kadınlardan ile cümle
kadınlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Genelde erkekler kadınlardan daha güçlüdür.Generally speaking, men are stronger than women.
Genel olarak konuşursak, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally speaking, men are taller than women.
Genek olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşabilirler.Generally speaking, men can run faster than women can.
Genel olarak, erkekler fiziksel olarak kadınlardan daha güçlüdür.Generally speaking, men are physically stronger than women.
Bu şirkette çalışan kadınlardan yükümlü olacaksın.You'll be in charge of the women working in this factory.
Azimli kadınlardan nefret ederim.I hate strong-minded women.
Genel olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.In general, men run faster than women.
Sarışınlar diğer saç rengine sahip kadınlardan % 7 daha fazla kazanırlar.Blondes earn 7% more than women with any other hair color.
Kişiliksiz kadınlardan hoşlanmıyorum.I don't like women without personalities.
Ben kıskanç kadınlardan nefret ederim.I hate jealous women.
Mary Boston'daki en güzel kadınlardan biridir.Mary is one of the prettiest women in Boston.
Genellikle,erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.Generally, men run faster than women.
Genellikle, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally, the men are taller than the women.
Erkekler bu konuda kadınlardan daha iyidirler.Men are better at this than women.
Birçok erkeğin, kadınlardan daha büyük göğüsleri vardır.Many men have larger breasts than women.
Ben bütün erkeklerin aynı olduğunu söyleyen kadınlardan nefret ediyorum.I hate women who say that all men are the same.
Onlar kadınlardan nefret ediyorlar.They hate women.
Kadınlardan nefret ediyor gibi görünüyorsun.You seem to hate women.
Sanırım Mary şu ana kadar karşılaştığım en güzel kadınlardan biri.I think Mary is one of the most beautiful women I've ever met.
Sen şimdiye kadar tanıştığım en ilginç kadınlardan birisin!You're one of the most interesting women I've ever met!
Erkekler genellikle kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.Men are usually physically stronger than women.
Erkekler kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.Men are physically stronger than women.
Erkekler kadınlardan daha güçlüdür.Men are stronger than women.
Erkeklerin kadınlardan daha fazla seksle ilgilendiğini düşünmüyorum.I don't think that men are more interested in sex than women.
Erkekler genellikle kadınlardan daha çok sporla ilgilenirler.Men are usually more interested in sports than women are.
Ne tür kadınlardan hoşlanıyorsun?What kind of women do you like?
Onun zamanında, Mary dünyadaki en güzel kadınlardan biri olarak kabul edilirdi.In her time, Mary was considered one of the most beautiful women in the world.
Kadınlardan nefret eden şu adamlardan biri değilim.I'm not one of those men who hates women.
Hiç Tom'un o kadınlardan biriyle konuştuğunu gördün mü?Did you ever see Tom talk to any of those women?
Erkekler kadınlardan çok farklı değiller.Men aren't so different from women.
Erkekler kadınlardan o kadar farklı değiller.Men aren't all that different from women.
Genellikle, erkekler duyguları hakkında konuşmayı kadınlardan daha zor bulurlar.Generally speaking, men find it more difficult to talk about their feelings than women.
O, mor gözlü kadınlardan hoşlanıyor.He likes women with violet eyes.
O, menekşe gözlü kadınlardan hoşlanıyor.He likes women with violet eyes.
Genel olarak, erkekler kadınlardan daha uzundur.In general, men are taller than women.
Tom kadınlardan nefret ediyordu.Tom hated women.
Şehvetli kadınlardan hoşlanırım.I like voluptuous women.
Kadınlardan korkmuyorum.I'm not scared of women.
Öyle kadınlardan hoşlanmıyorum.I don't like women like that.
Kadınlardan nefret ediyorsun, değil mi?You hate women, don't you?
Kadınlardan bazıları kıkır kıkır güldü.Some of the women giggled.
Bu kadınlardan hiç biri Fransızca konuşamaz.Neither of those women can speak French.
Stalingrad'da görev yapan üç hava alayı tümüyle kadınlardan kuruluydu.Three air regiments at Stalingrad were entirely female.
Bu kadınlardan biri Vladimir Monomakh'ın büyükannesidir.One of these women was the grandmother of Vladimir Monomakh.
Uyuyan kadınlardan biri esmer, diğeri ise sarışındır.One of the sleeping women is redhead, the other is brunette.
Fakat bu kadınlardan yeterince yok." dedi.But there are not enough of those women.".
Hatta erkek çocuklar bile kadınlardan önce yemek yer.The male eats men while the female eats women.
Kadınlardan nefret eder.He loves women.
Kadınlardan biri parlak yeşil elbise içindedir ve saçları turuncudur.One of the women is in a vibrant green dress and orange hair.
Bu toplumlarda erkeklere kadınlardan daha çok saygı gösterilir.They will give more respect to women in society.
O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı.She was given a conventional education for an upper class female of her time.
Seks işçilerinin çoğunluğu, heteroseksüel genç kadınlardan oluşmaktadır.Most the sex trafficking victims are young Canadian girls.
1940’lı yıllarda Ankara’da ilk özel otomobili olan kadınlardan birisiydi.In the 1940s, she was one of the few women in Ankara to own an automobile.
Rabi, kadınlardan bilim insanı olacağına inanmadığından bu kişilerin hepsi erkekti.All were men; Rabi did not believe that women could be physicists.
Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır.The two women at the sides are holding a large wreath reaching to the ground.
Estonya Ulusal Meclisi’ne seçilen ilk kadınlardandır.She was the first women to be elected to the Estonian parliament.
Aylin ilk günden beri eşiyle evli olan kadınlardan olmuştu.Aylin is a woman who is married to her husband, and has been since the first day.
Erkeklerin sayısı kadınlardan daha çok.The world's most typical person is male
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.Men have testosterone and are in general physically stronger than women.
Dubai'de bu yıl, ilk olarak kadınlardan oluşan stand-up gösterileri oluşturuldu.In Dubai this year, we've just had the first all-women's, homegrown stand-up show.