Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisIntroduceți o comandă de consolă de executat. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisIntroduzca la orden de la shell a ejecutar. @info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisPodaj polecenie do wykonania. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisSaisissez une commande à exécuter. @info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisVnesite lupinski ukaz za izvajanje. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisVoer een shell-commando in. @info:whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisZadajte príkaz, ktorý sa má spustiť. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisZadejte příkaz, který má být proveden. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisΕισάγετε μία εντολή κελύφους για εκτέλεση. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisВведите команду для выполнения. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisВведіть команду оболонки для виконання. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisВъведете команда, която да бъде изпълнена. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisהזן פקודת מעטפת להפעלה. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthisأدخل أمر shell للتنفيذ. @ info: whatsthis
Çalıştırılacak bir kabuk komutu girin. @ info: whatsthis実行するシェルコマンドを入力します。@info:whatsthis
Çekirdek etrafında hidrojen füzyonlayan bir kabuk.수소가 중심을 둘러싼 껍데기에서 융합합니다
Çekirdek etrafında hidrojen füzyonlayan bir kabuk.Tak místo aby vodík reagoval jen v jádru, tak máte fúzi vodíku probíhající okolo povrchu jádra.
Çekirdek etrafında hidrojen füzyonlayan bir kabuk.Водень плавиться в оболонці навколо ядра.
Cezayir'den 125 kilometre içeri taşınmş deniz kabukları bulunmuştur.알제리의 지중해안가에서 125마일 떨어져 내륙으로 이동한 조개를 볼 수 있을 것입니다.
Cezayir'den 125 kilometre içeri taşınmş deniz kabukları bulunmuştur.Dari Mediterania di Aljazair
Cezayir'den 125 kilometre içeri taşınmş deniz kabukları bulunmuştur.שנעות 125 מיילים אל תוך היבשת מהים התיכון באלג'יר.
Cezayir'den 125 kilometre içeri taşınmş deniz kabukları bulunmuştur.تتحرك للداخل 125 ميل من البحر الأبيض المتوسط في الجزائر .
Cezayir'den 125 kilometre içeri taşınmş deniz kabukları bulunmuştur.約200km内陸に運ばれました これは 人々が
Copepod, kabuklu bir hayvandır ve okyanusların önemli bir parçasıdır.이 요각류들은 바다의 주 구성원이며,
Copepod, kabuklu bir hayvandır ve okyanusların önemli bir parçasıdır.קופיפודים אלו הם מרכיב עיקרי של האוקיינוסים,
Copepod, kabuklu bir hayvandır ve okyanusların önemli bir parçasıdır.ومجدافيات الأرجل هذه هي مكوّن رئيسي للمحيطات،
Copepod, kabuklu bir hayvandır ve okyanusların önemli bir parçasıdır.ヒゲクジラの主要な食物になっています
Çünkü bazen, insanlar levhalara kabuksal levha diyorlar ve bu tam olarak doğru bir terim sayılmaz.Cuando hablamos de litosfera y astenosfera estamos hablando de capas mecánicas.
Çünkü, bir elektron gibi kolayca kazanmak ve mutlu olmak tam bir ilk kabuk gerekir.또한 전자한개를 쉽게 얻을 수도 있습니다. 왜냐하면 첫 껍질이 차게 되니까요.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Apoi procesăm aceste coji folosind un echipament de bază.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Chúng ta sẽ chế biến đống này thành những trang thiết bị cơ bản.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Kami lalu memproses sekam ini dengan peralatan-peralatan dasar.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.몇몇 기본 장치로 이 같은 곡물의 껍질들을 처리합니다.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Luego procesamos estas cáscaras con un equipamiento básico.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.My potom tieto šupky spracujeme nejakými základnými nástrojmi.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.My tyto skořápky se zpracují jistýmzákladním zařízením.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Noi quindi trattiamo questa gluma con alcune semplici apparecchiature.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.On traite ensuite ces graines avec des équipements basiques.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Processamos estas cascas com algum equipamento básico.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Te surowce poddaje się prostej obróbce.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Utána feldolgozzuk ezeket a héjakat valamilyen elemi készülékkel.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.We verwerken dat kaf dan met basisgereedschap.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Wir verarbeiten diese Hülsen mit wenig Aufwand.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Έπειτα επεξεργαζόμαστε αυτούς τους φλοιούς με κάποιο βασικό εξοπλισμό.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.Затем кожура подвергается обработке на простом оборудовании.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.След това обработваме тези люспи с някакво просто съоръжение.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.לאחר מכן אנו מעבדים את הקליפות בעזרת ציוד בסיסי.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.يمكننا إثر ذلك القيام بالعملية مع بعض المعدات الأساسية.
Daha sonra bu kabukları basit bir ekipman aracılığı ile işliyoruz.では我々の工場の短い映像をお見せします
Değerlik elektronları, ya da elektron dıştaki kabuk?Electrones de Valencia o electrones en ¿el shell ultraperiférica?
Değerlik elektronları, ya da elektron dıştaki kabuk?Elektronów walencyjnych albo elektronów w zewnętrznej powłoce?
Değerlik elektronları, ya da elektron dıştaki kabuk?Elétrons de valência, ou elétrons na camada mais exterior?
Değerlik elektronları, ya da elektron dıştaki kabuk?원자가 전자들 또는 최외각 전자들의 수?
Değerlik elektronları, ya da elektron dıştaki kabuk? Peki, en dıştaki kabuk nedir?Maar eens het de 4e schil aanvult, vult het de ruimte tussenin op.
Değerlik elektronları, ya da elektron dıştaki kabuk?Valenčních elektronů nebo elektronů ve vnější slupce?
Değerlik elektronları, ya da elektron dıştaki kabuk?Valenzelektronen oder Elektronen in die äußerste Schale?
Değerlik elektronları, ya da elektron dıştaki kabuk?Валентних електронів, або електронів у зовнішній оболонці?
Değerlik elektronları, ya da elektron dıştaki kabuk?الكترونات التكافؤ في الغلاف الخارجي؟
Denizanası, mürekkep balığı ve farklı kabukluklar. Bazı balıklar bile yapabiliyor bunu.Hay medusas, pulpos, hay gran cantidad de diferentes crustáceos.
Denizanası, mürekkep balığı ve farklı kabukluklar.Ci sono le meduse, c'e' il calamaro, c'e' un'infinita' di vari crostacei.