Ana içeriğe geç
Sözlük

kabuk ile cümle

kabuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu hak burada dıştaki kabuk.Esta é a sua camada mais exterior aqui.
Bu hak burada dıştaki kabuk.이것이 최외각입니다. 바로 여기
Bu hak burada dıştaki kabuk.Se trata de la shell ultraperiférica aquí.
Bu hak burada dıştaki kabuk.To jest twoja powłoka walencyjna, o tutaj.
Bu hak burada dıştaki kabuk.Toto je ta poslední, vnější slupka.
Bu hak burada dıştaki kabuk.Ось наша зовнішня оболонка.
Bu hak burada dıştaki kabuk.هذا هو الغلاف الخارجي
Bu kabuk çekirdek etrafında füzyon ile helyum üretmeye devam etti. İşte hidrojen kabuğumuz bu.융합되고 있는 수소 껍질도 있습니다
Bu kabuk çekirdek etrafında füzyon ile helyum üretmeye devam etti. İşte hidrojen kabuğumuz bu.Ось наш водневий шар.
Bu kabukları toplayacağım.1 つのシェルがここにあり、
Bu kabukları toplayacağım.Bom, vou somar cada uma destas cascas.
Bu kabukları toplayacağım.Jag kommer väl bara att sammanfatta alla dessa tankar.
Bu kural, dıştaki kabuk sekiz almak istediği dışında her şey için geçerlidir hidrojen ve helyum.최외각에 전자들이 8개가 되는 법칙은 모든 원소에 적용되는 것입니다 수소와 헬륨을 제외하고
Bu kural, dıştaki kabuk sekiz almak istediği dışında her şey için geçerlidir hidrojen ve helyum.Diese Regel, dass die äußerste Shell auf Acht gefüllt ist. gilt für alles außer für Wasserstoff und Helium.
Bu kural, dıştaki kabuk sekiz almak istediği dışında her şey için geçerlidir hidrojen ve helyum.Ta zasada, że powłoka zewnętrzna chce dobić do ośmiu sprawdza się dla wszystkiego opróc wodoru i helu.
Bu kural, dıştaki kabuk sekiz almak istediği dışında her şey için geçerlidir hidrojen ve helyum.Правило про вісім електронів у зовнішній оболонці справедливе для всіх елементів, окрім водню та гелію.
Bunlara altın kabuklu nanoparçacık deniyor. Altından yapılan boş bir kabuk bu.Тези неща имат златно покритие и се наричат "златни наночастици".
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerAqui estão alguns exemplos: estas são conchas naturais materiais biológicos
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerChúng là những vật liệu sinh học tự nhiên.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerCi sono materiali biologici naturali.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerDet er naturlige biologiske materialer.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerEs gibt natürliche biologische Materialien.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerEstos son materiales biológicos naturales.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerExistujú prírodné biologické materiály.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerHet zijn natuurlijke biologische materialen.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerIl existe des matériaux naturels biologiques.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerIni adalah material biologis alami.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerJsou to přírodní biologické látky.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddeler천연의 생물학적 물질이 존재합니다.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerScoica abalone -- dacă o rupem, vedem că e nano-structurată.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerTermészetes biológiai anyagok.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerTo naturalne biologicznie materiały.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerΑυτά είναι φυσικά βιολογικά υλικά.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerВот несколько примеров: природные раковины, естественный биоматериал.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerТова са естествени биологични материали.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerהם חומרים ביולוגיים טבעיים.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerهناك مواد طبيعية بيولوجية.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddelerアワビの貝殻を割ってみると
Bunlar mavi, bu asal gazlar ve biz konuşacağız ikinci onlar hakkında biraz sekiz elektron dıştaki kabuk.이것은 푸른색이고 이것은 0족 기체들이고 우리는 이것에 대해 잠깐 이야기 하겠습니다. 최외각에 8개의 전자들을 가지고 있습니다.
Bunlar mavi, bu asal gazlar ve biz konuşacağız ikinci onlar hakkında biraz sekiz elektron dıştaki kabuk.Onthoud, de buitenste schil is de periode waarin je zit. En dit is de buitenste schil.
Bunlar mavi, bu asal gazlar ve biz konuşacağız ikinci onlar hakkında biraz sekiz elektron dıştaki kabuk.Tady ty modré vzácné plyny, už jsme o nich trochu mluvili, mají osm elektronů ve vnější slupce.
Bunlar mavi, bu asal gazlar ve biz konuşacağız ikinci onlar hakkında biraz sekiz elektron dıştaki kabuk.Te niebieskie, te gazy szlachetne-- i porozmawiamy o nich za chwilę-- mają 8 elektronów w powłoce zewnętrznej.
Bunlar mavi, bu asal gazlar ve biz konuşacağız ikinci onlar hakkında biraz sekiz elektron dıştaki kabuk.От ці блакитні, благородні гази, - про них поговоримо за мить- мають вісім електронів у зовнішній оболонці.
Bunlar mavi, bu asal gazlar ve biz konuşacağız ikinci onlar hakkında biraz sekiz elektron dıştaki kabuk.هذه الزرقاء، هذه هي الغازات النبيلة، وسنتكلم قليلا عنها بعد قليل- لها ثمانية الكترونات في غلافها الخارجي
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:A spýtala sa ich:
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:Erre én felvettem néhány kagylót. És megkérdeztem őket,
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:Ik raapte wat schelpen op en vroeg hen:
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:저는 해변에서 조개껍질을 몇 개 주웠고, 그들에게 물었습니다,
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:lalu saya mengambil beberapa kulit kerang di pantai. Dan saya bertanya,
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:Şi i-am întrebat:
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki: "Tortu tabakalaşması nedir?Então, apanhei umas conchas na praia e perguntei-lhes:
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:Y entonces levanté unas conchas de la playa. Y les pregunté:
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:Και τους ρώτησα,
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:След което ги попитах,
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:Я собрала горсть ракушек с пляжа и спросила:
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:וכך הרמתי כמה צדפים מהחוף. ושאלתי אותם,
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:لذا التقطت بعض المحار من على الشاطئ. وسألتهم،
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki:"管の中に何が入っていますか?"
Burada bir kabuk, şurada da bir kabuk var ve bunların hepsini topluyorum. -Aqui esta uma casca que da a volta. Dai vai ter outra casca aqui e eu vou somar todas elas.
Burada bir kabuk, şurada da bir kabuk var ve bunların hepsini topluyorum. -Här är ett skal som går runt. Då de ska vara ett annat skal här, och jag ska lägga till dem alla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kabuk ile cümle - Sayfa 19 - kabuk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App