kadınlardan ile cümle

kadınlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Azt hiszem a társadalmunk sokkal nagyobb nyomást gyakorol a fiúkra a siker terén, mint a lányokra.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Cred că, ca societate, punem mai multă presiune pe băieţii noştri să aibă succes decât punem pe fete.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Creo que, como sociedad, ejercemos más presión a nuestros hijos para que tengan éxito que a nuestras hijas.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Ich denke, als Gesellschaft setzen wir Jungen mehr unter Erfolgsdruck, als wir das mit Mädchen tun.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Ik denk dat we als maatschappij meer druk leggen op onze jongens om te slagen dan op onze meisjes.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Jag tror att vi som samhälle ställer större krav på pojkar att lyckas än på flickor.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Jeg tror, at samfundet presser vores unge mænd til succes, mere end kvinder.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.사회적으로, 제가 진단하는 바는 남자아이들에게도 똑같이 성공에 대한 압박을 지워야 한다는 것입니다.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Myślę, że jako społeczeństwo nakładamy większą presję na chłopców by odnieśli sukces niż na dziewczynki.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Myslím si, že jako společnost, klademe mnohem větší důraz na úspěch našich chlapců spíše než našich dívek.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Myslím, že ako spoločnosť vyvíjame viac tlaku na chlapcov, aby uspeli, než vyvíjame na dievčatá.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Νομίζω, ως κοινωνία, ασκούμε περισσότερη πίεση στα αγόρια μας να επιτύχουν από όση ασκούμε στα κορίτσια μας.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.Я полагаю, что общество, чаще заставляет добиваться успеха мальчиков, чем девочек.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.לדעתי, כחברה, אנחנו לוחצים יותר על הבנים להצליח מאשר על הבנות.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.اعتقد، كمجتمع، نحن نضع المزيد من الضغط على اولادنا الذكور ليحققوا النجاح اكثر من البنات.
Bence, toplumsal olarak, erkeklere başarılı olmaları konusunda kadınlardan daha çok baskı uyguluyoruz.我々は女子よりも男子に 成功するよう求めるのです キャリアを持った女性を
Bosna'ya, Sırbistan'dan Slovenya'ya yayılmış eski müziğe ilgi duyan genç kadınlardan oluşmuş bu gruba girelim.이 음악들은 한때 그 지역에 널리 퍼졌었죠 마케도니아부터 보스니아까지 세르비아부터 슬로베니아까지
Bosna'ya, Sırbistan'dan Slovenya'ya yayılmış eski müziğe ilgi duyan genç kadınlardan oluşmuş bu gruba girelim.Macedóniától Boszniáig, Szerbiától Szlovéniáig.
Bosna'ya, Sırbistan'dan Slovenya'ya yayılmış eski müziğe ilgi duyan genç kadınlardan oluşmuş bu gruba girelim.אשר בעבר הייתה נפוצה בכל האזור ממקדוניה ועד בוסניה, מסרביה ועד סלובניה.
Bosna'ya, Sırbistan'dan Slovenya'ya yayılmış eski müziğe ilgi duyan genç kadınlardan oluşmuş bu gruba girelim.التى إنتشرت في يوم من الأيام في تلك المنطقة من ماسادونيا إلى البوسنة من صيربيا إلى سلوفانيا.
Bosna'ya, Sırbistan'dan Slovenya'ya yayılmış eski müziğe ilgi duyan genç kadınlardan oluşmuş bu gruba girelim.セルビアとスロベニアまで 広がった音楽です この民族歌手達は大学のジェンダー研究の授業で出会いました
Bu grup 18-30 yaş arasındaki... ...gündelik taraftar, erkek ve kadınlardan oluşuyordu.チームは収益モデルを
Bu grup 18-30 yaş arasındaki... ...gündelik taraftar, erkek ve kadınlardan oluşuyordu.이들은 18-30세의 젊은 남녀였고 가볍게 스포츠를 즐기는 팬이었죠
Bu grup 18-30 yaş arasındaki... ...gündelik taraftar, erkek ve kadınlardan oluşuyordu.Byli to mężczyźni i kobiety w wieku od 18 do 30 lat - zwyczajni fani.
Bu grup 18-30 yaş arasındaki... ...gündelik taraftar, erkek ve kadınlardan oluşuyordu.І це були чоловіки та жінки віком від 18-ти до 30-ти років і вони були непостійними фанатами.
Bu grup 18-30 yaş arasındaki... ...gündelik taraftar, erkek ve kadınlardan oluşuyordu.مباراة واحدة. وكانوا نساءً ورجالاً من 18-30 وكانوا جمهور عرضي.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Ele dá conta do trabalho dele, mas é um pateta que nunca compreendeu as mulheres.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Es bueno en su trabajo, pero es un bruto que nunca ha entendido a las mujeres.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Han kan klare sit job, - - men han er et fjols, når det gælder kvinder.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Han klarar av sitt jobb- -men han är en tölp som inte förstår sig på kvinnor.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Potrebbe lasciare a qualcun altro il suo lavoro, ma non ha mai capito il cuore di una donna.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Työ häneltä sujuu, mutta hän ei ole koskaan ymmärtänyt naisia.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Z pracą sobie radził, ale to osioł, który nigdy nie rozumiał kobiet.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Τα πάει καλά στη δουλειά, αλλά με τις γυναίκες είναι σκέτο βόδι.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.С работой он справляется, но он простофиля, который никогда не понимал женщин.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Al deze mannen waren getrouwd met heidense vrouwen en sommige van deze vrouwen hadden kinderen.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Alla dessa hade tagit främmande kvinnor till hustrur; och bland dessa funnos kvinnor som hade fött barn.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Alle disse hadde tatt fremmede kvinner til hustruer, og blandt dem var det nogen som hadde fått barn.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Alle disse havde taget fremmede Kvinder til Ægte, men sendte nu Hustruer og Børn bort.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Ci wszyscy pojęli byli żony obce; a były między niemi niewiasty, które im narodziły synów.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Hết thảy người ấy đã cưới vợ ngoại bang; và cũng có nhiều người trong bọn ấy có vợ đã sanh đẻ con.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Hết_thảy người ấy đã cưới vợ ngoại_bang ; và cũng có nhiều người trong bọn ấy có vợ đã sanh đẻ con .
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.이상은 모두 이방 여인을 취한 자라 그 중에 자녀를 낳은 여인도 있었더라
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Tí všetci si boli vzali za ženy cudzozemky. A boly z nich niektoré ženy, ktoré i deti porodily.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Ti všickni pojali byli ženy cizozemky, a byly z těch žen některé, že i děti zplodily.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Todos estes tinham tomado mulheres estrangeiras; e se despediram das mulheres e dos filhos.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Todos estos habían tomado mujeres extranjeras, y algunos tenían mujeres que les habían dado hijos
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Toţi aceştia luaseră femei străine, şi mulţi avuseseră copii cu ele
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Tous ceux-là avaient pris des femmes étrangères, et plusieurs en avaient eu des enfants.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Vsi ti so vzeli žene tujke in nekatere tistih žen so že rodile otroke.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Παντες ουτοι ειχον λαβει ξενας γυναικας και τινες εξ αυτων γυναικας, εξ ων ετεκνοποιησαν.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Все сии взяли за себя жен иноплеменных, и некоторые из сих жен родили им детей.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.Всички тия бяха взели чужденки за жени; и някои от жените бяха им родили чада.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.כל אלה נשאי נשים נכריות ויש מהם נשים וישימו בנים׃
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.كل هؤلاء اتخذوا نساء غريبة ومنهنّ نساء قد وضعن بنين
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.這 些 人 都 娶 了 外 邦 女 子 為 妻 、 其 中 也 有 生 了 兒 女 的
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.這些 人 都 娶 了 外邦 女子 為妻 、 其中 也 有 生了兒 女的
Bu tabandan gelen bir kampanyadır ve yüzde 80 üyeliği çoğu HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.C'est une campagne locale dont 80 % des participants sont des femmes, et dont la plupart sont séropositives.
Bu tabandan gelen bir kampanyadır ve yüzde 80 üyeliği çoğu HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.É uma campanha das bases em que 80% dos membros são mulheres, a maioria das quais são seropositivas.
Bu tabandan gelen bir kampanyadır ve yüzde 80 üyeliği çoğu HIV-pozitif olan kadınlardan oluşmaktadır.Ez egy helyi kampány, tagjainak 80%-a nő, akiknek többsége HIV-pozitív.

İlgili Sayfalar