kadarıyla ile cümle

kadarıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Wydaje mi się, że obecnie homoseksualizm jest zakazany w 71 państwach, w 8 krajach karany jest śmiercią.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Zdi se mi, da je homoseksualnost kazniva v 71 državah in v osmih od teh je zanjo predpisana celo smrtna kazen.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Νομίζω ότι η ομοφυλοφιλία είναι παράνομη σε 71 χώρες, και σε οκτώ εξ αυτών τιμωρείται με θάνατο.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Мисля, че хомосексуализмът е незаконен в 71-на страни и в осем от тях се наказва със смърт.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.وأعتقد أن الشذوذ الجنسي غير قانوني في 71 بلدا، وتم ادانته رسميا في ثمانية بلدان مع عقوبة الإعدام.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.同性愛への認知度がわずか2パーセント前後という国々もあります。
"Bildiğim kadarıyla kişisel ile ilgili olarak," Holmes göremiyorum "söylediği bu"마찬가지로 지금까지 당신이 개인적으로 걱정하는 한,"홈즈 내가 볼 수 없다 "언급 당신
"Bildiğim kadarıyla kişisel ile ilgili olarak," Holmes göremiyorum "söylediği bu"Per quanto si è personalmente interessato", ha sottolineato Holmes, "non vedo che voi
"Bildiğim kadarıyla kişisel ile ilgili olarak," Holmes göremiyorum "söylediği bu"ככל שאתה מעורב באופן אישי," אמר הולמס, "אני לא רואה אותך
"Bildiğim kadarıyla kişisel ile ilgili olarak," Holmes göremiyorum "söylediği bu"بقدر ما نشعر بالقلق لكم شخصيا ،" لاحظ هولمز ، "لا أرى أنك
"Bildiğim kadarıyla kişisel ile ilgili olarak," Holmes göremiyorum "söylediği buこの驚異的なリーグに対するあらゆる不満を持っている。
Bildiğim kadarıyla paraya hayır demezsiniz şu sıralar.A vám by sa teraz peniaze zišli, pokiaľ viem.
Bildiğim kadarıyla paraya hayır demezsiniz şu sıralar.A vám by se teď peníze hodili, pokud vím.
Bildiğim kadarıyla paraya hayır demezsiniz şu sıralar.Dziękuję. Jest pewien człowiek, który stoi nam na drodze.
Bildiğim kadarıyla paraya hayır demezsiniz şu sıralar.Je kunt het geld goed gebruiken denk ik, heb ik begrepen.
Bildiğim kadarıyla paraya hayır demezsiniz şu sıralar.Per quanto ne so, del denaro le farebbe comodo ora.
Bildiğim kadarıyla paraya hayır demezsiniz şu sıralar.А за вас парите са добре дошли... доколкото зная.
Bildiğim kadarıyla, Pisagor Teoremi, bir dinin kurucusunun adını almış tek matematiksel teorem.Det er vist den eneste læresætning, der er opkaldt efter en, der har opfundet en religion.
Bildiğim kadarıyla, Pisagor Teoremi, bir dinin kurucusunun adını almış tek matematiksel teorem.저는 이것이 수학의 다양한 정리들 중 유일하게 종교의 창시자였던 피타고라스의 이름을 따 만들어진 것이라고 압니다
Bildiğim kadarıyla, Pisagor Teoremi, bir dinin kurucusunun adını almış tek matematiksel teorem.Pokiaľ viem, je to jediná matematická veta, ktorá je pomenovaná po zakladateľovi náboženstva.
Bildiğim kadarıyla, Pisagor Teoremi, bir dinin kurucusunun adını almış tek matematiksel teorem.Pokud vím, je to jediná matematická věta pojmenovaná po zakladateli víry,
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Amennyire én tudom, a pszichofizikusok méréseket végeznek. És Howardot is nagyon érdeklik a mérések.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Din câte ştiu, psihofizicienii măsoară lucruri. Şi Howard e foarte interesat să măsoare lucruri.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Hasta donde sé, la psicofísica trata sobre medir cosas. Y Howard tiene un gran interés en medir cosas.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.제가 알기론, 정신물리학이 대상을 측정하는 학문이고, 하워드도 측정하는데 아주 관심이 많았어요.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Kolikor jaz vem, se psihofizika ukvarja z merjenjem stvari. Howarda pa merjenje stvari nadvse zanima.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Ma per quel che ne so, in psicofisica si misurano le cose. E Howard é molto interessato a misurare le cose.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Pokud vím, psychofyzika je o měření věcí. A Howard se o měření věcí velice zajímal.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Psychofizyka zajmuje się chyba mierzeniem. Howarda bardzo ciekawi mierzenie.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Tanto quanto eu sei, psicofísica tem a ver com medir coisas. E Howard interessa-se muito por medir coisas.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Tietääkseni psykofysiikka on asioiden mittaamista. Ja Howard on hyvin kiinnostunut mittaamaan asioita.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Viem len toľko, že psychofyzika je o meraní vecí. A Howarda veľmi zaujíma meranie vecí.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Voor zover ik weet gaat psychofysica over dingen meten. En Howard is heel geïnteresseerd in dingen meten.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Насколько мне известно психофизика изучает оценивание вещей. А Говард очень любит оценивать разные вещи.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.ככל שאני יודע, פסיכופיסיקה עוסקת במדידה של דברים, והווארד מתעניין מאוד במדידת דברים.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.على حد علمي, الفيزياء النفسية تتعلق بقياس الأشياء. و هاورد شديد الإهتمام بقياس الأشياء.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.量ることにハワードは強い関心があります ハーバード大学の博士号を取った後
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.И самое лучшее из мне известного, что может решить эти проблемы - это приходить к решениям, а не принимать их.
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.והדבר הקרוב ביותר שאני מכיר, שיכול לפתור את הבעיות הללו, הוא להגיע לידי להחלטות, במקום לקבל אותן.
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.أقرب شيء اعرفه يمكنه أن يحل هذه المشاكل هو التوصل الى قرارات، بدلا من صنعها.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Aztán ott van a bizonytalansági elv is, és az is a kvantummechanika része, már ahogy én értem.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Częścią mechaniki kwantowej jest także zasada nieoznaczoności tak ja ją rozumiem.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla. (Gülüşmeler)Ada juga prinsip ketidakpastian, yang merupakan bagian dari mekanika kuantum, sebagaimana yang saya mengerti.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla. (Gülüşmeler)Também há o principio da incerteza, que faz parte da mecânica quântica, se bem percebi.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla. (Gülüşmeler)В квантовой механике существует принцип неопределенности, насколько я это понимаю (смех).
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla. (Gülüşmeler)У квантовій механіці існує принцип невизначеності, наскільки я це розумію (Сміх).
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Il y a aussi le principe d'incertitude, qui fait partie de la mécanique quantique, si j'ai bien compris.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Je hebt ook het onzekerheid principe, dat deel uitmaakt van kwantummechanica, zoals ik het begrijp.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.또 양자역학의 일부분인 불확성의 원칙이 있는데, 제가 그걸 이해하는것과 같죠.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Mai există şi principiul incertitudinii, care este o parte a mecanicii cuantice, dacă am înţeles eu bine.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.On myös epävarmuusperiaate, joka on osa kvanttimekaniikkaa, ymmärtääkseni.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.También está el principio de la incertidumbre, parte de la mecánica cuántica, tal como yo lo entiendo.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Има също така и принципа на несигурността, който е част от квантовата механика, до колкото я разбирам.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.ישנו גם עיקרון האי ודאות, שהוא חלק ממכניקת הקוונטים, כפי שאני מבינה אותה.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.ويوجد ايضا مبدأ التشكيك كجزء من آلية الميكانيكا الكمية، كما فهمتها.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.私が知っている限りでは。(笑い) そして、これは作家活動において頻繁に起こります。
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Cậu bé bị đánh bằng một cái mái xuồng thẳng vào đầu.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Dia dipukul dengan dayung, tepat di kepalanya.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.El a fost lovit cu o vâslă, știți, în cap.
Bir kürek tarafından bildiğiniz kadarıyla, kafasına vuruldu.Er wurde mit einem Ruder geschlagen, wissen Sie, an den Kopf.
İlgili Sayfalar