kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Αποτελούν ένα μίγμα επιρροών τόσο μοναδικό και ιδιοσυγκρασιακό όσο και η ίδια η γυναίκα.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Вони створюють суміш впливів настільки своєрідних та індивідуальних як сама жінка.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Те образуват смесица от влияния, толкова индивидуални и особени, колкото самата жена.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Это составляет набор воздействий, столь же индивидуальных и уникальных, как и сама женщина.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.כל זה יוצר תערובת של השפעות שהיא אינדיבידואלית וייחודית כמו האם עצמה.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.تشكل جميعها خليطا من التأثيرات بنفس القدر و الخصوصيّة التي تؤثر في المرأة نفسها.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.その妊婦と同じくらい 個性的で特有なものです 胎児はこれらを全て
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.As mulheres abraçavam-se, aos gritos... ...e a chorar, para que não as matassem.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Ich sah Frauen, die sich aneinander klammerten, weinten und schrieen, dass man sie umbringen sollte.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.I saw the women clinging to each other, crying and screaming at them not to kill them.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Jag såg kvinnor som grät och som klamrade sig fast vid varandra, de skrek åt dem att inte döda dem.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Láttam ahogy nők egymásba kapaszkodnak, sírnak és könyörögnek, hogy ne öljék meg őket.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Saya melihat para perempuan saling berpegangan menangis dan berteriak memohon agar tak dibunuh
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Videla som ženy, ktoré sa chúlili k sebe, nariekali a kričali, aby ich nezabíjali.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Vidi le donne attaccate le une alle altre che piangevano e urlavano loro di non ucciderle.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Widziałam jak kobiety trzymały się bardzo blisko siebie, płakały i krzyczały do nich, aby ich nie zabijać.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.Είδα γυναίκες να αγκαλιάζονται... να κλαίνε και να τους φωνάζουν να μη τις σκοτώσουν.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı."Видях жените, долепени една до друга, плачеха и им се молеха да не ги убиват.
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.ראיתי את האישה נצמדת לאחרת .בוכה וצורחת עליהם לא להרוג אותם
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.殺さないようにと 泣き叫んでいました 子供たちのために戦い 手放しませんでした
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Az egyik a nők beszédkeszsége.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Een ervan is de verbale vaardigheid van vrouwen.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Eine ist die Sprachfähigkeit der Frauen.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Ena je ženska govorna sposobnost.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.En av dem är kvinnors verbala förmåga.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Jedním z nich je ženská verbální zdatnost.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Jedným z nich je ženská schopnosť verbálnej komunikácie.
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.하나는 여성의 언어적인 능력입니다. 여성들은 말을 잘합니다.
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.Una de ellas es la habilidad verbal de la mujer, las mujeres sí que pueden hablar.
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.אחד מהם הוא היכולת הלשונית של נשים. הן מסוגלות לדבר.
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.واحدة منها هى قدرة المرأة اللفظية فالمرأة تستطيع الكلام
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.其中之一是女人嘅口頭表達能力。女人好講得。
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.正確な語を素早く見つけることができるという女性の能力
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Kobiety lepiej rozwijaja się werbalnie.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Le premier point est la capacité verbale de la femme.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Một trong số đó là khả năng nói chuyện của phụ nữ.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Uma delas é a capacidade verbal das mulheres.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Una dintre ele este abilitatea verbală a femeilor.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Una è l'abilità verbale delle donne.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Μια από αυτές είναι η ομιλία.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Одна з них - жіночі вербальні можливості.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Одна из них — женские вербальные способности.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Първата е способността на жените да се изразяват с думи.
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpEgyszer, amikor ott voltam és ezeket az asszonyokat hallgattam, néhány óra után Rosa Parks odafordult hozzám:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpIk zat een keer naar deze vrouwen te luisteren en na enkele uren draaide Mevrouw Parks zich naar mij:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpJednou takhle sedím a poslouchám ty dámy, a po pár hodinách se paní Parks otočí ke mně:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpKiedyś byłem tam i słuchałem ich rozmów, po kilku godzinach pani Parks zapytała:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüp하루는 제가 이 세분들의 대화를 약 두시간 정도 듣고 있었는데 파크 여사가 저를 보며
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpOch en gång när jag var där och lyssnade medan dessa kvinnor talade vände sig Ms.
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpUma vez, estava lá a ouvir aquelas mulheres a falar e a Sra. Parks virou-se para mim e disse:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpОднажды я был там, слушая этих женщин, и после пары часов мисс Паркс повернулась ко мне и спросила:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpובפעם אחת הייתי שם והקשבתי לנשים האלו מדברות, ואחרי כמה שעות גב' פרקס פנתה אליי
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpوفي أحد المرات كنت أستمع إليهن يتحدثن ، وبعد مايقارب الساعتين التفتت السيدة باركس نحوي
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüp数時間後 パークス氏はこちらを向き 「ブライアン "平等な正義"運動について教えて
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.우리는 아랍 여자의 사고방식은 인접한 이웃나라의 여자보다는 자국의 남자와 더 비슷하다는 것을 발견했죠.
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.מצאנו שנשים במדינה אחת דמו יותר לגברים באותה מדינה מאשר לעמיתותיהן הנשיות מעבר לגבול
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.وجدنا أن النساء في بلد واحد يشبهون أكثر الرجال في ذلك البلد من نظرائهم الإناث عبر الحدود.
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.男性同様な意見を持っていることが 分かりました 国によって差があるのです これが物語っていることは
"Biz Hindistan kadınlarıyız." Jesteśmy kobietami Indii.
"Biz Hindistan kadınlarıyız."우리는 인도의 여성들이다

İlgili Sayfalar