Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.Fiber-optic cables are made up of tiny glass fibers which are as thin as human hairs.
Kablolar elektrik iletmek için kullanılır.Wires are used to convey electricity.
Elektrik kabloları bakırdan yapılmıştır.Electricity cables are made of copper.
Tom'un USB kabloları ile dolu bir çekmecesi var.Tom has a drawer full of USB cables.
Tom her zaman onun arabasındaki sandıkta bir set atlama kabloları saklar.Tom always keeps a set of jumper cables in the trunk of his car.
Fiber-optik kablolar büyük miktarda bilgi taşıyabilirler.Fibre-optic cables can carry huge amounts of information.
Kablolar ısmarlamaydı.The cables were custom-made.
Sami tüm kabloları çıkardı.Sami disconnected all the cables.
USB-C 3.1 kabloları tam özellikli USB-C kablolar olarak kabul edilir.USB 3.1 cables are considered full-featured USB-C cables.
Farklı ekran kabloları nedeniyle ekranlar değiştirilemez.The screens are not interchangeable because of different screen cables.
Güç ve veri kabloları ise aracın sağ arka yolcu camından araç içerisine girmektedir.The power and data cables are fed into the car through the right rear passenger window.
Kablolar şehir boyunca kanallara yerleştirildi ve 1000’den fazla aboneye ulaştırıldı.The cables were placed in ducting throughout the town, and had over 1000 subscribers.
Ametal tüm dielektrik kabloları da yüksek yıldırım çarpma olasılığı olan alanlar için idealdir.Nonmetallic all-dielectric cables are also ideal for areas of high lightning-strike incidence.
Toprağa gömülü kabloları kazmak da kazı alanındaki çalışanlara tehlikeli olabilir.Digging into a buried cable can also be dangerous to workers at an excavation site.
Bu bileşenleri bağlamak için sinyal kabloları (analog ses, hoparlör, dijital ses vb.) kullanılır.Signal cables (analog audio, speaker, digital audio etc.) are used to link these components.
Çelik kablolar karbon nanotüpler kullanılar güçlendirilebilir.Steel cables can be strengthened using carbon nanotubes.
Hatta kabloları yapmak ve su altından geçirebilmek için makineler tasarlamaya başlamıştır.He had even designed the machinery for making and laying the cable.
Kazadan sonra kabloların birkaç tanesi yırtıldı; ancak bunlar tamir edilmedi.After the completion of filming the tanks were drained but the sets were not removed.
Kabloların bir uçları büyük bloklara bağlanır.A modest set of galleries connected the blocks.
2011’de bu gibi kabloların her birin maliyeti yaklaşık 300M$’dır. (kaynak: The Chronicle Herald.)Cost of each such cable was about $300M in 2011. source: The Chronicle Herald.
Daha sonra uzunluk, çap ve devreyi tamamlayan madde bakımından çeşitlenen deneme kabloları ekledi.He then added test wires of varying length, diameter, and material to complete the circuit.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.You want to be able to open it up, crack it open, look at the wiring inside.
Kimse beynin kablolarına göz atamamıştı.Nobody had had a glimpse of the brain's wiring.
Birşeyleri kablolara bağlayıp duruyordum.I was wiring up stuff.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.And this is really where the wires come right up into the city.
- Evet, kablolar konuşmaz, Steve.Yeah, cables don't fucking talk, Steve. Uh, alright.
Bu küvetin altında şehrin ana elektrik kabloları var.Underneath the bathtub are the city's main power lines.
50'lerde kullanılan telefon kabloları ve İkinci Dünya Savaşı zamanından kalan birçok sığınak da var.There are also phone cables that were used in the '50s and many bunkers from the World War II era.
Güney Afrika'da, kabloların süsleme amaçlı olarak kullanımı yüzyıllar öncesine dayanır.The decorative use of wire in southern Africa dates back hundreds of years.
Yavaşlatıcı kablolar ve aletleri çok kullanırız.Decelerator rigs and wires, we use them a lot.
Bu durum fiber optik kabloların çalışma mekanizmasıdır.And this is actually how fiber-optic cables work. Fiber-optic cables are just--
Muhtemelen sinir sisteminin vücudunuzda evinizdeki kablolar gibi olduğunu düşünüyorsunuz.Well you probably imagine that the nervous system in the body is hardwired like your house.
Benzin kabloları ve lambaları iki tekerlekli araçlardan örnek alındı.The fuel lines and lamps were as in two-wheelers.
Ve işte bu kabloların üstünde özellikle duracağım.And it's those cables in particular that I want to focus on.
Gerçekten de 5000 millik kabloların girişleri burada.Literally, this is where the 5,000-mile cable plugs in.
Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.North and South, primarily these cables to Africa.
Ve bununla özellikle ilgileniyordum çünkü bu kabloların nasıl kurulduğunu görmek istiyordum.And I was particularly interested because I wanted to see one of these cables being built.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:And more importantly, the places are the same.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.It's cells and it's wires all wired together.
Tüm bu boş alanlar içinden kabloların geçtiği alanlardır.And all of these blank areas are the areas in which the wires are running through.
Bu beyindeki büyük kabloların bir harıtasıdır.This maps the large cabling in the brain.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.So we strained it from the edges, and we held it by cables.
Sonra kablolarla tutturuluyor.And then it's restrained with the cables.
Programlamanın, kablolarla bağlamanın, lehimlemenin yerineInstead of having to program, to wire, to solder,
Ve kablolar gerçekten bir kıtadan diğerine uzanıyor.And the cables go really continent to continent.
Ve sonra kablolardan kurtulduk.And then we unplugged.
Onların çevrelerinde kablolar vardı.And they were told if they guy on top fell, he would be electrocuted.
Bu kabloların gerçekten bir elektrik kaynağına bağlı olup olmadığı bilinmiyordu.But they really scarred them.
İşte kablolar bu aydınlatma aletine çıkıyor.Here are the cables coming up into this light fixture.
Sen ne orada yaptın? KablolarıWhat hast thou there? the cords
Bu kabloları alın.Take up those cords.
Hemşire, gelin, düğün yatak için olacak; kabloları, Gelin Ve ölüm, Romeo, benim kızlık alamaz!Come, cords; come, nurse; I'll to my wedding-bed; And death, not Romeo, take my maidenhead!
Beyne kablolar yerleştirmek açıkçası biraz ilkel.Sticking wires into the brain is obviously rather crude.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.The branches of neurons are like the wires of the brain.
Beyninizdeki kabloların uzunluğunu tahmin edebilir misiniz?Can anyone guess: what's the total length of wires in your brain?
Hem soğutma sıvısı pompası elektrik kabloları hem de chip konveyör için güç kablosu bağlayınConnect both coolant pump power cables as well as the power cable for the chip conveyor
Görebiliyor musunuz bilmiyorum, fakat kablolar için bir t bir yalıtım yapamadım.I don't know if you could see, but I was never able to make insulation for the wires.
O yüzden kablolar yalıtımsızdı.So the wires were uninsulated.
Bu ev yapımı fişe takılı ev yapımı bakır kablolardan 240 volt elektrik geçiyordu.So there was 240 volts going through these homemade copper wires, homemade plug.
Vucudumun tamamindan gecen kablolar vardi.And so on, and so on.