعلمون، على رأسه. وهو كان يذكرني
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.ここで働いていたことを思い出します
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Anda harus bisa melakukan sesuatu dengan data tersebut.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Bạn phải làm được gì đó với chúng.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Du måste kunna göra någonting med det.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.É preciso fazer alguma coisa com isso.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Hay que hacer algo con ellos.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Je moet er iets mee kunnen aanvangen.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.이것으로 무언가를 해야 합니다.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Man muss auch etwas damit tun.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Musíme být schopní s nimi něco dělat.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Si deve essere in grado di poterci operare.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Trebuie să poţi face ceva cu ele.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Trzeba móc coś z nimi zrobić.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Valamit kell is az adatokkal kezdenünk.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Vous devez être en mesure d'en faire quelque chose.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Πρέπει να μπορούμε να κάνουμε κάτι με αυτά.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Нужно уметь что-то с ними делать.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Потрібно ж уміти їх використати.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Трябва да можеш да правиш нещо с тях.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.אתה צריך להיות מסוגל לעשות אתם משהו.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.يجب أن تكون قادرا علي الاستفادة منها.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.だから 私たちは多くの時間と労力を費やして
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Asta e suficient ca eu sa fac ce vreu in contul tau de la banca.
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Att ensam är nog för mig att utarbeta på ditt bankkonto.
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Cela seul m'est suffisant pour piocher sur votre compte bancaire.
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Das allein ist genug für mich, Ihr Bankkonto zu missbrauchen.
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Da soli mi bastano per entrare nel tuo account bancario
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Dat is voor mij al genoeg om van je bankrekening op te nemen.
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Ez is elég ahhoz, hogy pénzt vegyek fel róla.
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Itu saja sudah cukup bagiku untuk mencuri dari rekening bankmu.
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.To osamote je dosť pre mňa na napísanie bankového čisla
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.To wszystko jest wystarczające do wypłaty z twojego konta
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Αυτό και μόνο είναι αρκετό για μένα να συντάξει για λογαριασμό σας
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.Това само по себе си е напълно достатъчно да източа банковата ви сметка.
Bu kadarıyla senin hesabından para çekebilirim.詐欺師の小切手悪用の手口には 様々なものがある。
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.A forrásaink -- amennyire én tudom -- klasszikus informátorok.
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.Disse folk er, så vidt vi kan se, klassiske fløjteblæsere.
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.Dit zijn -- voor zover wij kunnen zeggen -- klassieke klokkenluiders.
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.Hé bien, il s'agit, autant qu'on puisse savoir, de classiques lanceurs d'alerte.
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.JA: Aceştia sunt, din câte putem spune, informatorii clasici, cei ce raportează ilegalităţile unui sistem.
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.JA :
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.JA: Jsou to, pokud vím, klasičtí donašeči.
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.JA: 저희가 말씀드릴 수 있는 것은, 이들은 평범한 내부고발자라는 것입니다.
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.JA: Son, por lo que podemos decir, los clásicos informantes
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.JA: Sú to, pokiaľ vieme, klasickí donášači.
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.JA: Torej, gre za -- kolikor vemo -- klasične žvižgače (whistleblowers).
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.Lähteemme ovat -- käsittääksemme -- klassisia ilmiantajia.
Bunlar, benim söyleyebileceğim kadarıyla-- klasik muhbirler.Nun, es gibt -- soweit wir wissen -- klassische Whistleblower.
İlgili Sayfalar