kabil ile cümle
kabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bugünkü Yahudilerin Yehuda kabilesinden geldiğine inanılır.A zsidók az ókori héber népességtől származtatják magukat.
12 Kolonide yaşayan bütün halklar Kobol'dan gelen 12 kabilenin torunlarıdır.A Földről mindkét frakció csak annyit tudott, hogy a "Kobol tizenharmadik törzsébe" tartozó emberek otthona.
Soykırım korkusuyla kabilesini Kanada'ya göç ettirdi ve 1881'e kadar orada yaşadı.Az amerikai kormány megtorlása elől Ülő Bika Kanadába vezette a törzsét, ahol 1881-ig éltek.
Erken orta çağda Alman, Avar ve Slav kabileleri yerleşmiştir.A korai középkorban avar és szláv törzsek is éltek itt.
Birçok Afrika kabilesi için fil hayvanların kralıdır.Az afrikai népmesékben az állatokat a törzsfők irányítják.
Cermen kabileleri imparatorluğun eski sınırlarında bölgesel egemenlikler kurdular.A Szétszóródás után bukkantak fel a Régi Birodalom határain belül.
Rüstemi gücü diğer kabileler üzerinde güçlü bir çağrışım bırakacak şekilde düşünülmemelidir.Nem szeretném, ha az én Indiám más népek hamvain emelkedne fel.
Jacob ve diğer kabile üyelerinin de özel bir yeteneği vardır: Kurta dönüşebilirler.Bella rádöbben, Jacob maga is természetfeletti képességekkel rendelkezik: farkassá tud változni.
Küçük cüz üç kabileden oluşmuştur.Ez a párt három kisebb pártból jött létre.
Eyalette 14,000 yıldır bu topraklarda yerleşik olarak yaşayan Kızılderililer kabileleri vardı.Több ezer évig őslakos indiánok lakták a területet.
Şehir Kabil'in sayfiye yeri konumunda.A heti szakasz a Kabbala tükrében.
Ertesi sabah kabile insanları şefin kızını aramaya çıkmışlar.A lázadók másnap reggel megtámadták a királypártiak állásait.
Almanya, ödeme kabiliyetinin çok üstünde bir savaş tazminatıyla da yükümlü tutuluyordu.Roger azonban egyéb kifizetendő kötelezettségei miatt vesztett a hatalmából.
Manevra kabiliyetleri inanılmaz derecede gelişmiştir.Nagymértékben javították manőverező képességét.
Ancak bu sistem silahın ateşleme kabiliyetini pek de olumlu etkilemedi.Így a találatok nem befolyásolták a tüzérségének hatékonyságát.
Has'amî kabilesinden Esma bint-i Umeys.Darányi Erzsébet gyermekorvos.
Her bir il 40 ilçeden oluşmakta olup, bu ilçelerin her biri bir kabile reisi tarafından yönetilmektedir.A rendház mind a tíz századát egy-egy testvér-kapitány vezeti.
Yüksek manevra kabiliyetine sahiptir.Nagyon jó manőverező képességgel rendelkezik.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.A Szolnok Megyei Néplap munkatársa volt.
2000 ABD nüfus sayımında 576 kişi kendini Coquille kabilesi üyesi olarak tanımlamıştır.Közülük sokan, és mások, összesen 546 ember vallotta magát a Dzsaj Bhím Közösség tagjának.
1989'da kısa bir süre için Kâbil'e döndü.1988-ban még egy rövid időre visszatért Győrbe.
Jacob Black – İlk kitabın ikincil karakterlerinden biri olan Jacob Quileute kabilesinin bir üyesidir.Jacob Black – Az első regényben csupán mellékszereplő, a kvilájúta (Quileute) indián törzs tagja.
Her iki rezervasyondaki kabileler siyaseten birbirinden bağımsızdır.A két intézmény jogilag egymástól független.
Kabil iyi bir kardeş değildi.Káin nem volt jó testvér.
Sagan'ın düşüncelerini ifade etme kabiliyeti, pek çok insanın evreni daha iyi anlamasını sağlamıştır.Saganin kyky tuoda ajatuksensa esille edesauttoi monia ihmisiä tuntemaan kaikkeuden paremmin.
Kur'an'da Kabil ve Habil'den Maide suresinde bahsedilir.Paikallislehtinä ilmestyvät Qobustan ja Qobustanın səsi (”Qobustanin ääni”).
1996'da çoğu Kabil'de olmak üzere 10 tane Yahudi kaldı.Vuonna 1996 juutalaisia oli 10 ja heistä miltei kaikki Kabulin lähistöllä.
Burada insanlar 13 kabileden oluşuyordu.Maakunta koostui 13 kunnasta.
Ondan öncesinde sadece kızılderili kabileler ve balıkçılar orada yaşıyordu.Tuolloin alueella liikkuivat ainoastaan alkuperäisasukkaat ja turkiseläinten metsästäjät.
Avrupalı kaşifler Amerika'ya geldiğinde, Amerika'da yüzlerce farklı kabile bulunmaktaydı.Kun eurooppalaiset tulivat Pohjois-Amerikkaan, siellä oli satoja eri intiaaniheimoja ja -kieliä.
Oradaki kabile reisleri de isyana katıldılar.Myös kirkonmiehiä oli mukana retkellä.
Ephraim Black Jacob Black'in büyük büyük babası ve Quileute kabilesinin son şefi.Ephraim on Billy Blackin isoisä ja viimeinen Quileute heimon päällikkö.
8 Kasım 1933 Kâbil, Afganistan), 1929-1933 yılları arasında hüküm süren Afgan kralı.8. marraskuuta 1933) oli Afganistanin kuningas vuosina 1929–1933.
Taliban'ın 1996'da Kabil'i ele geçirmesiyle Tacikistan'a geçti.1996 – Talibanit valtasivat Kabulin Afganistanissa.
Tanrı Kabil'e kardeşinin nerede olduğunu sorunca "Ben kardeşimin bekçisi miyim?" diye cevap verir.Kain vastasi: "Olenko minä veljeni vartija?"
RETScreen Suite, birlikte-üretim (birlikte ısı ve güç üretimi) ve bağımsız analiz kabiliyetlerini içerir.RETScreen Suite sisältää yhteistuotannon ja off-grid-analyysin.
Bir kabile lideri petrol ihracatını kesme tehdidinde bulundu.Sainz keskeytti öljypohjan hajoamiseen.
Afganistan'ın başkenti Kabil'de tek pasaport ofisi vardır.Kabulin maakunnassa on Afganistanin pääkaupunki Kabul.
Abbottabad ve Kâbil.Ms. Banckertin ja Hr.
Dünya dört ulusa ayrılmıştır: (Kuzey ve Güney) Su Kabilesi, Hava Tapınağı, Toprak Krallığı ve Ateş Ulusu.Ihmiset ovat jakautuneet neljäksi kansakunnaksi - Vesiheimot, Maan valtakunta, Tulikansa ja Tuulenkulkijat.
Kentte yer alan kabilelerin ortak dili Swahili dilidir.Kaupungissa puhuttuihin kieliin kuuluu muun muassa swahili.
Taylor Lautner, Jacob Black: Bella'nın çocukluk arkadaşı ve Quileute kabilesi üyesi olan kızılderili.Taylor Lautner – Jacob Black, Bellan lapsuuden ystävä ja Quileute-heimon jäsen.
Bilici Gad, Gad kabilesinin bir mensubuydu.Tohtori Pakara Petturiuksen hullu tiedemies.
Yerine oğlu Joseph Kabila geçti.Seuraajaksi nousi hänen poikansa Joseph Kabila.
Konuşan kabileler: (?)Asiasta kolomanteen (Mitäs tilasit!!)
Tervingiler ayaklandı ve Got kabilesi olan Vizigotlar 410'da İtalya'yı istila etti.Kaupunki kukoisti, vaikka visigootit ryöstivät sen vuonna 412.
Her kabîle kendini idâre ederdi.Jokaisessa hytissä oli pesukaappi.
İlkel kabilelerde aynı klanın üyeleri birbirleriyle evlenemez ve cinsel ilişkiye giremezdi.Saman abusuan jäsenet ovat sukulaisia eivätkä saa mennä keskenään naimisiin.
Che Guevara 1965 yılında kısa bir süre boyunca Kabila'ya yardım etmiştir.Che Guevara joutui syrjään vuonna 1965.
Bu iki adın da aynı kabileye ait olduğu düşünülmektedir.Toisten mielestä nämä kaksi nimeä viittaavat samaan jumalaan.
Ponyo 18 Nisan 2012 tarihinde Cumhurbaşkanı Joseph Kabila tarafından Başbakan olarak atandı.Sen hyväksyi 18. helmikuuta 2006 presidentti Joseph Kabila.
Dash 8, kısa mesafede kalkış kabiliyeti olan de Havilland Canada Dash 7den üretilmiştir.Sieltä liikennöi de Havilland Canada Dash 7 -lentokoneita.
(Her iki kabilenin dili de Muskogean dilleri'nin Batı kanadında yer alır.)(Kuntunvuori sijaitsee mantereella Kinansaaren itäpuolella.)
Hareket kabiliyetini geri kazandı, fakat bir bacağı iyileşmedi.Ανέκτησε και πάλι την κινητικότητα του, αλλά το ένα του πόδι δεν επανήλθε πλήρως.
Konuşan kabileler: (?)Αριθμός ομιλούντων: ?
Korra, Güney Su Kabilesi'ndendir.Γεννήθηκε στη Νότια Φυλή του Νερού.
Hıçkıdık : Kabilenin reisinin oğludur.Διάδοχος του ήταν ο γιος του Παλακός.
Kabil buna çok kızar ve kıskançlık içinde Habil'i öldürür.Ο Ρουτζέρος εξάπτεται και τα βάζει με την Αλτσίνα όλο ζήλια και θυμό.
Hareket kabiliyeti genişti.Η δίκη της δύναμης πλησίαζε.
Çikasovlar Amerika Birleşik Devletleri'deki Kızılderili kabilelerinden biridir.Οι Τσεγιέν (Cheyenne) είναι Ινδιάνικη φυλή της Αμερικής.