kadarıyla ile cümle

kadarıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Aslında çok bilge bir adamdı. Benim anladığım kadarıyla, Ravana...Era un om deosebit de învăţat.
Aslında çok bilge bir adamdı. Benim anladığım kadarıyla, Ravana...Era un uomo incredibilmente istruito.
Aslında çok bilge bir adamdı. Benim anladığım kadarıyla, Ravana...Er war ein unglaublich gebildeter Mann.
Aslında çok bilge bir adamdı. Benim anladığım kadarıyla, Ravana...Hän oli erittäin oppinut mies.
Aslında çok bilge bir adamdı. Benim anladığım kadarıyla, Ravana...רוואנה היה איש מלומד מאוד, לפי מה שהבנתי.
Aslında çok bilge bir adamdı. Benim anladığım kadarıyla, Ravana...たった一つの罪は
Aynı şekilde ön sahne. Bildiğimiz kadarıyla dünyada mevcut, yukarıdan tümüyle yok edilebilen tek bina bu.Jak sądzimy, to pierwszy na świecie teatr, w którym proscenium może zupełnie zniknąć.
Aynı şekilde ön sahne. Bildiğimiz kadarıyla dünyada mevcut, yukarıdan tümüyle yok edilebilen tek bina bu.Наскільки нам відомо, це перша будівля у світі, де просценіум зникає на ваших очах.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Am încercat de asemenea să fiu cât puteam eu de precaut pentru că asta face parte din sănătate.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Ho anche cercato di essere molto prudente, che aiuta a rimanere in salute.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Ich versuchte so sicher wie möglich zu sein, das gehört ja auch zu Gesundheit.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Ik probeerde ook de veiligste persoon te zijn, want dat is deel van gezondheid.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Jag försökte också leva så säkert som möjligt, då detta är del av hälsan.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.J'ai aussi essayé d'être le plus possible en sécurité, parce que c'est un aspect de la santé.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.그리고 저는 가능한 가장 안전한 사람이 되어 보려고 했는데, 왜냐하면 그것도 건강의 일부분이거든요.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Megpróbáltam a legbiztonságosabb ember is lenni, mert az része az egészségnek.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Próbowałem też żyć bezpiecznie, bo to część dbania o zdrowie.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Saya juga mencoba menjadi orang yang paling aman karena itu adalah bagian dari kesehatan.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Skušal sem biti tudi najvarnejša možna oseba, saj je to del zdravja.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Také jsem zkoušel být co nejbezpečnější, protože to je součást zdraví.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Também tentei ser a pessoa mais segura que pudesse, porque isso faz parte da saúde.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Tiež som skúsil byť najopatrnejší človek, akým som mohol byť, lebo aj to je súčasťou zdravia.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Tôi cũng đã cố gắng để được an toàn nhất có thể, vì nó là một phần của sự khỏe mạnh.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Traté también de ser la persona más segura. porque eso es parte de la salud.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Επίσης προσπάθησα να είμαι όσο πιο ασφαλής γινόταν, επειδή αυτό είναι μέρος της υγείας.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Опитах се да бъда възможно най-безопасният човек, тъй като и това е част от здравето.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Также я старался максимально обезопасить себя, потому что это часть здорового образа жизни.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.Я також намагався поводитися якомога обережніше, бо це запорука здорового способу життя.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.גם ניסיתי להיות האדם הזהיר ביותר שיכולתי, מפני שזה חלק מהבריאות.
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.وقد حاولت ان اكون الشخص الاكثر حرصاً على الامان بقدر الامكان لان ذلك جزء من الصحة و السلامة
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.それも健康の一部だからです デンマークの安全委員会に
Ayrıca olabiliğim kadarıyla en güvenli insan olmaya çalıştım, çünkü o da sağlığın bir parçası.我仲開始好小心咁生活 因為佢係健康嘅一部份。
Bana mevcut durumda olup olmadığını söylemek için Bildiğim kadarıyla duymuş gibi imkansız birAk, ako som počul, že je pre mňa nemožné povedať, či v prejednávanej veci, je
Bana mevcut durumda olup olmadığını söylemek için Bildiğim kadarıyla duymuş gibi imkansız bir내가 현재의 사건이 있는지 말씀에 대해서는 지금까지 내가들은대로 그것은 불가능합니다
Bana mevcut durumda olup olmadığını söylemek için Bildiğim kadarıyla duymuş gibi imkansız birPokud, jak jsem slyšel, že je pro mě nemožné říci, zda v projednávané věci, je
Bana mevcut durumda olup olmadığını söylemek için Bildiğim kadarıyla duymuş gibi imkansız birSoweit ich gehört habe, ist es unmöglich für mich zu sagen, ob im vorliegenden Fall ist eine
Bana mevcut durumda olup olmadığını söylemek için Bildiğim kadarıyla duymuş gibi imkansız birНаскільки я чув, це для мене неможливо сказати, чи є даний справу
Bana mevcut durumda olup olmadığını söylemek için Bildiğim kadarıyla duymuş gibi imkansız birНасколько я слышал, это для меня невозможно сказать, является ли настоящее дело
Bana mevcut durumda olup olmadığını söylemek için Bildiğim kadarıyla duymuş gibi imkansız birככל ששמעתי אי אפשר לי להגיד אם המקרה הנוכחי
Bana mevcut durumda olup olmadığını söylemek için Bildiğim kadarıyla duymuş gibi imkansız birبقدر ما سمعت أنه من المستحيل بالنسبة لي أن أقول ما إذا كانت هذه الحالة هي
Bana mevcut durumda olup olmadığını söylemek için Bildiğim kadarıyla duymuş gibi imkansız bir犯罪かどうかのインスタンスが、イベントのコースは、最も特異な間、確かです。
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.제가 보기엔, 서방은 지난 10년을 겪어오면서 약해졌습니다. 왜냐하면 우리는 그 집단들을 이해하지 못했기 때문입니다.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Het westen komt, naar mijn mening, verzwakt uit dat decennium, omdat we de groepen niet begrepen.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Moim zdaniem świat Zachodu zakończył tę dekadę osłabiony, bo nie potrafiliśmy zrozumieć "grup".
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Occidente, en mi opinión, salió debilitado de esa década, porque no comprendimos el grupo.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.O Ocidente, como eu o veria, sai desta década enfraquecido, porque não compreendemos o grupo.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Phương Tây, như tôi nhìn thấy, đã bị yếu đi sau thập kỷ đó, bởi vì chúng ta không chịu hiểu các nhóm đó.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Vestul, cum aş vedea, vine după aceşti ultimi 10 ani slăbit, pentru că nu înţelegeam gruparea.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Η Δύση, όπως θεωρούσα εγώ, βγαίνει αποδυναμωμένη από αυτή τη δεκαετία, επειδή δεν καταλάβαμε τις ομάδες.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Западният свят, както аз го виждам излиза от това десетилетие отслабнал, поради неразбирането ни на групите.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Запад, с моей точки зрения, за это десятилетие потерял свои позиции, так как не понимал эти группы.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.המערב, כפי שאני רואה את זה, נחלש בעשור האחרון, בגלל שלא הבנו את הקבוצה.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.الغرب كما اراه, عاد من ذلك العقد اضعف حالا لأننا لم نعي مفهوم الجماعة
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.私は考えています こうした集団を理解できなかったからです 我々は 対話の方法を探るかわりに
Belki hala öyledir , bildiğim kadarıyla.Ar putea încă să mai fie aşa, din ce ştiu eu.
Belki hala öyledir , bildiğim kadarıyla.C'est peut-être toujours le cas, pour ce que j'en sais.
Belki hala öyledir , bildiğim kadarıyla.Das ist er auch immer noch, soweit ich weiß.
Belki hala öyledir , bildiğim kadarıyla.Det er den muligvis stadigvæk.
Belki hala öyledir , bildiğim kadarıyla.Det kanske det fortfarande är, vad jag vet.
Belki hala öyledir , bildiğim kadarıyla.Itu mungkin masih menjadi yang terbesar, sejauh yang saya tahu.
İlgili Sayfalar