Dinden dönenler, zekât vermek istemeyen kabileler ve yalancı peygamberle mücadele edildi.Zij verdenken hem ervan een spion of valse profeet te zijn die hen komt bekeren.
Kabilelerin 50,000 eğitimli Roma askerine karşı hiçbir şansları yoktu.Met ongeveer 50.000 soldaten konden ze niet tegen de Japanse overmacht van 90.000 soldaten op.
Küçük cüz üç kabileden oluşmuştur.In feite bestaat het uit drie kleinere ketens.
Prenses Yue: Kuzey su kabilesinin prensesidir.Księżniczka Yue – piękna księżniczka Północnego Plemienia Wody.
1118-1120 arasında Kuzey Kafkasya'da yaşayan 14.000 aileden oluşan Kıpçak kabilesini Gürcistan’a davet etti.W latach 1118-1120 przesiedlił plemię kipczackie, liczące 40 000 rodzin, z północnego Kaukazu do Gruzji.
1862'de de Tounens diğer kabileleri de ziyaret etmiştir.W 1862 de Tounens spotykał się z wodzami poszczególnych plemion.
Yakup'un 12 oğlunun soyundan gelenler On iki İsrail Kabilesi'ni oluşturmuşlardır.Od dwunastu synów Jakuba wywodzi się dwanaście plemion Izraela.
Böylece, ölünün özellikleri yine kabile içinde kalıyor.Życiu bliskich mu osób znowu zagraża śmiertelne niebezpieczeństwo.
İspanyollar, müttefik kabile Tlaxcala'nın yanına geri çekildi.Pozwoliło to Hiszpanom na odwrót do Tlaxcali.
Burada insanlar 13 kabileden oluşuyordu.Składał się z 13 parafii.
Kabile olarak "Kuuvangmiut" İnyupikleri yaşar.W przeciwnym wypadku grozi "konfiskacją" Tekkamana.
19 yüzyıl öncesinde köy toplantılarında ve diğer bütün önemli kabile konseylerinde tüketilmiştir.Do końca miesiąca Komitety Narodowe powstały we wszystkich miastach i niektórych większych wioskach.
Katara Güney Su Kabilesinde yaşayan tek su bükücüdür.Katara – ostatni mag wody z Południowego Plemienia Wody.
Her kabilenin bir lideri vardır.Każde plemię miało swojego wodza.
Benyamin kabilesinden Şaul birleşik monarşinin ilk kralıydı.Był księciem z mongolskiego plemienia Chaharów.
Korra, Güney Su Kabilesi'ndendir.Od Suchonia na południu - dolina Waliszowskiej Wody.
Hıçkıdık : Kabilenin reisinin oğludur.Pochodził z Wołynia, był synem kapłana prawosławnego.
İki Yahudi kabilesi sürülmüştür.Zostali tam zabici m.in. dwaj Żydzi.
Düzenli ABD birlikleri Black Hawk kabilelerine saldırıya geçtiler.Amerykańskie siły specjalne rzeczywiście używają helikopterów w czarnym kolorze.
Yemaek kabilesi ilk olarak M.Ö 1. yüzyılda ortaya çıkmıştır.Pierwsze cywilizacje miejskie pojawiły się w trzecim tysiącleciu pp. n.e.
Kabile (Oymak) putları, tüm putların en önemlisi ve en zararlısıdır.Łyżwy przeznaczone do jazdy figurowej są najwyższe i najcięższe ze wszystkich rodzajów łyżew.
Ama daha sonra, Kuzey Su Kabilesi prensesi olan Yue'ye aşık olur.Zakochał się w szesnastoletniej księżniczce północnego plemienia wody - Yue.
Has'amî kabilesinden Esma bint-i Umeys.Jest mężem siatkarki Tuğçe Hocaoğlu.
Cermen kabileleri önceleri hayvancılık daha sonra tarımla geçindiler.Początkowo zawody miały się odbyć w Wiśle później w Ptaszkowej.
Ancak bu kabilelerin bölgedeki hükümranlığı uzun sürmemiştir.Jednak i tym razem rządy tego ostatniego na Węgrzech nie potrwały długo.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.Pochodził z plemienia Zapoteków.
Yerli Amerikan kabileleri ve yerel hayvanlar da county'lere adlarını vermiştlerdir.Jego meble i figury zwierząt były eksportowane do Ameryki.
Şehre verilen takma ad ise Kabileler Şehri'dir (The City of the Tribes).Trakten runt Ed Dâkhoûn består i huvudsak av gräsmarker.
Erken orta çağda Alman, Avar ve Slav kabileleri yerleşmiştir.Under den tidiga medeltiden var området bebott av tyska, avariska och slaviska stammar.
Bu Slav kabileleri büyüklü küçüklü birçok göçle bölgeye yayılmışlardır.Dessa hittills homogena västslaver delade upp sig i en rad små stammar.
רדהנים Radhanim; Arapça الرذنية ar-Raðaniyya), Orta Çağ'da etkin olmuş Yahudi gezgin tüccar kabileleri.רדהנים Radhanim; arabiska الرذنية ar-Raðaniyya) var medeltida judiska handelsmän.
General olarak Roma şehrinin askerlerine "Volskiani" düşman kabilesine karşı savaşta komuta etti.Som general ledde han framgångsrikt stadens styrkor mot fiendestammen volskerna.
Mustalik oğulları kabilesi, bu davranıştan dolayı memnun oldu, topluca İslamı kabul edip Müslüman oldular.Hon hade sedan ätit barnen med sina medbrottslingar och använt deras hår och ben till trolldom.
Korra, Güney Su Kabilesi'ndendir.Lui är ett vattendrag i Sydsudan.
Harry Clearwater Quileute kabilesinin yaşlı bir üyesidir.Harry Clearwater var en äldre man som tillhörde Quilute-stammen.
Burada insanlar 13 kabileden oluşuyordu.Lagen bestod ursprungligen av tretton kapitel.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Enligt legenden var Roi Matas första mål, efter att ha erövrat landet, att ena stammarna.
Korkunç görünümlüdür ve Jellicle kabilesinin yüz karasıdır: hainidir.Han är gul och ser ut som en teddybjörn - därav namnet.
Her kabilenin yaşamını sürdürmek için CHI gerekir.Han vill att alla stammar ska komma överens.
Her bir il 40 ilçeden oluşmakta olup, bu ilçelerin her biri bir kabile reisi tarafından yönetilmektedir.Inte mindre än 12 ”småland” har det funnits, vardera styrt av en kung eller storman.
Küçük cüz üç kabileden oluşmuştur.Skillnaden är för liten för att ha tre räler.
Tehcire karşı direniş gösteren kimi kabileler Kızılderili Savaşları denen bir dizi savaşa girmişlerdir.Förföljelsen av stammarna för att tvinga dem tillbaka till reservaten ledde till ett antal "Indian Wars".
Tarih boyunca epiriot kabilelerinin şehri, Roma kolonisi ve bir piskoposluğun merkezi olmuştur.Platsen har varit en grekisk koloni, en romersk stad och ett biskopsstift.
Bu topluluk beyazlarla barış isteyen Apache kabilelerine saldırdılar.Han letar samtidigt efter de män som sålde vapen till Apache-indianerna.
Kureyşan aşireti 7-8 kabileye ayrılmıştır.Den resulterade i avrättningen av mellan sju och åtta personer.
Avcılık ve toplayıcılık yaparak kabile hayatı yaşıyorlar.De livnärde sig på jakt och insamling.
İki Yahudi kabilesi sürülmüştür.Två franska judiska läkare släpptes också in.
Korra, Güney Su Kabilesi'ndendir.Кора — маг води з Південного Племені.
Güney su Kabilesinde doğmuştur.Народився у Південному племені води.
Bu iki adın da aynı kabileye ait olduğu düşünülmektedir.Вважається, що обидві назви відносяться до одного й того ж племені.
Örneğin yargıçlar, evliliğe ve boşanmaya ilişkin kabile örfleri uygularlar.Наприклад, судді будуть застосовувати племінні звичаї, що стосуються шлюбу і розлучення.
Bu sırada yerel kabileler ayaklanmıştır.Під час цього придушив повстання місцевих племен.
6. yüzyılda Jordanes, Scandza'da yaşayan Suehans ve Suetidi adında iki kabileden bahseder.У 6-му сторіччі історик Йордан загадав два плем'я, які він назвав Suehans та Suetidi, які жили у Скандзі.
Bugün ABD'de hükümet tarafından resmen tanınan 554 Kızılderili kabilesi vardır.Нині у США налічуються 565 індіанських племен, офіційно визнаних федеральною владою.
Buna rağmen İsrail henüz İgboları Kayıp On Kabile'den biri olduğunu resmi olarak kabul etmemiştir.Проте держава Ізраїль поки не визнала євреїв Ігбо як одне з колін Ізраїлевих.
Az sayıda yerli kabileler mevcuttur.Тут мешкали сотні різних індіанських племен.
Bu başyapıt İsrail'in yirmi kabilesini temsil eder.Ці чотири жінки є праматерями Дванадцяти племен Ізраїля.
Göktürklerin soylu kabilelerinden Aşide sülalesindendir.Останній власник по чоловічій лінії містечка Сатанів.
Ancak bu özellikler sadece Hunlar'da değil, diğer göçebe kabileler için de geçerlidir.Подібне полювання дозволялося не тільки громадянам України, але й іноземним мисливцям.
Bir Kafkas Albanyası kabilesinin adından kaynaklanıyor.Сам етнонім français (французи) походить від назви цього племені.