kadını ile cümle

kadını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin dünyanın en güzel kadını olduğunu düşündü.Tom thought Mary was the most beautiful woman in the world.
O kadını kesinlikle tanımıyorum.I absolutely don't know that woman.
O kadını gerçekten tanımıyorum.I really don't know that woman.
Shougongsha kadının bekaretini test etmek için eski bir Çin tekniğidir.Shougongsha is an old Chinese technique to test a woman's virginity.
Tom "Bu bir kadının işi" dedi."That's a woman's job," said Tom.
Bir kadının en duyarlı organı klitoristir.The clitoris is the most sensitive organ of a woman.
Adam kadını öper.The man kisses the woman.
Mary şüpheli erdemin bir kadını.Mary is a woman of dubious virtue.
O mükemmel bir ev kadınıdır.She's the perfect housewife.
Ne bu adamı ne de bu kadını tanırım.I know neither this man, nor this woman.
Âşık olduğumuz zaman hepimiz kadınız.We are all women when we're in love.
Onun, hayatında iki kadını var.He has two women in his life.
Genç kadının yüzü daha da kızardı.The young woman's face became even redder.
Dizinde bir çocuğu olan kadının fotografik bir hafızası var.That woman who has a child on her knee has a photographic memory.
O umutsuz bir ev kadını.She's a desperate housewife.
O kadını delicesine kıskanıyor.He is madly jealous of his woman.
Tom çok çekici bir kadının yanında oturuyordu.Tom was sitting near a very attractive woman.
Bu kadının iki tane çantası var.This woman has two bags.
Yüksek fiyatlardan şikayetçi olan bir sürü ev kadını vardır.There are many housewives who complain about high prices.
Sonunda evlenmek istediğim kadını buldum.I've finally found the woman I want to marry.
Tom ve onun arkadaşları on bir erkek ve kadının boğazlarını kesti.Tom and his buddies slit the throats of eleven men and women.
Bir kadını seviyorum.I love a woman.
Ben evli bir kadınım.I'm a married woman.
Benim için doğru kadını bulamıyorum.I can't find the right woman for me.
Neden bu kadının hamile olduğunu bana söylemedin?Why didn't you tell me that this woman was pregnant?
Şu kadını durdurun.Stop that woman.
Tanrım! Hamile bir kadını öldürdüm!Oh my god! I've killed a pregnant woman!
O kadını sevmiyorum.I don't like that woman.
John kızıl saçlı bir kadını öptü.John kissed any woman with red hair.
Görevimiz daha önce hiçbir kadının gitmediği yere cesurca gitmek.Our mission is to boldly go where no woman has gone before.
Marika bu resimde bir Japon kadını gibi görünüyor.Marika looks like a Japanese woman on this picture.
Bu kadının adını biliyor musunuz?Do you know this woman's name?
Bu kadının adını biliyor musun?Do you know this woman's name?
Bir kadının gözyaşları çabuk kurur.A woman's tears will dry quickly.
İstanbul'daki o güzel ve zeki kadını seviyorum.I love that beautiful and smart woman in Istanbul.
Tom'un kadının ne hakkında konuştuğuyla ilgili bir fikri yoktu.Tom had no idea what the woman was talking about.
Sen benim kadınımsın.You're my woman.
Bu kadının zihinsel sorunları var.This woman is mentally challenged.
Biz o kadının adına ihtiyaç duyuyoruz.We need that woman's name.
Annemin mükemmel bir ev kadını olduğunu düşünüyorum.I think that my mother is the perfect housewife.
Bu kadının temel karakter özellikleri gurur, kararlılık ve cesaretti.The fundamental character traits of this woman were pride, decisiveness, and courage.
Yabancı kadının bir İtalyan ismi yok.The foreign woman does not have an Italian name.
Ben eşcinsel bir kadınım.I'm a homosexual woman.
Bu kadını, kocasını sevmeye teşvik ediyordun.You were encouraging this woman to love her husband.
Bu kadını, kocasını sevmeye teşvik ediyordunuz.You were encouraging this woman to love her husband.
Doğru kadını bekliyorum.I'm waiting for the right woman.
Emet o kadını sevmiyor.Emet doesn't like that woman.
Sen benim hayallerimin kadınısın.You're the woman of my dreams.
Tom hiçbir kadını sevmiyor.Tom doesn't like any women.
Tom o kadını sevmiyor.Tom doesn't like that woman.
Ben Hristiyan bir kadınım.I am a Christian woman.
Ben bir Japon kadınıyım.I am a Japanese woman.
Bir kadının dili, bir kuzunun kuyruğu gibi sallanır.A woman's tongue wags like a lamb's tail.
Tüm yaptığım bir kadının aşkı içindi.All I did was for the love of a woman.
Tom'un arkasında duran kadını görebiliyor musun? O, Mary.Can you see the woman standing behind Tom? That's Mary.
O kadının oğlu hasta.That woman's son is sick.
Tom'un karısı aynı zamanda bir bilim kadınıdır.Tom's wife is also a scientist.
Tom'un karısı da bir bilim kadınıdır.Tom's wife is also a scientist.
Biri bana dünyadaki en güzel kadının Boston'da yaşadığını söyledi.Someone told me that the most beautiful women in the world live in Boston.
Politikacı eşi olmayan bir kadını öperken kameraya yakalandı.The politician was caught on camera kissing a woman who is not his wife.

İlgili Sayfalar