kabul etme ile cümle

kabul etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.하지만 우리가 그런 세상에 살고 있다는 사실은 우리를 매우 불편하게 만들죠.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Ma è molto, molto scomodo per noi dover accettare di vivere in un mondo del genere.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Mais ça nous met très très mal à l'aise de reconnaître que nous vivons effectivement dans un tel monde.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Mas é muito desconfortável para nós reconhecer que vivemos num mundo assim.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Men det är så obekvämt för oss att erkänna att vi lever i en sådan värld.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Men det er meget, meget ukomfortabelt for os at anerkende, at vi lever i sådan en verden.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Nhưng thật khó chịu khi phải thừa nhận chúng ta đang sống trong một thế giới như thế.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Pero es muy, muy incómodo para nosotros reconocer que vivimos en un mundo así.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Αλλά είναι πολύ άβολο για μας να παραδεχτούμε ότι ζούμε σ' ένα τέτοιο κόσμο.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Но много по-неприятно за нас е да признаем, че живеем в такъв свят.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.(צחוק) אני חשבתי שזה מאוד לא מכובד מצד "אקסנטור" (חברת ייעוץ) לנטוש את טייגר וודס בצורה
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.لكن من غير المريح لنا بشدة الإعتراف بأننا نعيش في مثل هذا العالم.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.認めるのは、非常にぎこちない でも、私が言おうとしているのは
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Ale świat nie jest bajką i bywa bardziej brutalny niż jesteśmy skłonni przyznać.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Dar lumea nu-i un basm şi poate fi mult mai brutală decât vrem să recunoştem.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.De a világ nem meseszerű, és kegyetlenebb is tud lenni annál, mint amennyit felfogni vélünk belőle.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Jenže svět není pohádka a mohl by být brutálnější, než si chceme připustit.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.그렇지만 세상은 동화가 아닙니다. 그리고 우리가 아는 것보다 세상은 훨씬 더 잔혹할 수도 있습니다.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Maar de wereld is geen sprookje, en zou wel eens bruter kunnen zijn dan wij willen inzien.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Ma il mondo non è una fiaba, e non potrebbe essere più brutale di quanto vogliamo ammettere.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Mais le monde n'est pas un conte de fées, il est peut-être plus barbare que nous ne voulons l'admettre.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Mas o mundo não é um conto de fadas e poderia ser mais brutal do que aquilo que queremos reconhecer.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Nhưng thế gian không phải cổ tích, mà còn nhẫn tâm hơn những gì ta muốn biết.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Pero el mundo no es un cuento, y puede ser más brutal de lo que queremos creer.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Αλλά ο κόσμος δεν είναι παραμύθι, και μπορεί να είναι πιο σκληρός απ΄όσο είμαστε διατεθειμένοι να δεχτούμε.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.На жаль, світ - не чудова казка, і ми ще не знаємо, наскільки він може бути жорстокий.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.Но мир — это не сказка, он может быть более жестоким, чем нам хочется признавать.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.אבל העולם אינו אגדה, והוא יכול להיות אכזרי יותר ממה שאנחנו מוכנים להודות.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.ولكن العالم ليس قصة خيالية ، ويمكن أن يكون وحشياً .. أكثر مما نريد أن نقر به.
Ama dünya bir masal değil, ve kabul etmek istediğimizden daha acımasız olabilirdi.更に酷い現実も存在しうる一方で 皆が思っているより 状況は明るいという可能性も
Ama o zaman bile, Müslümanlar dağılmayı kabul etmediler.Doch selbst danach weigerten sich die Muslime den Protest aufzulösen.
Ama o zaman bile, Müslümanlar dağılmayı kabul etmediler.하지만 그렇다 하더라도, 이슬람교도 분산 거부 했다.
Ama o zaman bile, Müslümanlar dağılmayı kabul etmediler.لكن حتى عندها، رفض المسلمين أن يتفرقوا.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Ale ho neprijali, pretože jeho tvár bola obrátená ísť hore do Jeruzalema.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Ali niso ga sprejeli, ker je bilo obličje njegovo namerjeno na pot v Jeruzalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Dar ei nu L-au primit, pentrucă Isus Se îndrepta să meargă spre Ierusalim.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.De nem fogadák be õt, mivelhogy õ Jeruzsálembe megy vala.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.I nepřijali ho, protože obličej jeho byl obrácen k jití do Jeruzaléma.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.예수께서 예루살렘을 향하여 가시는고로 저희가 받아 들이지 아니하는지라
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Lecz oni go nie przyjęli, przeto że oblicze jego obrócone było do Jeruzalemu.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Maar de mensen daar wilden niets te maken hebben met iemand die naar Jeruzalem ging.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Ma essi non vollero riceverlo, perché era diretto verso Gerusalemme
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Mais on ne le reçut pas, parce qu`il se dirigeait sur Jérusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Mas não o receberam, porque viajava em direção a Jerusalém.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Men folket där tog icke emot honom, eftersom han var stadd på färd till Jerusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Mutta siellä ei otettu häntä vastaan, koska hän oli vaeltamassa kohti Jerusalemia.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Og de modtoge ham ikke, fordi han var på Vejen til Jerusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.og de tok ikke imot ham, fordi hans åsyn var vendt mot Jerusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.pero no le recibieron porque vieron en su cara que iba a Jerusalén
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.song người Sa-ma-ri không tiếp rước Ngài, vì Ngài đi thẳng lên thành Giê-ru-sa-lem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.song người Sa-ma-ri không tiếp_rước Ngài , vì Ngài đi thẳng lên thành Giê-ru-sa-lem .
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Tetapi orang-orang di kampung itu tidak mau menerima Yesus, sebab nyata sekali Ia sedang menuju ke Yerusalem
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Und sie nahmen ihn nicht an, darum daß er sein Angesicht gewendet hatte, zu wandeln gen Jerusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Και δεν εδεχθησαν αυτον, διοτι εφαινετο οτι επορευετο εις Ιερουσαλημ.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.І не прийнято Його, бо лице Його було грядуще в Єрусалим.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Но не Го приеха, защото лицето Му беше обърнато към Ерусалим.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.но там не приняли Его, потому что Он имел вид путешествующего в Иерусалим.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.ולא קבלהו על אשר היו פניו הלכים ירושלים׃
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.فلم يقبلوه لان وجهه كان متجها نحو اورشليم.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.那 裡 的 人 不 接 待 他 、 因 他 面 向 耶 路 撒 冷 去

İlgili Sayfalar