Dünya kadınsız ne olurdu?What would the world be without women?
Susie çok kadınsı değildi.Susie wasn't very feminine.
Ellie çok kadınsı.Ellie is very feminine.
Bazı kadınlar kadınsıdan daha çok erkeksi görünüyor.Some women look more masculine than feminine.
Sen hasta bir kadınsın.You are a patient woman.
Sabırlı bir kadınsın sen.You are a patient woman.
Kadınsız bir ev, yalnızdır.A house without women is lonely.
Sen bir kadınsın.You're a woman.
Sen şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadınsın.You are the most beautiful woman I have ever seen.
Güçlü bir kadınsın!You're a powerful woman!
Sen artık bir kadınsın.You're a woman now.
Sen tüm dünyada en güzel kadınsın.You're the most beautiful woman in the whole world.
Sen güzel bir kadınsın.You're a beautiful woman.
Sen böyle güzel bir kadınsın.You're such a beautiful woman.
Sen güzel bir genç kadınsın.You're a beautiful young woman.
Son derece güzel, genç bir kadınsın.You're an extremely beautiful young woman.
Sanırım sen bütün dünyada en güzel kadınsın.I think you're the most beautiful woman in the whole wide world.
Bir kadınsız yaşayamam.I can't live without a woman.
Sen eğlenceli bir genç kadınsın.You're a funny young lady.
Sen artık yetişkin bir kadınsın.You're a grown woman now.
Sen cesur bir kadınsın.You're a brave woman.
Şimdiye kadar gerçekten sevdiğim ilk kadınsın.You're the first woman I've ever really loved.
Sen dünyadaki en güzel kadınsın.You're the most beautiful woman in the world.
Siz dünyadaki en güzel kadınsınız.You're the most beautiful woman in the world.
Sen çok güzel bir kadınsın.You're a very beautiful woman.
Sen gerçekten buradaki en güzel kadınsın.You really are the most gorgeous woman here.
Neden o kadar kadınsı görünüyorsun?Why are you looking so sissy?
Sen harika bir kadınsın.You're a wonderful woman.
Çok güzel bir kadınsın.You're a very lovely woman.
Sen çok çekici bir kadınsın.You're a very attractive woman.
Harika bir kadınsın.You're an amazing woman.
Çekici bir kadınsınız.You're an attractive woman.
Olağanüstü bir kadınsın.You're an extraordinary woman.
"Sen çok çekici bir kadınsın." "Ve sen çok çekici bir adamsın.""You're a very attractive woman." "And you're a very attractive man."
Sen bir kadınsın ve ben bir erkeğim.You are a woman and I am a man.
Kadınsı mantık her zaman mantıklı değildir.Feminine logic is not always logical.
Sen çılgın bir kadınsın.You're a crazy woman.
Sen nazik bir kadınsın.You're a kind woman.
Sen cimri yaşlı bir kadınsın.You're a mean old woman.
Sen sevdiğim kadınsın.You're the woman I love.
Sen tüm dünyadaki en önemli kadınsın.You're the most important woman in the whole world.
Sen şimdiye kadar gerçekten sevdiğim tek kadınsın.You're the only woman I've ever really loved.
Mary çok kadınsı değil.Mary isn't very feminine.
İngilizcemin kadınsı olmadığını biliyorum.I know my English isn't feminine.
Sen çok ilginç bir kadınsın.You're a very interesting woman.
Sen çok şanslı bir kadınsın.You are a very lucky woman.
Tanıdığım en güzel kadınsın.You're the most beautiful woman I know.
Tam aradığım kadınsın.You're the perfect woman for me.
Benim için ideal kadınsın.You're the perfect woman for me.
Sen bir erkek değil, bir kadınsın.You're a woman, not a man.
Sami daha kadınsı olmak istiyordu.Sami wanted to be more feminine.
Çok şanslı bir kadınsın, değil mi?You're a very lucky woman, aren't you?
Layla'nın yüzü tatlı ve kadınsıydı.Layla's face was pretty and feminine.
On yıllık sürede sayısız eser kadınsılık ve kadınlık üzerine yansıdı.Numerous works during the decade reflected on femininity and womanhood.
Gelişimi şirketin Orkid ve Tampax markası ve kadınsı bakım grubu tarafından yönetildi.Its development was led by the company's Tampax brand and feminine care group.
Bu yüzden "kadınsı nitelikleri" ni vurguladılar.So they ended up emphasizing her "feminine attributes".
Suetonius'a göre Agrippina kadınsı yanlarıyla diğerlerini gölgede bıraktı.According to Suetonius, Agrippina won out through her feminine wiles.
Fazla kadınsı görünürsem ciddiye alınmayacağımdan korkuyordum.And I was worried if I looked too feminine I would not be taken seriously.
O günden sonra, kadın oluşumdan ve kadınsılığımdan dolayı özür dilememeye karar verdim.I have chosen to no longer be apologetic for my femaleness and for my femininity.
Eski kafalı demeyin ama, bunu daha kadınsı bir renkle yapacağım.And not to be stereotypical, but maybe I'll do that in a more feminine color.