kadınlar ile cümle
kadınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uzundere (Uzun dərə), Azerbaycan'da erkek ve kadınlar tarafından oynanan geleneksel bir dans.C'est une danse très ancienne et très coutumière en Azerbaïdjan.
1985 yılında ilk kez kadınlar için üst düzey lig düzenlenmiştir.En 1985 le collège reçoit pour la première fois des filles dans les sections supérieures.
Seçim yasası değiştirilerek kadınların da oy kullanması sağlanır.La deuxième modification est la possibilité pour certaines femmes de voter.
Me Naiset (Türkçe: Biz Kadınlar), Helsinki, Finlandiya’da yayınlanan, Fince kadın dergisidir.Hymy est un magazine publié à Helsinki en Finlande.
Sözcük kadınlar için ise "wicce" şeklinde kullanılıyordu.On utilise le terme « vicomtesse » pour une femme.
Chuck kadınları çok seven çapkın birisidir.Moriyama est un séducteur aimant beaucoup les femmes.
Kadınlar mücevher takarlar ve kozmetik ürünler kullanırlardı.Elle crée une ligne de bijoux, ainsi que des produits cosmétiques.
Günümüzde kimono genellikle özel günlerde ve kadınlar tarafından giyilir.Elle est souvent vêtu d'un kimono, même en public.
Finlandiya'da kadınlara oy hakkı verildi.Le droit de vote est accordé aux femmes en Autriche.
Babalar Günü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ^ 2011.12 février : Journée internationale des enfants soldats 8 mars : Journée internationale des femmes.
Kadınlara oy hakkı verildi.Le droit de vote est accordée aux femmes.
Evli kadınların kocalarını terketmesi halinde "kalın" erkek tarafına geri ödenir.Les allocations familiales sont reversées directement à l'époux.
Kadınlar, güneşten korunmak amacıyla şemsiye kullanır.Un homme protège une demoiselle du soleil à l'aide d'une ombrelle.
Kadınlarda ise Joanna olarak kullanılır.Au féminin, Sardani est utilisé.
Konağın hanım ağasıdır ve en önemli kadınlarından biridir.La maîtresse de maison passe pour une des plus jolies femmes.
2006 yılı itibarıyla ortalama yaşam süresi kadınlarda 63, erkeklerde ise 62 yıl olarak tespit edilmiştir.L'espérance de vie à la naissance était de 63 ans pour les filles et de 62 ans pour les garçons en 2006.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Elle peint alors des personnages féminins.
2015 Elle Women in Hollywood Awards (ELLE, Hollywood'daki Kadınlar Ödülü)'da Yılın Kadını seçildi.Elle Women in Hollywood Awards 2015 : Lauréate du Prix de la Femme de l'année.
Ayrıca bu topluluğa kadınlar alınmamaktadır.De même, la société ne permettait pas à la femme d'y participer.
Kadınlar sutopu ilk kez programa dahil edildi.Le sabre féminin est au programme pour la première fois.
Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha yaygın rastlanır.Les femelles sont 4 fois plus nombreuses que les mâles.
1943 yılında Sovyet Silahlı Kuvvetleri'nde bulunan her 10 personelden biri kadınlardan oluşuyordu.En 1943, 4 équipes de 10 hommes forment un groupe de l'Armée secrète.
Beauvoir kadınların özgür olma yetilerini sınırlandıran somut bir durum içinde yer aldıklarını savunur.Beauvoir analyse dans cette partie les attitudes que les femmes adoptent souvent pour fuir leur liberté.
Windsor’un Şen Kadınları.Le nœud de cravate Windsor.
Kadınlar tarafından da icra edilmektedir.La distinction se confère aussi aux femmes.
1.2 milyar yoksulun %70'ini kadınlar oluşturuyor.11,7 % de personnes pauvres.
Çıplak ve çingene kadınlarla ilgili karakteristik resimleriyle tanındı.Il est connu pour ses photographies de mode et de nus féminins.
Kadınlar da erkekler de genelde bol giysiler giyerlerdi.Les femmes portaient souvent des tresses.
Kadınlar gerek iş bulma, gerek işten çıkarılma konusunda haksızlığa uğruyorlar.Ils sont tenus de ne pas les maltraiter ni les réduire en esclavage.
Mültecilerin %80'ini kadınlar oluşturuyor.Près de 80 % de ses membres sont des femmes.
Kadınlar da Silahlı Kuvvetleri'nde hizmet edebilir.Les femmes peuvent être armées.
Küçükler ve kadınlar söze karışmaz.Là aussi les hommes et les femmes ne se mêlent pas.
Dünya Kadınlar Günü nedeniyle mesaj yayınlamıştır.Les organisations de femmes diffusèrent l'information à propos de la Journée dans tout le pays.
Bu oran erkeklerde 65,74 yıl, kadınlarda 70,92 yıl kadardır.Elle est de 66,65 ans pour les hommes et de 70,04 ans pour les femmes.
Bu hastalık genellikle 40 yaşını geçmiş şişman kadınlarda görülür.Ce cancer survient le plus souvent chez la femme de 60 ans.
1920 - ABD'de kadınlara oy hakkı tanındı.En 1920, le droit de vote est accordé aux femmes.
Hamile genç kadınların sınırdışı edildikleri örnekler de yaşanmıştır.Elle était notamment fréquentée par les jeunes femmes enceintes.
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.Le costume traditionnel féminin est plus varié.
Azerbaycan'da kadınların statüsü son bin yılda büyük değişiklikler geçirmiştir.Les femmes en Azerbaïdjan ont joué un rôle important pendant des siècles.
Disk erkeklerde 2 kg, kadınlarda 1 kg ağırlığındadır.Le disque pèse 2 kg chez les hommes et chez les femmes il est plus petit et fait 1 kg.
Nijerya’nın Ulusal Hac Komisyonu’nda kadınların lideri olarak görevliyken hayatını kaybetmiştir.Elle est morte alors qu'elle était à la tête des femmes de la National Hajj Commission du Nigeria.
Erkek yoksa bu işleri kadınlar yapar.Les femelles s'y rendent sans les mâles.
Erkek ve kadınlar boncuklu tunik giyerler.Les hommes et les femmes portent des tabi blanches.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Wyoming Bölgesi: kadınların genel oy hakkı bulunmaktaydı.Le Wyoming est le premier État américain à accorder le droit de vote aux femmes.
3. yüzyıla ait olan Ağlayan Kadınlar Lahdi buna en güzel örnektir.Les fonts baptismaux du XIVe siècle sont l'élément le plus remarquable conservé dans l'édifice.
Bu durum kadınlara karşı tavırlarında kendini belli etmektedir.Elle est connue pour ses prises de position en faveur des femmes.
Kalaş kadınlar genellikle sık sık deniz kabukları ile işlemeli uzun siyah elbiseler giyerler.Les chevaux afghans portent souvent des couvertures très colorées et élaborées.
Kadınları da savaşa katılmıştır.Elle est également contre la guerre.
Kadınlar Manastırı (Beguinage).C'est un monastère de femmes (nonnes).
Din içerikli konuşmamın kadınlar üzerinde etkili olduğunu yüz mimiklerinden anlıyordum.Ceux qui me connaissent savent quelle haute opinion j’ai des femmes.
Şu an FIFA Kadınlar Dünya Sıralaması'nda 28. sırada bulunmaktadır.Elle occupe actuellement la 28e place au classement FIFA.
Bunun sonucu olarak da kadınların seçme ve seçilme hakkının kabulü gerçekleşmiştir.Elle s'investit surtout dans la campagne pour le vote des femmes et défend le droit d'élire et d'être élues.
Böylece kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahip oldular.Depuis qu’Israël a été créé, les femmes avaient le droit d’élire et d’être élu.
Tedavi amaçlı tüketim dışında Antik Yunanistan'da kadınların şarap içmesi hoş karşılanmazdı.Hors de ces applications thérapeutiques, la société grecque réprouve la consommation de vin par les femmes.
28 İsa bu kadınlara dönerek, “Ey Yeruşalim kızları, benim için ağlamayın” dedi.Le père, âgé alors de 93 ans témoigne : "Mes fils, ne pleurez pas sur les morts.
Bu oran erkeklerde %66,7 iken, kadınlarda %62,6 seviyesindedir.En ce qui a trait aux positions de gestionnaires, les hommes représentaient 62,2 % du total.
Müstakbel eşini faziletli kadınlar arasından seçecektir.Elle peut choisir son mari parmi ses prétendants.
Ahmet Kural, zaman zaman kadınlara uyguladığı şiddet haberleriyle basında yer aldı.Mandy obtient habituellement ce qu'elle veut par l'intimidation,.
Ayrıca, genç erkek çocukların sevdikleri kadınlara olan söylemidir.Parmi les trois amis, il est celui qui mentionne le fait qu'il aime les petites filles.
Ayrıca üstsüz kadınlar karnavalların bir özelliği haline de gelmiştir.Ces sociétés sont aujourd'hui une des caractéristiques du carnaval.