kadınlardan ile cümle

kadınlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu tabandan gelen bir kampanyadır ve yüzde 80 üyeliği çoğu HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.Het is een diepgewortelde campagne met 80% vrouwelijke leden, van wie de meesten seropositief zijn.
Bu tabandan gelen bir kampanyadır ve yüzde 80 üyeliği çoğu HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.Ini adalah kampanye akar rumput yang 80 persen anggotanya adalah wanita, sebagian besar positif menderita HIV.
Bu tabandan gelen bir kampanyadır ve yüzde 80 üyeliği çoğu HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.Je to kampaň na najnižšej úrovni a 80 % členov sú ženy, z ktorých väčšina je HIV-pozitívna.
Bu tabandan gelen bir kampanyadır ve yüzde 80 üyeliği çoğu HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.Je to kampaň na nejnižší úrovni a 80 procent členů jsou ženy, z nichž většina je HIV pozitivní.
Bu tabandan gelen bir kampanyadır ve yüzde 80 üyeliği çoğu HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.Её основа "люди из народа", 80% которых составляют женщины, в большинстве инфицированных ВИЧ.
Bu tabandan gelen bir kampanyadır ve yüzde 80 üyeliği çoğu HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.Това е масова кампания, и 80% от членовете са жени, повечето от които са ХИВ-позитивни.
Çin'in kıyı kesimlerinde çalışan nüfusun yüzde 60 ile 80 arasındaki bir oranı kadınlardan oluşurken중국 해안지방의 60~80%의 노동력은 여성에서 나오는 반면
Çin'in kıyı kesimlerinde çalışan nüfusun yüzde 60 ile 80 arasındaki bir oranı kadınlardan oluşurken60~80パーセントは女性です 一方インドは全て男性です
Çin'in kıyı kesimlerinde çalışan nüfusun yüzde 60 ile 80 arasındaki bir oranı kadınlardan oluşurkenIn der Küstenregion Chinas machen Frauen 60 bis 80
Çin'in kıyı kesimlerinde çalışan nüfusun yüzde 60 ile 80 arasındaki bir oranı kadınlardan oluşurkenבין 60 ל-80 אחוז מכוח העבודה בסין הן נשים באזור החוף של המדינה,
Çin'in kıyı kesimlerinde çalışan nüfusun yüzde 60 ile 80 arasındaki bir oranı kadınlardan oluşurkenتشكل القوى العاملة النسائية في الصين من ستين إلى ثمانين في المائة في أطراف الدولة الساحلية,
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.A Dubaï cette année, nous venons juste de faire le premier spectacle de stand-up féminin local.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.Dit jaar in Dubai hadden we de eerste autochtone exclusief vrouwelijke stand-up-show.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.En Dubai este año, acabamos de tener el primer stand-up de cosecha propia, sólo de mujeres.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.Idén Dubaiban megrendeztük az első női stand-up műsorunkat.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.I Dubai hade vi nyss- -den första kvinnliga lokala ståupp-showen.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.In Dubai anul acesta, am avut primul spectacol standup numai cu femei.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.In Dubai hatten wir dieses Jahr die erste rein weibliche Stand-Up Show, quasi als Eigengewächs.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.그리고 올해 두바이에서, 우리는 최초로 가정에 있는 여성들을 위해서 스탠드업 쇼를 시작했습니다
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.Quest'anno a Dubai, abbiamo avuto il primo show comico nazionale di sole donne.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.Tại Dubai năm nay, chúng tôi vừa có lần đầu tiên, một buổi diễn hài toàn phụ nữ địa phương.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.Tego roku w Dubaju mieliśmy pierwszy, w pełni kobiecy, stand up.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.Στο Ντουμπάι φέτος, μόλις ολοκληρώσαμε το πρώτο γυναικείο, ντόπιο σόου σταντ-απ κόμεντι.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.В Дубай тази година, имахме първото изцяло женско собствено импровизирано шоу.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.В этом году в Дубаи появилось первое женское доморощенное стендап шоу.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.בדובאי השנה, היתה לנו מופע קבוצת הסטנדאפ הכל-נשית הראשונה שגידלנו בבית.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.ففي دبي هذا العام ، شاهدنا أول فرقة كوميدية تتكون من النساء،
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.ライブショーを行ったばかりです 見て下さい ヘッドスカーフをしている
Dünyanın en sıradan insanı erkek. Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)la persona più comune al mondo è maschio i maschi sono più numerosi delle femmine (ma di poco)
Dünyanın en sıradan insanı erkek. Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)Najtypickejšou osobou na svete je muž muži prevažujú ženy (ale iba trochu)
Epigenetik bilgiler, pek tabii, kadınlardan kızlarına ve torunlarına da aktarılabilir.もちろん 女性からも娘へ そして孫娘へと 遺伝していきます
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna) Dünyada üzerindeki ortalama yaş 28.A tipikus ember férfi a világ népességében több a férfi mint aszony de csak egy kicsivel
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)les mâles surpassent en nombre les femmes (mais à peine)
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)Los hombres sobrepasan el número de mujeres (pero apenas)
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)Os homens são mais numerosos do que as mulheres (mas por pouco).
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok. (ama ucu ucuna)Мужчины численно превосходят женщин (но не намного)
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok.남성은 여성보다 많습니다
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok.Mužů je více než žen.
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok.Мъжете са по-голям брой от жените.
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok.גברים עולים במספרם על הנשים
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok.يعتبر عدد الذكور أكبر من عدد الإناث
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.I alla fall inte än. (Skratt) Män har testosteron och är generellt fysiskt starkare än kvinnor.
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.남성은 테스토스테론을 더 많이 가졌고 일반적으로 여성보다 육체적으로 강합니다.
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.Les hommes produisent de la testostérone et sont généralement plus forts physiquement que les femmes.
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.Los hombres tienen testosterona y, generalmente, son más fuertes que las mujeres
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.Männer besitzen Testosteron und generell mehr Körperkraft als Frauen.
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.(Râsete) Bărbații au testosteron și în general sunt mai puternici fizic decât femeile.
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.У мужчин есть тестостерон, и в целом они физически сильнее женщин.
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.للرجال هرمون التستيرون، وعامة أقوى جسدياً من النساء
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.世界には男性より ほんの少し 多くの女性がいます
Garsonlar, onlara erkeklerin kadınlardan daha önemli olduğunu öğreten toplumun ürünleri.Jag trodde väl det!" Kyparna är produkter av ett samhälle som har lärt dem att män är viktigare än kvinnor.
Garsonlar, onlara erkeklerin kadınlardan daha önemli olduğunu öğreten toplumun ürünleri.그 웨이터는 사회의 산물입니다. 사회는 여성보다 남성이 중요함을 그에게 가르쳤죠.
Garsonlar, onlara erkeklerin kadınlardan daha önemli olduğunu öğreten toplumun ürünleri.Официанты выросли в обществе, научившем их, что мужчины ценнее женщин.
Garsonlar, onlara erkeklerin kadınlardan daha önemli olduğunu öğreten toplumun ürünleri.فـ النادل هو نتاج المجتمع الذي علمهم أن الرجل أكثر أهمية من المرأة.
Garsonlar, onlara erkeklerin kadınlardan daha önemli olduğunu öğreten toplumun ürünleri.社会から教え込まれ 生み出された製品です ウェイターに害意が無いのは 分かっています
HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.80% członków stanowią kobiety, większość to nosicielki HIV.
HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.그 여성회원들의 대부분은 HIV 보균자입니다.
HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.la maggior parte delle quali sieropositive.
HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.la mayoría son VIH positivo.
HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.רובם עם HIV חיובי

İlgili Sayfalar