kadınlara ile cümle
kadınlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kadınlara açık bir sürü kariyer var.There are many careers open to women.
Japonya'da ulusal ebelik sınavına girme hakkı sadece kadınlara veriliyor.In Japan, only women are entitled to take the national obstetrics exam.
O, kendini Tanrı'nın kadınlara lutfü olarak düşünüyor.He thinks he's God's gift to women.
Kadınlara karşı tavrın saldırgan.Your attitude towards women is offensive.
Kadınlara oy hakkı verildi.Women were given the right to vote.
O gördüğüm kadınlara karşı en saygısız tutuma sahip.He has the most disrespectful attitude towards women I've ever seen.
Kadınlara, hava durumuna güvenebildiğimiz kadar güvenmeliyiz.We must trust women as much as we can trust the weather.
Tom onun kadınlara Allahın bir armağanı olduğunu düşünüyor.Tom thinks he's God's gift to women.
Kadınlara yardım etme zamanıdır.It is time to help women.
Sarhoş erkekler kulüpteki kadınlara yönelik aşağılayıcı yorumlar yapıyorlardı.The drunken men made derogatory remarks toward the women in the club.
Güzel kadınlara güvenmiyorum.I don't trust beautiful women.
Asyalı kadınlara ilgi duyuyor.He's attracted to Asian women.
Ben her zaman daha yaşlı kadınlara çekildim.I've always been attracted to older women.
Kadınlara güvenmem.I don't trust women.
Kadınlara güvenmiyorum.I don't trust women.
Tom kadınlara tepeden bakıyor.Tom looks down on women.
Onun kadınlara karşı şeytan tüyü var.He has a way with women.
Tom'un kadınlara karşı şeytan tüyü var.Tom has a way with women.
Kadınlara yönelik şiddete karşıyım.I'm against violence against women.
Erkekler kadınlara göre yaklaşık 7-8 kat daha fazla testosterona sahiptir.Men have about 7 to 8 times more testosterone than women.
Tom kadınlara saygı duymaz.Tom doesn't respect women.
Bazı erkekler kadınlara mal gibi davranıyor.Some men treat women like property.
Erkekler kadınlara daima saygıyla davranmalıdır.Men should always treat women with respect.
Kadınlara yardım etmeye devam etmek istiyorum.I want to continue to help women.
Kadınlara yardımcı olmayı sürdürmek istiyorum.I want to continue to help women.
Kadınlara farklı biçimde davranılır.Women are treated differently.
Tom'un kadınlara saygısı yok.Tom has no respect for women.
Kadınlara karşı sadık ol. Onları sevmek yeterli değil.Be loyal to women. Loving them isn't enough.
Kızlarınız kadınlara dönüştü.Your daughters have turned into women.
Kadınlara burada izin verilmiyor.Women aren't allowed here.
Tom kadınlara güvenmez.Tom doesn't trust women.
Sami bütün Müslümanların kadınlara şiddet uyguladığını düşünüyordu.Sami thought that all Muslims hit ladies.
Kimseye güvenmeyin, özellikle de kadınlara.Don't trust anyone, especially not women.
İran'daki kadın hakları, gelişmiş ülkelerdeki kadınlara göre sınırlıdır.Women's rights in Iran are limited compared to the women in developed nations.
Ürdün'de 2003'te kadınlara yönelik seyahat kısıtlamaları kaldırıldı.In Jordan, travel restrictions on women were lifted in 2003.
Demir Haç, en aryan çocukları doğuran kadınlara verildi.The Cross of Honour of the German Mother was given to the women who bore the most Aryan children.
Ayrıca, çalışan kadınlara izinli hakkı da talep edildi.It also called for the right to paid leave for working women.
Haziran 2018'den itibaren, Suudi Arabistan'da kadınlara araba kullanma hakkı verildi.Women were granted the right to drive in Saudi Arabia in June 2018.
Kadınlara olan aşırı zaafı yüzünden başı çeşitli dertlere girer.He is best known for his canvases depicting women in various settings.
Erkeklerde testosteron seviyeleri, kadınlara göre çok daha yüksektir.Male levels of testosterone are much higher than those of females.
San Marino'da kadınlara oy kullanma hakkı 1960 yılında verildi.Sammarinese women received the right to vote in 1960.
Goat, kadınlara ilgi duymaktadır ve eski ve hurda olan her şeyi sevmektedir.Bhide is always reminiscent of old days and loves antique things.
Böylece Azerbaycan, Doğu'da kadınlara oy hakkı veren ilk ülke oldu.Azerbaijan was the first country in the East that provided women with the right to vote.
James Bond bakışı, James Bond'un kadınlara davranışları gibi.For His Eyes Only: The Women of James Bond.
Kralın karşı çıkmasına rağmen, Groza hükumeti toprak reformu yaptı ve kadınlara oy hakkı tanıdı.Despite the King's disapproval, the first Groza government brought land reform and women's suffrage.
Amerika’da kadınların diğer kadınlara olan ilgisinde bir artış yaşanmıştır.In the US, there has been an increasing number of women developing an attraction for other women.
Şeritlerde gösterilen diğer kadınlar, bel uzunluğu kılı olan kadınlara göre kısa saçlı.Other women shown in strips are short haired as compared to the female who has waist length hair.
Onun aşkı ve tutkusu kadınlara ve doğaya karşıdır.That explains his love for animals and nature.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.In Greece, women obtained the right to vote in 1952.
Ancak yine Watson'ın bir sözü, Holmes'un kadınlara olan ilgisizliğini ortaya koyar.Watson believes this to be Holmes's attempt at humour.
Cemiyet, kimsesiz kızlara ve dul kadınlara yardım etme amacını benimsedi.The objective of the society was to assist helpless orphans and widows.
1913-1914 yıllarında halktan kadınlara hastabakıcılık kurslara açtı.During the years 1913–14, he organized nursery training courses for ordinary women.
Gebe kadınlara bu ilacı verirken dikkatli olunmalıdır.Caution is advised when administering this medication to nursing women.
Kadınlara ve paraya düşkündür ayrıca açgözlüdür.He becomes famous and also rich.
Charlie ve arkadaşı parkta kadınlara kur yapmaktadırlar.Charlie and his parents sleep on mattresses on the floor.
Kocalarını öldürmek isteyen kadınlara zehirli içecekler satmasıyla ünlüdür.She was famous for selling poison to women who wanted to murder their abusive husbands.
Gebe kadınlara bulaştığında bebeklerde anomaliler görülmesine yol açar.Women in need can leave their babies anonymously.
Sappho şiirlerinde, kadınlara karşı duygularından bahsetmiştir.At roughly the same time, Sappho's poems discuss her love for both men and women.
20 Ocak 1916 Perşembe günü, ikindi zamanı kadınlara, o günün gecesi erkeklere oynandı.On Thursday, January 20, 1916, matine performance was for women, soiree was for men.
Kadınlara oy hakkı verildi.Women were allowed to vote.