kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Artık o küçük düşürülmüş kadınların intikam iblisidir.והם חוטפים על הראש מהממונים על הנקמה הפרטית הזאת.
Martin'in maceralarında ona sık sık eşlik eden güzel kadınları çok kıskanır.חברתה הטובה ביותר של ברברה, מגחכת לעיתים קרובות.
Bunun bir işareti olarak, parti kadınları kabul etmeye başladı.В знак за това, партията започва да приема жени.
Dresselhaus ayrıca kadınların fizik gibi alanlara katılımını arttırmak için de çok büyük çaba sarf etti.Дреселхаус отделя много време и усилия за подкрепата на участието на жени във физиката.
Kadınların yüzsüz maskeleri (ellangualek arnartaq yurarcuun) de vardır.Ще имат там пречисти съпруги.
Bazı kültürlerde, erkeklerin ve kadınların ne giyeceğini dini kurallar belirler.В някои култури сумптуарни закони регулират това, което мъжете и жените са задължени да носят.
Kadınların koruyucusudur.Смята се за закрилничка на жените.
Labrys lezbiyen ve feminist örgütlerin bir dizi 1970'li yıllarda kadınların sembolü olmuştur.През 1970 лабрисът е приет като символ на много лесбийски и феминистки организации.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.Едната жена държи книга и меч, а другата цвете.
Türkevi köyünün kadınları yolu kapadılar.До селата са резервите на турците.
Evli kadınları bile ayartmış.Празнували преди всичко омъжените жени.
1915 - ABD Temsilciler Meclisi, kadınların da oy kullanması yönündeki kanun teklifini reddetti.1915 г. – В Конгреса на САЩ е отхвърлено предложението за даване на избирателни права на жените.
Kadınların üstlükleri daha uzundur.Женските са по-дълги.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Wyoming Bölgesi: kadınların genel oy hakkı bulunmaktaydı.1869 г. – В щата Уайоминг жените получават право да гласуват.
1989 yılında İçişleri Bakanlığı kaymakamlık sınavlarına kadınların da katılabileceğini açıkladı.През 1983 година този акт е разширен да включва и бездомни жени.
Erkeklerin girip çıkabildikleri bölüme selamlık, ailedeki kadınların yaşadığı bölüme de harem/haremlik denir.Например думата за морж звучи при мъжете rərkə, а при жените tsətsə.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.Днес лабрисът често се използва като символ на феминизма и женската хомосексуалност.
Zulma ona bunun kadınların bir ortak sorunu olduğunu söyler.Холмс предполага, че това може да бъде свързано с някакво тайно общество.
Dergi, genellikle çalışan Mısırlı kadınları hedef almaktadır.Името, което е отбелязано е това, което най-често се среща в египтоложките трудове.
Kadının üstte olduğu seks pozisyonu erkekler üzerinde kadınların hâkimiyetini gösterir.И секс индустрията подсилва идеята за мъжка собственост над жените.
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.По-късно привържениците първоначално нямат такива контроли.
Bunun sonucu olarak da kadınların seçme ve seçilme hakkının kabulü gerçekleşmiştir.На жените е дадено правото да гласуват и да бъдат избирани.
Kadınların 1500 metre koşmalarına 1972 Yaz Olimpiyatları'nda izin verildi.В дисциплината бягане на 1500 метра участва в Олимпиадата в Мюнхен през 1972 година.
Suudi Arabistan dünyada kadınların araba kullanmasını yasaklayan tek ülkedir.Saudijska Arabija bila je posljednja zemlja u svijetu, koja je ženama zabranjivala vožnju automobila.
Ardından kadınlar, kadınların bu kötü muameleden nasıl kurtulacağını tartıştılar.Druge supruge Kakuhihewe bile su Kaakaualani (sin Kauakahinuiakakuhihewa) i Koaekea (sin Kalehunapaikua).
Uluslararası Kadın Derneği tarafından 20. yüzyılın en ünlü kadınlarından biri olarak gösterildi.Međunarodna udruga žena nominira ju kao jedna od najpoznatijih žena u 20. stoljeću.
Kadınların üç tane kadınsı giysi giymeleri gerekiyordu, ve eğer bu giysileri giymedilerse tutuklanırlardı.Od žena se zahtijevalo da nose tri komada ženske odjeće, u protivnom su bile uhićene.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Pisanice su bojale djevojke.
Top 100 En Güçlü Arap Kadınları 2015 listesinde 3. sırada yer aldı.Bila je na 3. mjestu na popisu Top 100 najmoćnijih arapskih žena 2015.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.U Hrvatskoj vojsci ženama je dozvoljeno ravnopravno sudjelovanje s muškarcima.
Yaşı ne olursa olsun tüm kadınların erkek bir velisi olmalıdır.Sve žene, bez obzira na dob, moraju imati muškog skrbnika, obično oca ili supruga.
Feminist temalı şarkının sözleri kadınların güçlendirilmesi hakkındadır.Pjesma "Praktična žena", šalje snažnu poruku protiv nasilja nad ženama.
Nakış tasarımları, köy kadınlarının sosyal statüsünü belirlemektedir.Bogatstvo i varijacije izvezenih dizajna određuju društveni status seoskih žena.
Bu türlü soylu kadınların tehlikeli kişiler olduklarını bildirir.Pripadnici ovog plemena očito su opasni ratnici.
Bu kadınların önde geleni Lagertha'dır.Glavna među njima bila je Lagertha, ključna za pobjedu.
Muzip tavırları, kimseye benzemeyen kendine has duruşu O’nu diğer “mafya” kadınlarından ayırır.Populističke mjere i imidž "običnog čovjeka" ga razdvajaju od ostatka kineske političke elite.
Savaşan devletlerin tüm halkı savaşın içinde; sadece erkekleri değil, kadınları ve çocukları da.Građani nemaju neposrednog dodira s tijelima konfederacije, već samo države članice i njihova tijela.
Suudi Arabistan dünyada kadınların araba kullanmasını yasaklayan tek ülkedir.Táto krajina je pritom jediná na svete, kde ženy nesmú riadiť auto.
Feminist temalı şarkının sözleri kadınların güçlendirilmesi hakkındadır.Pieseň má feministický tón a texty hovoria o posilnení postavenia žien.
Kadınları etkilemek için en sık kullandığı replik "How you doin'?"dir.Na zvádzanie žien často používa frázu „Ako sa máš?“.
Orta ve üst sınıf kadınları temsil eden bir dergidir.Chceli, aby v parlamente mali zastúpenie len stredné a vyššie vrstvy.
Ülke genelinde kadınların ortalama ömrü 43 iken, erkeklerde 44'tür.Dĺžka života je u mužov priemerne 43 rokov, u žien 47.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Autá tu totiž nesmú jazdiť.
Kadınların daha etkin olarak yönetimde bulunmasını sağladı.Dominujúce postavenie prislúchalo ženám.
Aramızda kadınlarımız da yok ki tartışmayı önlesinler.Prehlasujeme, že medzi nami takí nie sú, ktorí Ťa neposlúchajú.
Bu örgütlenme kadınların ilk örgütlenmesiydi.Bolo to prvé spoločné podujatie mužov a žien.
Erkekler kadınların düğününü izleyemez.Nebudeš pozerať po manželkách svojich priateľov.
Lorde'ye göre ırkçı politikayı bitirmek için siyahi erkek ve kadınların arasındaki kavganın bitmesi gerekiyor.Podľa žalobcov chcel Manson vraždami rozpútať rasovú vojnu medzi bielymi a čiernymi Američanmi.
Hıristiyan elit kadınları tarafından da giyiliyordu.Tie nosili aj slobodné ženy.
Zamanının en gözde kadınlarından birisidir.Patrila k najvzdelanejším ženám svojej doby.
Seçim yasası değiştirilerek kadınların da oy kullanması sağlanır.Svoje rozhodnutie môže volič meniť.
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.Ženy sem však nemali prístup.
Özellikle kadınların bu sahadaki faaliyetleri çok büyük rağbet görmektedir.Aj preto malé a stredné podniky využívajú hlavne tento typ prieskumov.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Nebojte sa fotografovať farebne.
Görev sırasında izin günlerinde hayat kadınlarıyla beraber oluyordu.Cez prázdniny sa cestovalo na dovolenky vlastným autom.
Sultan, veba salgınından kurtulmak ümidiyle kadınların sokağa çıkmasını yasakladı.Úrady dokonca v snahe zabrániť šíreniu chorôb zakázali ľuďom pľuť na uliciach.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Nihče ni ostal živ, ker nismo prizanesli niti ženskam niti otrokom«.
Böylece kadınların davranışlarının erkeklerin kontrolü altında olması meşrulaştırılmaktadır.Nastalo je iz potrebe, da moški nadzorujejo žensko delo.
Kadınları esas giysisi üç etek zıbındır.Ženske obleke so se razlikovale po treh ravneh.
Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.Med mrtvimi domačini pa so bile tudi ženske.

İlgili Sayfalar