kadını ile cümle
kadını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Her erkeğin bir kadını olmalıdır.Every Jack must have his Jill.
Ateş ve sürekli öksürme yaşlı kadını zayıflattı.Fever and constant coughing weakened the old lady.
Yaşlı kadının yardım edecek kimsesi yok.The old woman has no one to help her.
Zavallı yaşlı kadının parası çalındı.The poor old woman was robbed of her money.
Bayan Allen ile konuşan genç kadını bana tanıtır mısın?Will you introduce me to the young woman talking with Mrs. Allen?
O kadının iki çantası var.That woman has two bags.
Kadını nerede gördün?Where did you see the woman?
Bir kadının tek başına seyahat etmesi günümüzde normaldir.Nowadays it is not unusual for a woman to travel alone.
Öğretmenimizle konuşan kadını tanımıyorum.I do not know the woman talking to our teacher.
Yaşlı bir kadının caddeyi geçtiğini gördüm.I saw an old woman cross the street.
O kadını hiç tanımıyordum.I didn't know that woman at all.
Kadını kızdırdım.I made the woman angry.
Ben bir ev kadınıyım.I am a housewife.
Bir kadının çığlık attığını duydum.I heard a woman scream.
Yaşlı bir kadının caddeyi geçmesine yardım ettim.I helped an old woman across the street.
Bir ev kadını tutumlu olmalıdır.A housewife should be economical.
Şarabı, kadını ve şarkıyı sevmeyen bütün ömrü boyunca bir aptal kalır.He who loves not wine, woman and songs, remains a fool his whole life long.
Bir kadının saçı uzun, diliyse daha da uzundur.A woman's hair is long; her tongue is longer.
Kadının sezgisi açıkça değerli bir özelliktir.Woman's intuition is clearly a valuable trait.
Adam, yaşlı kadını soyduğunu itiraf etti.The man confessed that he had robbed the old woman.
Hırsız, kadının çantasını çaldı.The thief made off with the woman's handbag.
Kadını şüphelilerin dışında tuttu.He excluded the woman from the suspects.
Yabancı bir kadını annesi olarak kabul edemedi.He could not accept a strange woman as his mother.
Kadının saçı oldukça kısadır.The woman's hair is quite short.
O arzularımın kadını.She is the woman of my desires.
Hemşire olduğunu düşündüğüm kadının aslında doktor olduğunu öğrendim.I found out that the woman I thought was a nurse was actually a doctor.
Hemşire sandığım kadının doktor olduğunu şimdi öğrendim.I now understand that the woman I thought was a nurse is a doctor.
Hemşire sandığım kadının doktor olduğunu şimdi anlıyorum.I now understand that the woman I thought was a nurse is a doctor.
Ben otuz yaşında bekar bir kadınım.I'm a thirty-year-old unmarried woman.
O, yaşlı kadının elini tuttu ve kiliseye götürdü.She took the old woman's hand and led her to the church.
O kadını nerede gördün?Where did you see that woman?
Sahilde yürüyen güzel kadını fark etmekten kendimi alamadım.He couldn't help but notice the beautiful woman walking down the beach.
"Endişelenme," Dima kadını rahatlatmaya çalıştı. "Beni değil.""Don't worry," Dima attempted to put the woman at ease. "It's not mine."
İran, Amerikalı kadının serbest bırakılmasını engelliyor.Iran balks at release of American woman.
İran Amerikalı kadının serbest bırakılmasına karşı çıkıyor.Iran balks at release of American woman.
Bir kadının arzusunu nasıl harekete geçirirsin?How to arouse a woman's desire?
O kadının sürücü ehliyeti yok.She doesn't have a driving licence.
O kadının sürücü belgesi yok.She doesn't have a driving licence.
Adam kadını kovalıyordu.The man is chasing the woman.
İster inan ister inanma, bu kadının üç çocuğu var.Believe it or not, this woman has three kids.
Ben bir kadınım.I am a woman.
Kadını sarı bir şapkayla görmek bana bir hikayeyi hatırlattı.Seeing the woman with the yellow hat reminded me of a story.
Ben kadını hiç tanımıyordum.I didn't know the woman at all.
Hangi kadının oğlu hasta?Which woman's son is sick?
Evleneceğim kadının sen olacağına dair aklımda hiç bir şüphe yok.I have no doubt in my mind you are the woman I'm going to marry.
Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.I heard that a woman stabbed a man for eating her lunch.
O kadının iki tane çantası var.That woman's got two bags.
Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.A woman's wardrobe isn't complete without a little black dress.
Tom birlikte zaman geçirdiği kadının kocası tarafından öldürüldü.Tom was killed by the husband of the woman he had been hanging out with.
Tom o kadını hiç bilmiyordu.Tom didn't know that woman at all.
Tom Mary gibi bir kadını geçindirmek için yeterli para kazanmıyor.Tom doesn't earn enough money to support a woman like Mary.
Tom daha sonra parkta karşılaştığı kadının Mary olduğunu anladı.Tom found out later that the woman he met in the park was Mary.
Yaşlı bir kadının sesi.It's the voice of an old woman.
O kadını kontrol et!Check out that woman!
Edebiyattaki her kusursuz adam, her zaman bir kadının kalemi tarafından yaratıldı.Every perfect man in literature has always been created by the pen of a woman.
Mary hayallerimin kadını.Mary is the woman of my dreams.
Bu kadını tanıyorum.I know this woman.
Oğlunun iyi olduğu konusunda o kadını bilgilendir.Inform that woman that her son is alright.
O garip bir kadını annesi olarak kabul etmedi.He couldn't accept a strange woman as his mother.
Bir tebessüm bir kadının vücudunda en güzel kıvrımdır.A smile is the most beautiful curve on a woman's body.