kabristan ile cümle

kabristan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Mezarı da Küçükyalı Mezarlığı'nda aile kabristanlığındadır.The property also includes a small family cemetery.
Okul, kabristan yeri gibiydi.The school was like a burial ground.
Suger bu eski kilisenin, kraliyet ailesinin kabristanı olarak yetersiz olduğunu düşünüyor.And Suger felt it was inadequate as the burial place of the kings.
Atalarının kabristanıydı.It's a burial ground of their ancestors.
Naaşı aile kabristanına defnedildi.His body was buried in the family tomb.
Garbis Cancikyan'ın Balıklı Ermeni Kabristanı'nda bulunan mezarı, İstanbulKarbis Chancikean's tomb in Balıklı Ermeni Kabristanı, İstanbul
Kazılar istihkamı ve soylu kabristanını da ortaya çıkarmıştır.The excavations have uncovered remains of the fortifications and a princely necropolis.
Highgate Mezarlığı'ndaki William Blanford'un aile kabristanı (batı tarafı)Family vault of William Blanford in Highgate Cemetery (west side)
Köyde 5 tane kabristan bulunmaktadır.Dans ce village, il y a cinq caves.
Topkapı Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedildi. ^ Korkut Özal hayatını kaybettiIl est enterré dans le caveau familial du château. ↑ Que sont-ils devenus?
Ayrıca arefe günleri kabristan ziyareti yapılır.Un talk quotidien avec Barth voit également le jour.
Bayramlarda, bayram namazından sonra toplu olarak kabristanlar ziyaret edilir.En los grandes banquetes las entradas se servían una después de otra.
Mezarı da Küçükyalı Mezarlığı'nda aile kabristanlığındadır.La frazione ospita altresì il piccolo cimitero comunale.
Yenikapı Mevlevihanesi Çınaraltı Kabristanı'nda toprağa verildi.Il terzo ordine della facciata è adibito a cella campanaria.
Kabri, Âşiyan Kabristanı’ndadır.Postája Nagysúr, távírója pedig Szered.”
Cenazesi ise 20 Temmuz 1972'de Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedilmiştir.Myllylä haudattiin hiljaisesti perhepiirissä 22. heinäkuuta 2011 Haapajärven uudelle hautausmaalle.
Ve sonuç olarak mahallesimüzde Kabristanı bulunan zat bu bölgeye gelmiştir.終於,他們各因逃避房東的追纏,竟同時來到公園。
Bağlum Kabristanı'na defnedilmiştir.棺槨均由門人籌備。
Dini bayramların arifesinde kabristan ziyareti yapılır.설립 기념 파티에는 셀러브리티들이 축하 방문을 했다.
Bâki kabristanlığına defnedilmiştir.Изключен е от боекомплекта.
14 Temmuz 2010 tarihinde vefat etti;eşinin yanında Zincirlikuyu kabristanına defnedildi.Сутринта на 27 юли той се оказва откъснат от своята рота.
Naaşı aile kabristanına defnedildi.Želi se dočepati obiteljskog trezora.
Dini bayramların arifesinde kabristan ziyareti yapılır.Deň vďakyvzdania oslávila posádka slávnostným obedom.
Kazılar istihkamı ve soylu kabristanını da ortaya çıkarmıştır.Koplyčia žymi dėl savo architektūros ir puošybos.
Atalarının kabristanıydı.C'est un cimetière pour leurs ancêtres.
Atalarının kabristanıydı.Det är deras förfäders begravningsplats.
Atalarının kabristanıydı.Det er er en begravelsesplads for deres forfædre.
Atalarının kabristanıydı.È il cimitero dei loro antenati.
Atalarının kabristanıydı.É o cemitério de seus ancestrais.
Atalarının kabristanıydı.Es ist die Begräbnisstätte ihrer Vorfahren.
Atalarının kabristanıydı.Es un cementerio de sus antepasados.
Atalarının kabristanıydı.Locul de veci al strămoșilor.
Atalarının kabristanıydı.Như mồ mả tổ tiên.
Atalarının kabristanıydı.Őseik sírhelye.
Atalarının kabristanıydı.To miejsce pochówku ich przodków.
Atalarının kabristanıydı.Είναι ο χώρος ταφής των προγόνων τους.
Atalarının kabristanıydı.Місце, де поховані їхні предки.
Atalarının kabristanıydı.Това е гробище на техните предци.
Atalarının kabristanıydı.Это место захоронения их предков.
Bir sığınak. Atalarının kabristanıydı.Het is een heiligdom, begraafplaats van hun voorouders.
Bir sığınak. Atalarının kabristanıydı.성지입니다. 그들의 조상들이 묻힌 땅입니다.
Bir sığınak. Atalarının kabristanıydı.הם מקדש. הם אדמות הקבורה של אבותיהם.
Bir sığınak. Atalarının kabristanıydı.ملاذ و أرض لدفن الأجداد
Bir sığınak. Atalarının kabristanıydı.そして その源流は
Burası Zahirodoleh kabrıstanıEs el cementerio "Zahirodoulé"
Okul, kabristan yeri gibiydi.La escuela parecía un cementerio.
Okul, kabristan yeri gibiydi.La scuola sembrava un cimitero.
Okul, kabristan yeri gibiydi.בית הספר היה כמו שטח קבורה.
Okul, kabristan yeri gibiydi.كانت المدرسه كما المقبرة
Okul, kabristan yeri gibiydi.服や本、女の子の持ち物があちこちに散乱している。
Onlar için Nehir bir iaşeydi. Bir sığınak. Atalarının kabristanıydı.Bagi mereka, Hulu Sungai adalah dapur, tempat suci, tempat pemakaman leluhur mereka.
Suger bu eski kilisenin, kraliyet ailesinin kabristanı olarak yetersiz olduğunu düşünüyor.Podle Sugera nebyl pro královskou rodinu dostatečně vznešený.
Suger bu eski kilisenin, kraliyet ailesinin kabristanı olarak yetersiz olduğunu düşünüyor.И Сугерий решил, что она не годится для погребения королей.
Suger bu eski kilisenin, kraliyet ailesinin kabristanı olarak yetersiz olduğunu düşünüyor.І Сюжер вважав його непридатним для місця поховання королів.

İlgili Sayfalar