kabil ile cümle

kabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Ezek Kabul utcái voltak azokban a napokban.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Isto são as ruas de Kabul naquela época.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.그 당시의 가불 거리입니다.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Queste sono le strade di Kabul in quei giorni.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Také boli ulice Kábulu v tých dňoch.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Tak wyglądały ulice Kabulu w tamtym okresie.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Toto je ulice Kábulu v těch dnech.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Αυτοί ήταν οι δρόμοι της Καμπούλ εκείνο το καιρό.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Така изглеждаха улиците на Кабул в онези дни.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Так выглядели улицы Кабула в те дни.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.אלו הם רחובות קאבול באותם ימים.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.هذه هي شوارع كابول في تلك الأيام.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.当時のカブールです 「あの男に少しばかり金をやればいい」
Bu kitabın önermesi şudur: Doğru koşullar altında, topluluklar kaydadeğer şekilde kabiliyetli olabilirler.I wstęp "Mądrości Tłumów' mówi, że w pewnych warunkach grupa potrafi być niewiarygodnie inteligentna.
Bu kitabın önermesi şudur: Doğru koşullar altında, topluluklar kaydadeğer şekilde kabiliyetli olabilirler.Si premisa acestei carti este ca, in conditii adecvate, grupurile pot fi extraordinar de inteligente.
Bu kitabın önermesi şudur: Doğru koşullar altında, topluluklar kaydadeğer şekilde kabiliyetli olabilirler.Và tiên đề của cuốn sách là, ở một điều kiện thích hợp, đám đông có thể thông minh một cách xuất chúng.
Bu kitabın önermesi şudur: Doğru koşullar altında, topluluklar kaydadeğer şekilde kabiliyetli olabilirler.Основной идеей "Мудрости толпы" является то, что при правильных условиях, группы могут быть очень умными.
Bu kitap bazı kabile ilişkilerinde kadının baştan çıkarıcı olarak görülmesi konusunda oldukça ilgi çekici.В других преданиях она напоминает человеку, что, если он не следует дороге, он заблудится.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Asta probabil vine din istoria noastră tribală îndelungată, din psihologia tribală.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Cela vient probablement de notre longue histoire de vie tribale, de psychologie tribale.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Das kommt wohl von unserer langen Geschichte von Leben in Stämmen, von Stammespsychologie.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Dette kommer sandsynligvis fra vores lange historie med at leve i stammer, af stammepsykologi.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Điều này có thể đến từ lịch sử lâu dài sống theo bầy đàn và tâm lý bầy đàn.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Dit komt waarschijnlijk door onze lange geschiedenis van leven in clans.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Esto probablemente proviene de nuestra larga historia de convivencia tribal, de sicología tribal.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Ez valószínűleg a hosszú törzsi életformánkból fakad, a törzsi pszichológiából.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Ini mungkin berasal dari sejarah panjang kehidupan suku kita, psikologi kesukuan.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Je to asi dáno dlouhou historií kmenového soužití.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.이것은 오랜 부족 생활 역사로 인한 부족 심리에 기인한 것일 지 모릅니다.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Questo probabilmente deriva da una lunga storia di vita e psicologia tribale.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Tämä on luultavasti seurausta pitkästä historiastamme heimoissa, heimopsykologiasta.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Αυτό πιθανότατα προέρχεται από τη μακρά μας ιστορία ζωής σε φυλές, μια φυλετική ψυχολογία.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Вероятно, это обусловлено предысторией племенного существования, психологией племени.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.Това най-вероятно идва от нашата дълга история на живот в племе, от племенната психология.
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.זה כנראה מגיע מההיסטוריה הארוכה שלנו של קיום שבטי, של פסיכולוגיה שבטית
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.محتمل أن هذا يأتي من تاريخنا الطويل مع الحياة القبلية , لطبيعة الحياة القبلية .
Bu muhtemelen bizim uzun kabile yaşantısı ve kabile psikolojisi tarihimizden geliyor.同族意識は心地よく-
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ce sont des gens qui croient qu'ils peuvent indivuellement changer le monde.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Đây là những người tin rằng bản thân họ có thể thay đổi thế giới.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.De är människor som tror att de individuellt är kapabla till att ändra världen.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.De er mennesker der tror på, at de hver især er i stand til at forandre verden.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Dit zijn mensen die geloven dat ze individueel in staat zijn om de wereld te veranderen.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ei sunt oameni care cred că sunt capabili individual să schimbe lumea.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Es sind Menschen, die glauben, dass sie als Einzelne die Welt verändern können.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Jsou to lidé věřící, že jsou osobně schopni změnit svět.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.이들은 모두 스스로가 세계를 변화시킬 능력이 있다고 믿습니다.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ők olyan emberek, akik hiszik, hogy egyénileg képesek megváltoztatni a világot.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Queste sono persone che credono di essere individualmente capaci di cambiare il mondo.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.São pessoas que acreditam que são capazes individualmente de mudar o mundo.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Son personas que creen que son capaces individualmente de cambiar el mundo.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Sú to ľudia, čo veria, že sú sami schopní zmeniť svet.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.To ludzie wierzący, że sami są w stanie zmienić świat.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Είναι άνθρωποι που πιστεύουν ότι έχουν τη δυνατότητα σε ατομικό επίπεδο να αλλάξουν τον κόσμο.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Това са хора, които вярват, че са индивидуално способни да променят света.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ці люди вірять, що їм під силу самостійно змінити світ.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Это люди, которые верят, что они в одиночку могут изменить мир.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.אלה אנשים שמאמינים שהם בעצמם מסוגלים לשנות את העולם.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.هؤلاء أناس يؤمنون أنهم قادرون على تغير العالم
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.信じている人たちです 唯一の問題は 彼らが変えられるのは
Bunun gibi bizde bu kabiliyete sahibiz. ve buna insanlarda, vücut saati diyoruz.Aj my máme takúto schopnosť. U ľudí ju nazývame biologickými hodinami.
İlgili Sayfalar