kadınları ile cümle
kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.Na ez az a női hozzáálás, amivel nem értek egyet.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.Nie rozumiem takiego punku widzenia.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.To je část ženského pohledu, se kterým nesouhlasím.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.- Това е тази част от женската гледна точка, с която не съм съгласен.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Come sapete, l'immagine di molte donne yemenite è molto nero coperte, donne con il velo.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Como sabes la imagen de muchas mujeres yemeníes es de mucho negro, mujeres cubiertas con velo.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.După cum știi, imaginea multor femei Yemenite implică mult negru și femei acoperite cu voal.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Jak víte, typický obrázek jemenských žen je černé oblečení, zahalené ženy.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Jak wiesz, dużo czerni charakteryzuje wiele Jemeńskich kobiet i zakryte chustą twarze.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.여성들의 이미지는 검정색으로 온몸을 가리고 베일을 쓴 것인데
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Som du vet, bilden av många jemenitiska kvinnor är en massa svart och täckta, beslöjade kvinnor.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Wie Sie wissen, sieht man viele jemenitische Frauen als schwarz gekleidete, verschleierte Frauen.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Zoals je weet bestaat het imago van veel Jemenitische vrouwen uit veel zwart en bedekte, gesluierde vrouwen.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Όπως γνωρίζεις, η εικόνα των γυναικών της Υεμένης είναι η μαυροντυμένη γυναίκα που καλύπτει το πρόσωπό της.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Ви вже знаєте, що більшість жінок носять чорний закритий одяг і паранджу.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Както знаете, представата за много от жените от Йемен е много черно и покрити, забулени жени.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Насколько Вам известно, многие йеменские женщины выглядяттак: море чёрной, закрытой одежды и паранджа.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.המראה של הרבה מהנשים התימניות הוא הרבה שחור ונשים מכוסות ומוסוות.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.ان الفكرة التي يأخذها العالم عن اليمنيات .. انهن يلتحفن بالسواد وانهن منقبات و مغطيات.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.覆われているのは 確かに真実です
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Ako viete, v občianskej vojne sú vždy najviac postihnuté deti a ženy.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Căci, aşa cum ştiţi, întotdeauna într-un război civil, cei mai afectaţi sunt sunt femeile şi copiii.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Como saben en una guerra civil los más afectados siempre son las mujeres y los niños.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Como vocês sabem, quando se está em guerra civil, quem mais sofre são as mulheres e as crianças.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.E come sapete, sempre, in una guerra civile, quelli più colpiti sono le donne e i bambini.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Jak wiecie, w wyniku wojny domowej zawsze najbardziej cierpią kobiety i dzieci.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.언제나 내전에서, 가장 영향을 받는 것은 여성들과 아이들입니다.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Nên chị biết đấy, trong bất kì cuộc nội chiến nào, người bị ảnh hưởng nhất là phụ nữ và trẻ em.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Sie wissen, dass in jedem Bürgerkrieg Frauen und Kinder am meisten betroffen sind.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Tehát, mint tudják, a polgárháború alatt mindig a nők és a gyermekek a legjobban érintettek.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Zoals u weet, hebben in een burgeroorlog de vrouwen en kinderen altijd het meest te lijden.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Как вы знаете, в гражданской войне всегда больше всего страдают женщины и дети.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Така че, както знаете, винаги в една гражданска война, тези, засегнати най-много [са] жените и децата.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Як вам відомо, завжди під час громадянської війни найбільше потерпають жінки та діти.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.תמיד במלחמות אזרחים, האנשים שהושפעו הכי הרבה הם נשים וילדים.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.دائماً في الحروب الأهلية، أكثر من يتأثر بها هم النساء والأطفال.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.いつも女性と子どもたちで 私たちの患者もほとんどがそうです。
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.조사에 따르면 여성의 74%는 부분적으로 유산이 자신의 잘못이라고 느꼈다고 말했습니다. 이것은 끔찍한 일입니다.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.74% מהנשים בסקר אמרו שההפלה שלהן, הן הרגישו, היתה חלקית באשמתן, וזה נורא.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.Iz raziskave izhaja, da 74 % žensk meni, da so za splav deloma krive tudi same, kar je grozljivo.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.V prieskume 74 percent žien povedalo, že cítili, že potrat bol sčasti ich vina, čo je hrozné.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.Výzkum ukazuje, že 74 procent žen tvrdí, že svůj potrat cítili jako svou chybu, což je strašné.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.За даними дослідження, 74% жінок сказали, що відчувають свою часткову провину у викидні, і це жахливо.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.وفي استطلاع للرأي وجدنا ان 74% ممن .. خضن عملية الاجهاض .. شعرن ان ذلك كان خطأئهم نوعا ما .. وهذا امرٌ فظيع
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.流産の原因の一部は自分にあると感じています ひどいことです さらに 22%の女性が
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Azok a vegyes hatások érik, ugyanolyan egyedi és sajátos formában, mint a nőt magát.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Chúng là một chuỗi ảnh hưởng mang đặc tính cá nhân như bản thân của người phụ nữ.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.De skaber en blanding af påvirkninger der er lige så individuelle og særegne som selve kvinden.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Es entsteht eine Mischung von Einflüssen, die so individuell und eigenartig sind, wie die Frau selbst.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Formam uma mistura de influências tão individual e idiossincrática como a própria mulher.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Formano un miscela di influenze tanto individuali ed idiosincratiche quanto la donna stessa.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Hal itu menciptakan berbagai pengaruh yang unik dan istimewa seperti wanita itu sendiri.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Jsou směsí podnětů individuálních a jedinečných jako žena sama.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.이런 것들은 그녀 자신 만큼이나 개인적이고 특유한 여러 영향의 조합을 만들어 냅니다
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Se formează un amestec de influenţe la fel de unice şi idiosincrasice ca femeia însăşi.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Skupaj sestavljajo mešanico vplivov, ki so tako edinstveni in posebni kot ženska sama.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Todo constituye una mezcla de influencias tan singulares e idiosincráticas como la mujer misma.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Vytvárajú celú zmes vplyvov, ktoré sú rovnako individuálne a osobité, ako samotná žena.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Wszystko to stanowi mieszaninę wpływów tak indywidualnych i specyficznych jak sama kobieta.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Ze vormen een mengeling van invloeden die even individueel en eigenaardig zijn als de vrouw zelf.