kadına ile cümle

kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:In jaz sem bila že tako izmučena, da sem jo pogledala in rekla:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Jeg er så udkørt på det her tidspunkt af mit liv, at jeg ser på hende og faktisk siger:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:전 이 시기에 너무 지쳐있던 때라 그녀를 보면 전 실제로 이렇게 말했습니다.
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Och vid den här tiden var jag så utsliten att jag tittade på henne och sade:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Und ich bin so erledigt an diesem Punkt in meinem Leben, Ich sehe sie an und ich sage tatsächlich,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Và lúc này tôi rất mệt mỏi. Tôi nhìn cô ấy và nói rằng
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Yksinkertaisesti väsähdän, katson häneen ja sanon
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Y me siento tan agotada en ese momento de mi vida, que la miro y digo en realidad,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Κι ήμουν τόσο κουρασμένη σ' εκείνο το σημείο της ζωής μου, που την κοιτάω και της λέω,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:І я настільки виснажена у той момент, що я дивлюся на ту жінку і ледь не кажу:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:По това време се чувствах толкова изстискана, погледнах я и казах:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:У меня в то время был период морального истощения, я посмотрела на неё и так и сказала:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:ואני כה סחוטה בשלב הזה של חיי, אני מביטה בה וממש אומרת,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:وكنت منهكة في هذه المرحلة من حياتي، نظرت اليها وقلت،
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:ガンと見て 言っちゃっいました 「あれはスピリチュアルな目覚めだったわ」
Ve kadın erken geliyor, yani yürüyecek, yani kocasının kadına yetişmesi daha kısa bir zaman alacak.En wanneer moest hij weggaan van huis? Wat was zijn vertrektijd?
Ve kadın erken geliyor, yani yürüyecek, yani kocasının kadına yetişmesi daha kısa bir zaman alacak.Eu vou fazer isso em vermelho. Ele sai às 6:00h menos t, certo?
Ve kadın erken geliyor, yani yürüyecek, yani kocasının kadına yetişmesi daha kısa bir zaman alacak.베브는 일찍 도착했고 집으로 가는 방향으로 걷기 시작합니다 그러면 보통때 보다 아내를 더 일찍
Ve kadın erken geliyor, yani yürüyecek, yani kocasının kadına yetişmesi daha kısa bir zaman alacak.そのため、 彼が彼女に会う時間が早くなります。 このままにしておきます。
Ve lezbiyen cemiyetinde ise büyük, irikıyım, kaslı, kıllı kadına lezbiyen deniyor. harika bir şey.E nella comunita' lesbica una grande, grossa, muscolosa e pelosa e' chiamata lesbica. quindi e' incredibile.
Ve lezbiyen cemiyetinde ise büyük, irikıyım, kaslı, kıllı kadına lezbiyen deniyor. harika bir şey.Et dans la communauté lesbienne une femme grosse, baraquée, musclée, poilue est appelée une lesbienne.
Ve lezbiyen cemiyetinde ise büyük, irikıyım, kaslı, kıllı kadına lezbiyen deniyor. harika bir şey.А большая, волосатая баба-лесбиянка - это всё равно лесбиянка.
Ve lezbiyen cemiyetinde ise büyük, irikıyım, kaslı, kıllı kadınaNa comunidade Lésbica, Uma mulher grande, forte, musculada e peluda é uma Lésbica!
Ve lezbiyen cemiyetinde ise büyük, irikıyım, kaslı, kıllı kadınaΚαι στην λεσβιακή κοινότητα Μία μεγάλη, εύσωμη, μυώδης, τριχωτή γυναίκα λέγεται λεσβία. τέλεια.
Ve lezbiyen cemiyetinde ise büyük, irikıyım, kaslı, kıllı kadına大きくて筋肉がある毛深い女を レズビアンって呼ぶの
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Also sehe ich sie an.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.A tak se na ni podívám.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Deci, priviţi-o.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Então, olhem para ela.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Et donc regardez-la.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Guardatela.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Jadi lihatlah wanita ini.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Kijk naar haar.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.이 여성을 보십시오.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Mírenla.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Nézzetek rá.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Popatrzcie na nią.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Se så på hende.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Κοιτάξτε την.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.И така, погледнете я.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Итак, посмотрите на неё.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.Тож погляньте на неї.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.אז הסתכלו עליה.
Ve şöyle bir bakın bu kadına.انظروا إليها
Ve şöyle bir bakın bu kadına.ちょっとあそこで妥協しなくてはなりませんでした
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Átkozott, a ki elfordítja a jövevénynek, árvának és özvegynek igazságát! És mondja az egész nép: Ámen!
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Forbannet være den som bøier retten for en fremmed, en farløs og en enke! Og alt folket skal si: Amen.
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Kirottu olkoon se, joka vääristää muukalaisen, orvon tai lesken oikeuden. Ja kaikki kansa sanokoon: `Amen`.
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.객이나 고아나 과부의 송사를 억울케 하는 자는 저주를 받을 것이라 할 것이요 모든 백성은 아멘 할지니라
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maldito aquele que perverter o direito do estrangeiro, do órfão e da viúva. E todo o povo dirá: Amém,
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maledetto chi lede il diritto del forestiero, dell'orfano e della vedova! Tutto il popolo dirà: Amen
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Proklet bodi, kdor zvija pravico tujcu, siroti in vdovi! In vse ljudstvo naj reče: Amen!
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Przeklętym będziesz wchodząc, przeklętym i wychodząc.
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.'Terkutuklah orang yang merampas hak orang asing, anak yatim piatu dan janda.' 'Amin!
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Verflucht sei, wer das Recht des Fremdlings, des Waisen und der Witwe beugt! Und alles Volk soll sagen: Amen.
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlořečený, kdož převrací spravedlnost příchozího, sirotka a vdovy; a odpoví všecken lid: Amen.
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlorečený, kto by prevrátil súd pohostína, siroty alebo vdovy. A všetok ľud povie: Ameň.
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклет, който изкриви съда на пришелеца, на сирачето и на вдовицата. И всичките люде да кажат: Амин!
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклят, кто превратно судит пришельца, сироту и вдову! И весь народ скажет: аминь.
‹‹ ‹Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ארור מטה משפט גר יתום ואלמנה ואמר כל העם אמן׃
İlgili Sayfalar