kadınlara ile cümle
kadınlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü birebir karşılaştırıldığında erkeklerin ortalama yaşam süresi Hintli kadınlara göre iki yıl fazla.Protože jako indický muž byste měli dvouletou výhodu v očekávané délce života oproti indické ženě.
Çünkü birebir karşılaştırıldığında erkeklerin ortalama yaşam süresi Hintli kadınlara göre iki yıl fazla.Vì nếu là đàn ông Ấn Độ, bạn sẽ có tuổi thọ trung bình hơn 2 năm so với phụ nữ Ấn Độ.
Çünkü birebir karşılaştırıldığında erkeklerin ortalama yaşam süresi Hintli kadınlara göre iki yıl fazla.Want als Indiër had je ongeveer twee jaar meer levensverwachting dan Indiase vrouwen.
Çünkü birebir karşılaştırıldığında erkeklerin ortalama yaşam süresi Hintli kadınlara göre iki yıl fazla.Διότι, ως ένα Ινδός, θα είχατε πλεονέκτημα περίπου δύο χρόνια προσδόκιμου ζωής απ' ότι μια Ινδή.
Çünkü birebir karşılaştırıldığında erkeklerin ortalama yaşam süresi Hintli kadınlara göre iki yıl fazla.Защото като индиец, ще живеете средно 2 години повече от индийска жена.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Bởi vì vẫn còn tồn tại những cách giặt giũ khó khăn cho phụ nữ.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Denn es bleibt für Frauen harte Arbeit zu waschen.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Eftersom det fortfarande är ett hårt arbete för kvinnorna att tvätta.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Fiindcă spălatul rămâne o muncă grea pentru femei.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.For det er hårdt arbejde for kvinder at vaske tøj.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Karena mencuci itu kerja keras untuk wanita.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Ker pranje perila še zmeraj ostaja težko delo za ženske.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.세탁은 여성들에게 힘든 일로 남아있기 때문입니다.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.La lessive reste une tâche ardue pour les femmes.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Mert a mosás továbbra is nehéz munka a nők számára.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Perché rimane un duro lavoro il bucato per le donne.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Ponieważ to głównie kobiety wykonują ten ciężki obowiązek.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Porque continua a ser um trabalho duro para as mulheres lavar a roupa.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Porque sigue siendo un trabajo duro para las mujeres.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Pretože pranie je pre ženy stále ťažká práca.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Protože pro spoustu žen je praní stále těžká práce.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Want het blijft de zware taak van vrouwen om de was te doen.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Διότι το πλύσιμο παραμένει σκληρή γυναικεία δουλειά.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Адже прання залишається тяжкою працею для жінок.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Потому что стирать женщинам по-прежнему тяжело.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.Тъй като прането е все още тежка работа за жените.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.בגלל שזו עדיין עבודה קשה עבור נשים לכבס.
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.لان الغسيل يُعد من المهام الصعبة التي تقوم بها النساء
Çünkü bu iş kadınlara kalan zor bir iş.こうやって手洗いしています
Diğer tarafta ben. Kadınlara soruyorum, "Ne sıklıkta regli oluyorsunuz?"그래서 거기서 전 그들에게 말했죠, "저, 생리주기가 어떻게 되세요?"
Diğer tarafta ben. Kadınlara soruyorum, "Ne sıklıkta regli oluyorsunuz?"ואני שואל אותן, "כל כמה זמן את מקבלת את המחזור שלך?"
Diğer tarafta ben. Kadınlara soruyorum, "Ne sıklıkta regli oluyorsunuz?"وأنا كنت أسألهم، "حسناً، هل دورتك الشهرية منتظمة؟"
Diğer tarafta ben. Kadınlara soruyorum, "Ne sıklıkta regli oluyorsunuz?"(笑)
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Assomigliava molto ad una di quelle donne che siedono dietro alle macchine da cucire.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Ea semăna foarte mult cu femeile care stau în spatele maşinilor de cusut.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Ela era muito como aquelas mulheres sentadas por trás das máquinas de costura.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Ella era muy parecida a esas mujeres sentadas detrás de las máquinas de coser.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Elle ressemblait beaucoup à ces femmes derrière leurs machines à coudre.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Hun var rigtig meget som de kvinder, der sidder bag symaskinerne.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.그녀는 재봉틀 뒤에 앉아있는 여성들과 매우 비슷합니다.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Ona była jedną z tych kobiet siedzących za maszyną do szycia.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Ő nagyon hasonló volt azokhoz a nőkhöz, akik a varrógép mögött ülnek.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Sie war wie einer diesen Frauen, d hinter den Nähmaschinen sitzen, ziemlich ähnlich.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Vo veľa veciach sa podobala tamtým ženám sediacim za šijacími strojmi.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Ze lijkt erg op die vrouwen achter de naaimachines.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Она была очень похожа на тех женщин, что сидят за швейными машинками.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.Тя много приличаше на тези жени, седнали зад шевните машини.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.היא היתה דומה מאוד לנשים האלו שיושבת מאחורי מכונות התפירה.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.لقد كانت لحد كبير تشبه أؤلئك النسوة الجالسات خلف ماكينات الخياطة.
Dikiş makinelerinin başında oturan kadınlara çok benzerdi.彼女はオーストリアの農家で育ち 貧乏でした
Dünya nüfusunun yarısını oluşturuyoruz ama haberlerin yalnızca yüzde 24'ü biz kadınlara ait.여성은 세계 인구의 절반을 차지하고 있지만 언론 기사의 주제로는 단지 24%만 차지하고 있을 뿐이고,
Dünya nüfusunun yarısını oluşturuyoruz ama haberlerin yalnızca yüzde 24'ü biz kadınlara ait.אנו מהוות מחצית מאוכלוסיית העולם, אבל רק 24% מן הנושאים שבחדשות שמצוטטים בכתבות,
Dünya nüfusunun yarısını oluşturuyoruz ama haberlerin yalnızca yüzde 24'ü biz kadınlara ait.نحن نمثل نصف عدد سكان العالم، و لكن نحن نمثل 24 % فقط من موضوعات الصحف و نشرات الأخبار،
Dünya nüfusunun yarısını oluşturuyoruz ama haberlerin yalnızca yüzde 24'ü biz kadınlara ait.しかし女性がニュースで 取り上げられたのは わずか24% しかし女性がニュースで 取り上げられたのは わずか24% また 専門家として取り上げられた女性は たったの 20%
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.EEG's zien er anders uit: het vrouwelijke patroon.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.EKG-Befunde unterscheiden sich -- weibliches Muster.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.EKG-observationerna är annorlunda -- av kvinnligt mönster.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.EKG-ul arată diferit -- modelul-femin.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.심전도 결과도 다르지요. 이게 여성의 패턴입니다.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.L'électrocardiogramme est différent -- c'est le schéma féminin.