Iki dış kabuk vardır.Jsou tady dva elektrony ve vnější slupce.
Iki dış kabuk vardır.두개가 바깥 껍질인 여기에 있습니다.
Iki dış kabuk vardır.Tem dois na camada de fora aqui.
Iki dış kabuk vardır.Два на зовнішній оболонці.
Iki dış kabuk vardır.اثنان في الغلاف الخارجي هنا
Ilk kabuk, 1S2.첫번째 껍질은 1s2
Ilk kabuk, 1S2.Il primo orbitale è 1s2.
Ilk kabuk, 1S2.Máte první slupku, je to 1s2.
Ilk kabuk, 1S2.Na pierwszej powłoce jest 1s2.
Ilk kabuk, 1S2. Orada iki elektron.Lithium, hier.
Ilk kabuk, 1S2. Orada iki elektron.На первом уровне, называемом 1s2, имеется два электрона.
Ilk kabuk, 1S2.Sie erhalten die erste Shell, 1s2.
Ilk kabuk, 1S2.Tomas la primera capa, que es 1s2.
Ilk kabuk, 1S2.Você tem a primeira camada, é 1s2.
Ilk kabuk, 1S2.Маємо перший шар. Це в нас 1s2.
Ilk kabuk, 1S2.الغلاف الاول 1s2
İnsan ne kadar gözününde olursa o oranda kalın bir kabuk örer.A čím veřejnějšími osobnostmi byli, tím pevnější a hůř prolomitelné jejich vnější já bylo.
İnsan ne kadar gözününde olursa o oranda kalın bir kabuk örer.Hoe publieker ze geweest waren, hoe meer verstopt hun andere persoon was.
İnsan ne kadar gözününde olursa o oranda kalın bir kabuk örer.대중 앞에 드러난 모습들, 겉사람 속에 숨어있는 모습을 벗어나게 하고자 노력했습니다.
İnsan ne kadar gözününde olursa o oranda kalın bir kabuk örer.וככל שהם היו יותר ציבוריים, ככל שהאדם היה יותר מחופר, הוא היה יותר חיצוני.
İnsan ne kadar gözününde olursa o oranda kalın bir kabuk örer.و كلا زادت شعبية الضيف، كلما ترسخ وجود تلك الشخصية العامة الظاهرية.
İnsan ne kadar gözününde olursa o oranda kalın bir kabuk örer.プライベートの守りは堅いのでした さてそれでは このインタビューシリーズの中で
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Ça regarde toujours cette coquille que nous avons presque tous, et particulièrement certaines personnes.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Es hat mit der Schale zu tun, die die meisten von uns haben, und insbesondere gewisse Menschen.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Het heeft alles te maken met het pantser dat de meesten van ons hebben, en zeker bepaalde mensen.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.우리 대부분과, 특히 일부 사람들이 가지고 있는 껍질과 관련된 일입니다.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Nó phải bóc được lớp vỏ sò mà hầu hết chúng ta đều có, và cả những người nhất định.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Tiene que ver con la coraza que la mayoría de nosotros tenemos, y particularmente algunas personas.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Totul are legătură cu carapacea pe care o avem toţi, şi în special anumiţi oameni.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Tutto riguarda quel guscio che molti di noi abbiamo, e particolarmente certe persone.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Všechno to souvistí s tou skořápkou, kterou většina z nás má, a někteří lidé zvlášť.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Wiąże się to ze skorupą, pod którą ukrywa się większość z nas, a szczególnie niektórzy ludzie.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Έχει να κάνει με αυτό το κέλυφος που οι περισσότεροι από μας έχουμε, και ιδιαίτερα κάποιοι άνθρωποι.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Всичко е свързано с онази черупка, която имаме повечето от нас, и особено някои хора.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.Они связаны с защитным панцирем, который есть у большинства из нас, и который у некоторых особенно заметен.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.הכל קשור בקליפה הזו שלרובנו יש, ובמיוחד אנשים מסויימים.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.الأمر كله يتعلق بتلك القوقعة المحيطة بمعظمنا، وبالتحديد أشخاص معينون.
İyi - kötü ayrımı, hepimizin ve özellikle de tanınmış insanların sahip olduğu o kabukla ilintili.持っている殻に関わる話です クレア・ブース・ルースという素晴らしい女性がいます
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.De vuelta a la concha, la concha se auto-ensambla.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Înapoi la acea scoică: scoica e un material care se auto-asamblează.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Kembali ke kulit kerang itu: kulit kerang adalah bahan yang dirakit secara mandiri.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.조개 껍질로 돌아가 봅시다. 조개 껍질은 자가 조립 물질입니다.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Revenons à cette coquille: la coquille est un matériel auto-assemblant.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Ritornando a quella conchiglia: la conchiglia è un materiale auto assemblante.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Späť k tej lastúre: tento materiál sa sám organizuje.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Térjünk vissza a kagylóhoz: egy önszerveződő anyag.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Terug naar die schelp: de schelp is een zelfopbouwend materiaal.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Voltando àquela concha: a concha é um material de automontagem.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Wracając do muszli: jest ona samoistnie nagromadzonym materiałem.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Πίσω στο κοχύλι: το κοχύλι είναι ένα αυτοσυναρμογούμενο υλικό.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Вспомним ракушки — пример самообразующегося материала.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.Да се върнем към черупката, тя се самоизгражда.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.חזרה לצדף: הצדף הוא חומר שמרכיב את עצמו.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.وبالعودة إلى تلك الصّدَفة: الصّدَفة هي مادة تكونت بفعل التركيب الذاتي.
Kabuğa geri dönelim: Kabuk kendiliğinden düzenlenen bir malzemedir.左下には真珠母の写真があります
Kabuk Benzeri (Tamamlama Kutulu)Jako v shellu s doplňovacím okénkem
Kabuk başlatAvvia una shell
Kabuk başlatComenzar una shell
Kabuk başlatEine Shell starten
Kabuk başlatIniciar numa linha de comando