Ana içeriğe geç
Sözlük

kabahat ile cümle

kabahat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
41
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hayır, kabahatin bende olduğunu düşünmüyorum.No, I don't think that I am to blame.
O kabahati için cezalandırıldı.He was disciplined for his wrongdoing.
Sen kabahatli değildin.You weren't at fault.
Kabahat senin.You're to blame.
Kabahat bende yani?So it's my fault?
Onun kabahati yok.She's not to blame.
Jack White ‘ağırlaştırılmış saldırı kabahati’ ile suçu bulunmuştur."Jack White Charged With Assault".
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.Looking back, it's no one's fault but my own.
Saadet Kanlı Meydan (1965) Şoför Nebahat Bizde Kabahat (1965) ....Fonazei o kleftis (1965) ....
Prenses halka karşı bir kabahat işledi. Bu yüzden bunu mesele etmeyin bırakın.The princess has already apologized publicly for it, so won't you stop bringing it up.
Kızımın işlediği onca kabahatten sonra bu atama...That is the post my daughter left after committing offenses.
Ardından, kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar.Then they started blaming one another,
Onlar hiçbir sözlerini, hiçbir kabahatlerini Allah'tan gizleyemezler. [78,40]They will conceal nothing from God.
İki şarkıcı da kabahatlerinden dolayı para cezasına çarptırıldı.[8]Both singers were charged with misdemeanors.[8]
Halkın önünde sarhoş olmak bir kabahat olarak kabul edilir ancak yasalar nadiren uygulanmaktadır.Being publicly intoxicated is a misdemeanor, but laws are rarely, if ever, enforced.
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.Das zugefügte Unrecht macht nicht das Opfer, sondern den Täter elend.
Ağır suçlulara cürümlüler, hafif suçlulara kabahatliler dendi.Interrogé sur les Phantom Thieves, il les qualifie de criminels, et d'injustes.
Benim kabahatim.Yo tengo la culpa.
Meredith'in kabahati değildi.Eso no fue culpa de Meredith.
İki şarkıcı da kabahatlerinden dolayı para cezasına çarptırıldı.Entrambi i cantanti furono arrestati e multati per reati minori.
İki şarkıcı da kabahatlerinden dolayı para cezasına çarptırıldı.Os dois cantores foram presos por "delitos leves".
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.Indien de dwaling opzettelijk veroorzaakt wordt, spreekt men niet van dwaling maar van bedrog.
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.Pokud nastane chyba je to pouze porucha, nikoli hřích či prohřešek.
Türk olmakta kabahattir.Turkkilainen oli kuitenkin huijausta.
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.彼らが私を甘やかすことがあろうとも、それは私が悪いのではなくて、むしろあなたのせいなのだ。
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.לא הצדק הוא שמביא אותנו לפוליטיקה אלא אי-הצדק – ההימנעות מרע, ולא עשיית הטוב.
Ağır suçlulara cürümlüler, hafif suçlulara kabahatliler dendi.Защо нечестивците са богати, а благочестивите люде – бедни?
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.A što su mene nepravdom pronosili, nijesu mene no sebe.
Gençliğindeki maceracılığından ve kabahatlerinden ötürü Floransa kentinden iki kez sürgün edilmiştir.Že kot otrok je izkazoval veliko fizično moč in spretnost, zaradi nasilništva so ga dvakrat izgnali iz Firenc.
Defol git be, defol git. Seni adam yerine koyanda kabahat.Αυτή η ντουλάπα είναι δική σου πάλι.
Defol git be, defol git. Seni adam yerine koyanda kabahat.Онзи шкаф вече пак е твой.
Kızımın işlediği onca kabahatten sonra bu atama...Az az a poszt, amelyet a lányom az elkövetett bűneit követően otthagyott.
Kızımın işlediği onca kabahatten sonra bu atama...C'est le poste qu'a quitté ma filleNaprès avoir commis des infractions.
Kızımın işlediği onca kabahatten sonra bu atama...Αυτή είναι η θέση που άφησε το παιδί μου εξαιτίας των κακών πράξεων της.
Kızımın işlediği onca kabahatten sonra bu atama...لقد تركت ابنتي هذا المركز بسبب اخطائها
Prenses halka karşı bir kabahat işledi. Bu yüzden bunu mesele etmeyin bırakın.A hercegnő már nyilvánosan bocsánatot kért, ezért nem kellene újra felhozni a dolgot.
Prenses halka karşı bir kabahat işledi. Bu yüzden bunu mesele etmeyin bırakın.La princesse s'est déjà excusée publiquement, donc arrête d'en parler, s'il te plaît.
Prenses halka karşı bir kabahat işledi.Η Πριγκίπισσα ζήτησε δημόσια συγνώμη για αυτό.
Prenses halka karşı bir kabahat işledi.لقد قدمت الاميرة اعتذارا عن الامر
Sanki bir kabahat iţlemiţim de seni kýzdýrmýţým gibi.Κουζέυ τι κάνεις; Παίζεις με την ζωή σου;
Sanki bir kabahat iţlemiţim de seni kýzdýrmýţým gibi.Винаги се държиш така и се отнасяш с мен лошо. Няма такова нещо.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod