kadınların ile cümle

kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ev kadınların dünyasıdır, dünya erkeklerin evidir.The home is the woman's world, the world is the man's home.
Neden kadınların küpe takması tamam ama erkeklerin değil?Why is it okay for women to wear earrings, but not men?
Mary dünyadaki en zengin kadınlarından biridir.Mary is one of the richest women in the world.
Fadıl savunmasız kadınların nasıl bulunacağını biliyordu.Fadil knew how to spot vulnerable women.
Bazı kadınların asla doğum yapmamaları gerekir.Some women should never give birth.
Kadınların seçme hakkı vardır.Women have the right to choose.
Kadınların istediği şey budur.That's what women want.
İslam'da kadınların dışarı çıktıklarında başlarını örtmeleri gerekir.In Islam, women should cover their heads when they go out.
Kadınların veya bebeklerin size ne söylediklerini anlamada güçlük çekiyor musunuz?Do you have trouble understanding what women or babies say to you?
Kadınların penisi yoktur.Women don't have penises.
"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.It is made lawful for you to go in unto your wives on the night of the fast.
""Tuhaf" kadınların özgürleşme hikayesi".""Tuhaf" kadınların özgürleşme hikayesi".
May Stevens: Images of Women Near and Far Uzak ve Yakın Kadınların Görselleri .May Stevens: Images of Women Near and Far.
Kadınların onu ekranda görene kadar bekleyin ...Just wait til the women see him on screen ...
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.In his last letter, he complained about the way German women dressed.
Geleneksel yöntemler erkek ya da kadınların ihtiyaçlarını karşılamıyor.Traditional methods do not meet the needs of men or women.
(1900’lerin başlarında kadınların teleskop kullanmalarına izin verilmemekteydi.)(In the early 1900s, women were not allowed to operate telescopes.)
1981’de Dashu, kadınların tarihi programı Flashes from Our Past’ı yayınladı.In 1981, Dashu produced the women's history program Flashes from Our Past.
Suudi Arabistan dünyada kadınların araba kullanmasını yasaklayan tek ülkedir.Saudi Arabia is the only country in the world that prohibits women from driving.
Kadınların konumunun iyileştirilmesi bu reformun bir parçasıydı.The improvement of the position of women was part of this reform.
Savaş koşulları İsviçre'ye gidebilecek kadınların sayısını sınırladı.Wartime conditions limited the number of women able to get to Switzerland.
Kadınların yüksek güç ve otorite pozisyonlarına sahip olduğu durumlar vardı.There were instances where women held high positions of power and authority.
Kadınların uçak kullanmalarına izin verilir fakat havaalanına şoförle gitmeleri gerekir.Women are allowed to fly aircraft, though they must be chauffeured to the airport.
Birçok Arap ülkesi, kadınların ulusal seçimler için oy vermesine izin veriyor.Many Arab countries allow women to vote in national elections.
Dolayısıyla Chicago'da kadınların veya çekici kadınların hüküm giyemeyeceği görüşü ortaya çıktı.A lore arose that, in Chicago, feminine or attractive women could not be convicted.
Program, uluslararası kadınların müzik, haber ve kültürünü yayınladı.The program featured international women's music, news and culture.
Erken dönem resimlerinde erkeklerin ve kadınların eşit büyüklükte oldukları görülüyor.Paintings of the earlier eras show men and women as being of equal size.
Kadınların ebeveynlerininkilere benzer görünümleri var.They have similar looks as those of female's parents.
Kısa bir süre sonra kadınların o üniversitede katılımına dair kısıtlamalar yürülükten kaldırıldı.Soon thereafter, restrictions on women's participation in that university were rescinded.
Eşlerinin ölümünden sonra, Heruli kadınlarının kendilerini asarak intihar etmeleri beklenir.Following the death of their husbands, Herul women were expected to commit suicide by hanging.
Stewart kadınların haklarını savundu.Cody supported the rights of women.
Ardından kadınlar, kadınların bu kötü muameleden nasıl kurtulacağını tartıştılar.The demons left behind them the women who, like them, were part of the evil creation.
Uluslararası kadınların barış hareketinde aktiftir.She is active in the international women's peace movement.
İlk olarak, genç kadınların diyetleri nedeniyle adet düzensizlikleri yaşamaları muhtemeldir.First, younger women are likely to experience menstrual irregularities due to their diet.
Hem ahlakı, hem kadınlığı itibarıyla kadınların müstesnasıdır." demişti.The right to have equality, equality of men and women.’
Artık o küçük düşürülmüş kadınların intikam iblisidir.She seeks the revenge of the scorned woman.
Kadınların sağlık ve beslenme gibi birincil bakım hakkı vardır.Women have the right to primary care in terms of their health and nutrition.
Kadınların fendi sonunda galip gelmiş olur.Men Men Women Winners (in bold) entered the Medal Round.
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kadınların uluslararası bir turnuva fikri ortaya çıktı.After the First World War the idea of women's international games emerged.
UNFPA'nın 2010 yılı raporuna göre, KGM uygulanan kadınların %20'sine infibulasyon uygulanmıştır.According to UNFPA in 2010, 20 percent of women with FGM have been infibulated.
Kadınların, Arap ülkelerinde serbestçe dolaşmanın çeşitli zorluk dereceleri vardır.Women have varying degrees of difficulty moving freely in Arab countries.
Azerbaycan'da kadınların statüsü son bin yılda büyük değişiklikler geçirmiştir.The status of women in Azerbaijan has undergone several major changes over the past few millennia.
"Ulusların meselelerinde kadınların seslerinin çıkması gerektiğini açıklamak" olarak belirtilmiştir.To claim that women shall have a voice in the affairs of nations."
Adet döngüsünün farklı evreleri, kadınların ruh halleriyle ilişkilidir.The different phases of the menstrual cycle correlate with women's moods.
O dönem Kolombiya'da kadınların üniversiteye gitmesine izin verilmiyordu.Colombian women were not at the time permitted to attend University.
Erkeklerin takımı da 25 kişiden oluşabiliyordu, ama kadınların takımları 23 kişiden oluşabiliyordu.Men's rosters can be made up of 25 players, while women's rosters can consist of up to 23.
Kadınların eğitiminde erken bir feminist ve öncü olarak kabul edilir.She is regarded as an early feminist and pioneer in the education of females.
Biz onların erkeklerini öldürdk ve kadınlarını dul bıraktık.Against our will: Men, women and rape.
Kitaplar artık profesyonel aşçılara değil, burjuva ev kadınlarına hitap ediyordu.Books written then were no longer addressed to professional chefs but to bourgeois housewives.
Irak, Ortadoğuda kadınların eğitimine önem veren nadir ülkelerden birisidir.Iraq had been one of the few countries in the Middle East that invested in women’s education.
Ayrıca kadınların hem ev kadını olmaları hem de iş yerinde çalışıyor olmaları da konulaştırıldı.Hence, women are attacked both for being housewives and for working.
Bazı kültürlerde, erkeklerin ve kadınların ne giyeceğini dini kurallar belirler.In some cultures, sumptuary laws regulate what men and women are required to wear.
Çalışmalar, kadınların doğal afetlerden orantısız olarak etkilendiğini göstermiştir.Studies have shown that women are disproportionally impacted by natural disasters.
İsim olarak kullanımı Sapphire Afrikan Amerikalı kadınların kullandığı bir isimdir.Given names Sapphire is a popular given name for African-American females.
Kadınların %80 kadarı âdetten 1-2 hafta önce bazı semptomlar yaşadığını bildirmiştir.Up to 80% of women report having some symptoms during the one to two weeks prior to menstruation.
Bazı kadınların tecavüze uğramamak için intihar ettiği belirtilmektedir.That some women secretly want to be raped.
"Böylece yaşlı kadınların da hayallerinin gerçek olabileceğini görmüş olduk."So you know the old woman like the dream to come true.
Kadınların sağlık kontrolü düzenlidir.Women's Health Medicine.
Kadınların koruyucusudur.She is the protector of women.
Bu protestolar feminist kadınlarla Müslüman kadınların ilk teması sayılabilir.Such actions are considered some of the first marks of Muslim feminism.

İlgili Sayfalar