kadına ile cümle

kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ملعون من يعوج حق الغريب واليتيم والارملة. ويقول جميع الشعب آمين.
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.向 寄 居 的 、 和 孤 兒 寡 婦 、 屈 枉 正 直 的 、 必 受 咒 詛 . 百 姓 都 要 說 、 阿 們
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.向 寄居 的 、 和 孤兒寡婦 、 屈枉 正直 的 、 必 受 咒詛 . 百姓 都 要 說 、 阿們
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Así que claramente prestaron sus vestidos a diferentes mujeres.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Cho nên rõ ràng là quần áo của người vợ được đưa cho nhiều người phụ nữ khác.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Claramente, as suas roupas foram emprestadas a diferentes mulheres.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Deci hainele ei erau împrumutate mai multor femei.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.De kleding werd dus uitgeleend aan andere vrouwen.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Det er tydeligt, at hendes tøj blev udlånt til flere forskellige kvinder.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Evidentemente i vestiti che lei indossava furono prestati a molte altre donne.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Ihre Kleidung wurde also eindeutig an verschiedene Frauen verliehen.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Jadi sudah jelas pakaian istrinya dipinjamkan ke beberapa wanita.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.그러니까, 부인의 옷을 다른 여인들에게 빌려준거죠.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Manifestement, elle prêtait ses vêtements à d'autres femmes.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Takže zjevně, její oblečení půjčoval mnoha jiným ženám.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Tehát világos, hogy ezeket a ruhákat kölcsönadták más asszonyoknak is.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Uppenbarligen lånades hennes kläder ut till diverse olika kvinnor.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Widać, że jej ubrania pożyczane były różnym modelkom.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Έτσι είναι προφανές, δάνειζε τα ρούχα της σε πολλές διαφορετικές γυναίκες.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.З цього робимо висновок, що її речі позичалися іншим жінкам.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Из этого становится ясно: её вещи заимствовали другие женщины.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.Ясно е, че дрехите на съпругата са давани на заем на различни модели.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.אז ברור שבגדיה הושאלו לנשים שונות.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.وهو واضح جداً بأن ملابسها كانت تستعار من قبل نساء متعددات
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.ですから真珠の耳飾りも
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.Det tog det ham 10 minutter mindre at nå hende den her gang.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü. Peki normalde onu kaçta alıyor?Entonces, a él le llevó 10 minutos menos llegar hasta su mujer en esta ocasión.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.Quindi ci ha messo 10 minuti in meno a raggiungerla questa volta.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.남편이 베브를 만난 건 운전한 지 t-10분이 지난 후였습니다
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.Tehát 10 perccel kevesebb idejébe telt odaérni a feleséghez.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.Tentokrát tedy potkal Ron Bev o 10 minut dříve než jindy.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.Tentoraz teda stretol Ron Bev o 10 minút skôr ako inokedy.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.To zabrało mu 10 minut mniej, aby do niej dotrzeć w tym czasie.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.Така са му трябвали 10 минути по-малко, за да стигне до нея по това време.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.То есть это заняло у него на 10 минут меньше чтобы забрать ее
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.だから何時に彼は彼女に会いましたか?
Yani kadına saat 5:50'de varır.그들이 만난 시각은 5:50이 됩니다
Yani kadına saat 5:50'de varır.Han møder hende klokken 5:50.
Yani kadına saat 5:50'de varır.Hoy la recoge 10 minutos más temprano. Por tanto la recoge a las 5:50.
Yani kadına saat 5:50'de varır.Potká ji tedy v 5:50 hodin.
Yani kadına saat 5:50'de varır.Quindi la raggiunge alle 5:50.
Yani kadına saat 5:50'de varır.Stretne ju teda o 5:50.
Yani kadına saat 5:50'de varır.Tak więc on spotyka ją o godzinie 5:50.
Yani kadına saat 5:50'de varır.Tehát 5:50-re ért oda a férj a feleséghez.
Yani kadına saat 5:50'de varır.Значит в 5:50
Yani kadına saat 5:50'de varır.Пристига при нея в 5:50.
Yani kadına saat 5:50'de varır.今、質問は、彼女が何分歩いたかです。
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'Cậu cần phải tặng chiếc kẹo này cho người đẹp đang đứng cạnh cậu đấy.'"
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Debes entregarle una golosina a la bella joven que está parada al lado tuyo".
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Devi dare un lecca-lecca alla bellissima donna accanto a te".
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Du måste ge en klubba till den vackra kvinnan närmast dig."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'Du musst der wunderschönen Frau neben dir einen Lolli geben.'"
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Ezt a nyalókát a melletted álló csodaszép hölgynek kell adnod."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"" Il faut que tu offres une sucette à la belle femme qui est à coté de toi. "
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'Jij moet een lolly geven aan de mooie vrouw naast jou.'
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'당신, 옆에 있는 아름다운 아가씨께 사탕을 주셔야겠어요' 라고 말했어"
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Musíš té překrásné dívce, co stojí vedle tebe, dát lízátko."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Tens que dar um chupa-chupa à bela mulher que está ao pé de ti".
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Tolong berikan permen loli ini kepada sang wanita cantik di sebelahmu."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Toto lízatko musíš dať tej krásnej slečne, čo stojí vedľa teba."
İlgili Sayfalar