kadına ile cümle

kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama kutsal şehir Kudüs'teki görüntüsü tam bir kadına benziyordu.The Intifada broke the image of Jerusalem as a united Israeli city.
Bunlar yetişkin bir kadına, yetişkin bir erkeğe ve genç bir kıza aittir.Each contains a paralysed spider and an offspring of the adult female.
22:16 Kadına tecavüz eden onunla evlenmeli Deut.22:15-16 The rapist must marry his victim if she is unwed — Deut.
3. sezonda ise karısından çoktan ayrılmış ve Daphne adında bir kadına aşık olmuştur.It is revealed in series 2 that his wife has left him for a woman named Ruby.
Kadına; “Sabredin” dedi.He paused, then said, "may you rest in peace."
Severin sevdiği kadına adeta tapıyor.He silently helps the person he likes.
Ve SüngerBob; orada duran bir dondurmacı kadına doğru gider.Pokwang as Amy - a woman who gave ice cream in a church choir.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.A soldier spots a white woman.
Görümce, kadına göre kocasının kız kardeşi.Sadly, one of these people is Sister Husband.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.He breaks into a home and hides in a little girl's room.
Ve güzel kadına bakın, o benim büyükannem.And look at the beautiful woman, she is my grandmother.
Demek bu kadına borçlusun?So, now... you owe that woman?
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.It shows the systematic discrimination and biases in the Indian society against women.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.So it took him 10 minutes less to reach her this time.
Yani kadına saat 5:50'de varır.So he reaches her at 5:50.
Kadına yaklaşıp sordu:And he went to the wife and said,
"Neden geldin?" Diye garip bir kadına söyledi."Why did you come?" she said to the strange woman.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.My gaze went to another young woman as she wiped the face of another dying person.
Geçen yıl bir Katar'lı film yapımcısı kadına sahip değildik.Last year we didn't have one Qatari woman filmmaker.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.So we just walked around, and we met a woman, and I showed her my book.
Ama almak için, bir kadına imzalatmaları gerekiyordu.But to get it, they would have to [get] it signed by one of the women.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.So clearly, her clothes were lent to various different women.
O yüzden bu stüdyoyu kurdun. Soğuk balçığı, yaşayan, nefes alan bir kadına tercih ediyorsun.That's why you built this studio. you prefer cold clay to a living, breathing woman.
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.I always thought being blind would repel most women.
Oh, Ruanda'da 100 günde yarım milyon kadına tecavüz edilmiş.Oh, half a million women in Rwanda get raped in 100 days.
Kadına karşı şiddetin dorukta olduğu bir ülkedeIn a country ravaged by violence against women,
Ve bütün bu söylediklerim kadına doğru geldi.And it all makes sense to her.
Benim gibi bir kadına ihtiyaç duyan bir adamdır.He's the kind of man needs a kind of woman like me
Tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyan bir adamdırHe's the kind of man needs a kind of woman like me.
Tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyan bir adamdır.He's a man that needs a woman just like me.
Şimdi şuradaki kadına dikkat edin.Now pay attention this woman here.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım.I was once in love with a woman called Sara. No!
Bir kadına öyle dokunmayı bırak!Don't touch a woman like that!
Annem biraz Tom ve Jerry'deki kadına benzerdi.My mother was like the woman in Tom and Jerry.
Kadına "bu kim?" diye sordum.When I asked, "Who is that?"
Ve lezbiyen cemiyetinde ise büyük, irikıyım, kaslı, kıllı kadına lezbiyen deniyor. harika bir şey.A big, burly, muscular, hairy woman is called a Lesbian. so that's awesome.
Benim kişilikli bir kadına ihtiyacım var.I need a wife with character.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.We owe an incredible debt of gratitude to these two women.
İkinci sırada oturan kadına bak, hiç fena değil.Look, the woman seated in the second row isn't bad.
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'You need to give a lollipop to the beautiful woman next to you.'"
"Şu çılgın kadına bakın."That crazy woman.
Bir kadına anlatın.Tell a woman.
Ram Timari Devi, bu kadına bakınLook at this lady, Ram Timari Devi, on a grain bin.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.And so look at her.
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."You have maligned a great woman."
Normal bir rus kadına arabayı parçalarına ayırmak hiç sorun değil. " TAMPON İSTİYORUM! "Normal bir rus kadına arabayı parçalarına ayırmak hiç sorun değil. " TAMPON İSTİYORUM! "
Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisinde yaşayan Delila adında bir kadına aşık oldu.It came to pass afterward, that he loved a woman in the valley of Sorek, whose name was Delilah.
Krala git ve ona söyleyeceklerimi ilet.›› Sonra kadına neler söyleyeceğini bildirdi.Go in to the king, and speak like this to him." So Joab put the words in her mouth.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.He devours the barren who don't bear. He shows no kindness to the widow.
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,"If my heart has been enticed to a woman, and I have laid wait at my neighbor's door,
Gençliğimden beri öksüzü baba gibi büyütmedimse, Doğduğumdan beri dul kadına yol göstermedimse,(no, from my youth he grew up with me as with a father, her have I guided from my mother's womb);
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Don't let your heart turn to her ways. Don't go astray in her paths,
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.When the Lord saw her, he had compassion on her, and said to her, "Don't cry."
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.He said to her, "Your sins are forgiven."
İsa ise kadına, ‹‹İmanın seni kurtardı, esenlikle git›› dedi.He said to the woman, "Your faith has saved you. Go in peace."
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Now concerning the things about which you wrote to me: it is good for a man not to touch a woman.
Gerek azından gerek çoğundan (hem erkeğe, hem de kadına) bir hisse ayrılmıştır.Be it large or small a legal share is fixed.
Mirasçılar, aynı şartlar dahilinde erkek ve kız kardeşlerse erkeğe, kadına nispetle iki pay verilir.But if he has both brothers and sisters, the male will inherit a share equal to that of two females.
İpliğini iyice büktükten sonra onu söken kadına benzemeyin.And do not be like her who untwists her yarn having spun it into durable thread.
Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür).O People who Believe!
İlgili Sayfalar