kadına ile cümle
kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisinde yaşayan Delila adında bir kadına aşık oldu.Siden fik han Kærlighed til en Kvinde ved Navn Dalila i Sorekdalen.
Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisinde yaşayan Delila adında bir kadına aşık oldu.Και μετα ταυτα ηγαπησε γυναικα τινα εν τη κοιλαδι Σωρηκ, της οποιας το ονομα ητο Δαλιδα.
Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisinde yaşayan Delila adında bir kadına aşık oldu.После того полюбил он одну женщину, жившую на долине Сорек; имя ей Далида.
Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisinde yaşayan Delila adında bir kadına aşık oldu.След това, той залюби една жена в долината Сорик на име Далила.
Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisinde yaşayan Delila adında bir kadına aşık oldu.ויהי אחרי כן ויאהב אשה בנחל שרק ושמה דלילה׃
Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisinde yaşayan Delila adında bir kadına aşık oldu.وكان بعد ذلك انه احب امرأة في وادي سورق اسمها دليلة.
Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisinde yaşayan Delila adında bir kadına aşık oldu.後 來 參 孫 在 梭 烈 谷 喜 愛 一 個 婦 人 、 名 叫 大 利 拉
Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisinde yaşayan Delila adında bir kadına aşık oldu.後來參 孫在 梭烈 谷 喜愛 一 個婦人 、 名叫 大利拉
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Alors nous avons déambulé, et nous avons rencontré une femme, et le lui ai montré mon livre.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Also liefen wir einfach herum und trafen eine Frau. Ich zeigte ihr mein Buch und sie sagte:
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Aşadar, umblam pur şi simplu prin zonă, când am întâlnit o femeie şi i-am arătat albumul mea.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Csak jártunk körbe, és találkoztunk egy asszonnyal, és megmutattam neki a könyvemet.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Então andamos por lá, e conhecemos uma mulher e mostrei-lhe o meu livro.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Kami jalan berkeliling, lalu kami bertemu seorang perempuan, dan saya tunjukkan buku saya.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.우리는 그 지역을 돌아다니다가 한 여자를 만났습니다. 그리고 그 여자에게 제 책을 보여줬습니다.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Postanowiliśmy się przejść, i spotkaliśmy kobietę, której pokazałem moją książkę.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Salimos a caminar y conocimos a una mujer y le mostré mi libro.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Siamo andati in giro, e abbiamo incontrato una donna, e le ho mostrato il mio libro.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Tak jsme se jen procházeli okolo a narazili jsme na ženu a já jsem jí ukázal moji knihu.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Tak sme sa tam len tak prechádzali a stretli sme jednu ženu, ktorej som ukázal moju knihu.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Và tôi chỉ đi quanh, và gặp một người phụ nữ, và tôi cho cô ấy xem quyển sách của mình.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.We liepen er rond en we kwamen een vrouw tegen die ik mijn boek liet zien.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Έτσι απλά περπατούσαμε τριγύρω, και συναντήσαμε μια γυναίκα, και της έδειξα το φάκελό μου.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Мы походили вокруг и встретили женщину, которой я показал свою книгу.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Разхождаме се наоколо и срещнахме жена, на която показах книгата си.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.אז פשוט הלכנו סביב, ופגשנו אישה, והראיתי לה את ספרי.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.كنا نتجول فقط, وقابلنا امرأة وأريتها كتابي.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.一人の女性に会ったので 私の本を見せると 彼女はこう言いました
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.我哋周圍行, 然後遇到一個女人, 我俾我本書佢睇。
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Asta arată că societatea indiană discriminează sistematic și dezavantajează femeile.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Det visar på ett systematiskt förtryck och diskriminering av kvinnor i det indiska samhället.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Esto muestra la discriminación sistemática y los prejuicios de la sociedad india contra la mujer.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Es zeigt systematische Diskriminierung und Vorurteile in der indischen Gesellschaft gegenüber Frauen.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Het toont de systematische discriminatie en vooroordelen tegen vrouwen aan in de Indiase samenleving.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Il montre la discrimination systématique et les préjugés dans la société indienne envers les femmes.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Ini menunjukkan diskriminasi sistematis dan bias dalam masyarakat India terhadap wanita.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.이는 인도 사회에서 여성에 대한 구조적인 차별과 불평등을 보여주는 사례입니다
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Megmutatkozik a szisztematikus diszkrimináció és előítélet az indiai társadalomban a nőkkel szemben.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Mostra a discriminação sistemática e os preconceitos na sociedade indiana, contra as mulheres.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Mostra la discriminazione e i pregiudizi della società indiana nei confronti delle donne.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Nó cho thấy sự phân biệt đối xử và thành kiến ở xã hội Ấn Độ về phụ nữ.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.To kaže na sistematično diskriminacijo in zapostavljanje indijske družbe do svojih žensk.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Ukazuje to systematickou diskriminaci a zaujetí oproti ženám v indické společnosti.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Ukazuje to systematyczną dyskryminację i uprzedzenia w indyjskim społeczeństwie wobec indyjskich kobiet.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Δείχνει τις συστημικές διακρίσεις και προκαταλήψεις στην Ινδική κοινωνία κατά των γυναικών.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.И този модел демонстрира систематичната дискриминация и предразсъдъци в индийското общество спрямо жените.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Оно указывает на постоянный уровень дискриминации и предубежденности против женщин в индийском обществе.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.זה מעיד על הטיה ואפליה שיטתיות בחברה ההודית כנגד נשים.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.فهي تعكس التمييز الممنهج والتحيز في المجتمع الهندي تجاه المرأة.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.組織的な差別と偏りが あることを意味します よい知らせとして
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Chúng ta nợ một sự biết ơn to lớn đối với hai người phụ nữ này.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Datorăm o incredibilă recunoștință acestor două femei.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Dobbiamo essere estremamente grate a queste due donne.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Hihetetlen hálával tartozunk ennek a két nőnek.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Kita benar-benar berhutang budi pada kedua wanita ini.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.우리는 이 두 여성에게 엄청난 감사의 빚을 지고 있습니다.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Mamy ogromny dług wdzięczności wobec tych dwóch kobiet.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Nous devons énormément à ces deux femmes.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Temos uma dívida de gratidão incrível para com estas duas mulheres.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Tenemos una gran deuda de gratitud con estas mujeres.
İlgili Sayfalar