kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Süreya, beraber olduğu kadınları kıskanırken kendisi evliyken kaçamak yapmıştır.^ 諸葛誕の反乱後も、他家に嫁いでいたことを理由に連座を免れていた。
Tecavüze uğrayan kadınların sayısının 200’ü aştığı tahmin edilmektedir.輪姦された女性の数は数百人以上に上る。
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.前述のように前者は「侯」と訳されることが多い(「公」と訳すこともある。
Titian'ın kadınları peridir.滕胤の族子に当たる。
Avrupalı kadınları kendi hayatlarında bir yama olarak görür.ユリカらからは妹のように扱われている。
Sinemada hep güçlü kadınları canlandırdı.市内に常設映画館が復活。
Kadınların rahat bırakmadığı adam.子供が生めない女性の話。
Üfürükçülük yapar, Evde kalmış yaşlı kadınların kısmetini açar.不良老人で、入居してた老人ホームで夫婦で入居した老女に手を出し追い出される。
Kadınların, kadın ve erkek herkes için örnek olmaları gerektiğine inanır.女性も男性もその他も全てイケると豪語する。
Kadınların Sınıfı: Ücretli Ev Hizmetleri Bağlamında Kadın Öznelliğinin Kurulması.…Category:金融機関の無料提携サービスを参照。
Beni Müstalik Kadınları ve çocukları esir düştü.女性や若年層を収監。
Asya'daki ASAA kadınları.アジア系の女性だとみられる。
Zulma ona bunun kadınların bir ortak sorunu olduğunu söyler.原因は彼の派手な女性関係だといわれている。
""Tuhaf" kadınların özgürleşme hikayesi".『よっしゃ、これからは婦人の解放や』と決意。
Erkeklerin, kadınlarına adet döneminde yaklaşmazlar.また既婚者であっても一般的に渡航に家族を伴っていない。
Devlet, kadınların boşanmaları gibi birçok konuda kadınlara haklar verdi.後者は離婚の際の親権など、女性に多くの基本的権利を与えるものであった。
Doktorlardan alınan olaylar ile bu kadınların hikâyeleri aktarıldı.そんな経緯から女人の物語は綴られていた。
Kadınların adet döngülerinin gelişmesini sağlar.成人女性に変身するのは、それが理由である。
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.そこで一昔前の噺家がこのようにすることはまずなかったのである。
Üniversite, geçmişte bir erkek üniversitesi olup günümüzde kadınları da kabul etmektedir.かつては女子短期大学だったが、現在は男女共学である。
Başlangıçta insan gücüyle sürülen tobagganlar erkeklerin önden çekip kadınların da arkadan ittiği kızaklardı.荷物が重い場合は、ひくと同時に後ろから人間が押す。
Köylü kadınların biri "Turiddu öldürüldü." diye bağırır.「トゥリッドゥさんが殺された」(“Hanno ammazzato compare Turiddu!
Kadınların genellikle piyade eğitimi yoktu.通常は海軍兵学校卒業者が軍医になることはない。
Daha sonra, o yardımcıları gibi diğer kadınları eğitmeye başladı.后来,她开始培训其他女助手。
Erkeklerin, kadınlarına adet döneminde yaklaşmazlar.有故官不能歸者,妻子多鬻為奴。
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.拉賈維認為女子應該與男子享有平等的地位。
Kadınların koruyucusudur.她是婦女的保護者。
Ayrıca diğer kabilelerin kadınlarını da köle yapmışlardır.他们还抓其他部落的女人来做自己的奴隶。
Artık o, Kurtuluş Savaşı'nın cefakar kadınlarından Halime Kaptan'dır.鄴民大歡喜,殘害人命的陋習「河伯娶妇」從此消失。
Padişahların Kadınları ve Kızları (3 bas.).具慶下,妻王氏,繼妻張氏;弟道行,子嗣三。
Fakat orada hala su birikintisi vardı ve civar evlerin kadınları çamaşırlarını burada yıkarlardı.昔時橋下有水流經,有婦人會在這裡洗衣。
Bu yasa tüm kadınları kapsar.此法限制女性繼承。
Ulusal Kadınların Tarihi Projesi.” 《女真民族史》
Avrupalı kadınları kendi hayatlarında bir yama olarak görür.他们的父亲一般认为是生主迦叶波。
Sarayın bir diğer tarafında Haly İtalyan kadınlarını öven bir şarkıya koyulur.在皇宮內另一個角落,Haly 正在唱著讚美意大利女人的歌曲 'Le femmine d'Italia'。
Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.梅菲斯托菲勒斯和浮士德来到花园跟她们见面,并与她们调情。
"Şüphesiz, seçim gününde oy vermeye giden kadınların durumu, Kerbela'ya giden Zeynep'in durumu gibidir."”,在職期間,重用清議之士,如范滂、袁忠等日後遭到黨錮之禍的名士。
Bilim kadınlarını desteklemek için bir vakıf da kurmuştur.學會也贊助年輕科學家。
"Çalışmalarımın gizli yıkıcı amacı, lezbiyenlerin değil, kadınların normal insan olduğunu göstermek.“我作品的秘密颠覆性目标是表明女性,而不仅仅是女同性恋者,都是普通人。
Kadınların %80 kadarı âdetten 1-2 hafta önce bazı semptomlar yaşadığını bildirmiştir.高達80%女性曾表示在月經開始前出現部分症狀。
Kadınların çok sevdiği, güzel davranışlarla etlileyen, çileci görünümü dokunan.是個喜歡偷摸漂亮女性屁股的色老頭。
Seçim yasası değiştirilerek kadınların da oy kullanması sağlanır.提议的选举改革包括在内 妇女的选举权。
Diğer harekâtçılar kadınları tutarak oradan uzaklaştırırken, bir kısmı da bin Ladin'i göğsünden vurdu.曾數度與「冥王星」的成員交手,雖曾擒拿塞伯拉斯但後來卻被其逃脫。
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.婦女也有不同類型的禮服。
Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.凡禁地人命,亦皆有事件。
Kadınların rahat bırakmadığı adam.歷問諸女無肯從命。
Aynı şekilde kadınların eşlerinin isimlerini almaları da mümkün kılındı.相对於宅男,有相似生活习惯的女性則被稱為宅女。
Üniversite, geçmişte bir erkek üniversitesi olup günümüzde kadınları da kabul etmektedir.過往是一所男校,近年開始招入女生。
Yaşlı kadınların hayat hikâyesini anlatan ödül almış duygusal bir filmdir.这是一部关于老年妇女的生活纪录片。
UNFPA'nın 2010 yılı raporuna göre, KGM uygulanan kadınların %20'sine infibulasyon uygulanmıştır.根據聯合國人口基金會於2010年的調查顯示,20%接受女陰殘割的女性被施行縫陰手術。
Erkekler kadınların düğününü izleyemez.男人不能与自己家族中的女人结婚。
Erken dönem resimlerinde erkeklerin ve kadınların eşit büyüklükte oldukları görülüyor.我记得我问为什么男子和女子的奖金不相同。
Ancak bunun nedeni, kadınların işgücüne daha az katılması.这在一定程度上是因为女性退出了劳动力。
Özellikle Kadınların geleneksel giyimi ihramdır.一般穿著女僕裝。
(Dünyanında en uzun kadınlarından biri).於諸女中最為殊勝。
Ardından kadınlar, kadınların bu kötü muameleden nasıl kurtulacağını tartıştılar.在近世以後,亦可指町家(日语:町家)的妻室。
Bu, Umutsuz Ev Kadınları'ndaki karakterlerin bir listesidir.我猜想人們會對我的宅女性格而感到驚訝。
İsrailli kadınların mecburi hizmet süresi 2 yıl olup erkeklerin 3 yıllık hizmet süresinden daha kısadır.男性的義務役役期是三年,女性則是兩年。
Giden kadınlar ve kadınları götüren arabacılar şiddetle cezalandırılacaklardır" denilmekteydi.破得者,若破他國奪得作婦,復有自國反叛誅罰得者,是名破得。
Akıllı, bilgili ve eğitimli olan Ani Hatun, "Hace-i Zenan (Kadınların Hocası)" lakabıyla anılmıştır.” 王戎善於清談,知者謂其“超然玄著”,以精辟的品評與識鑑而著稱。

İlgili Sayfalar