Bu durumda, kabaca yapılan her işlem başına 1/1000, veya işlem tutarının % 0.1'ini kazanıyorlar.V této situaci vydělají zhruba 1/1000... ...z trasakce nebo 0,1%.
Bu durumda, kabaca yapılan her işlem başına 1/1000, veya işlem tutarının % 0.1'ini kazanıyorlar.Таким чином, вони мають приблизно 1/1000 від транзакції або 0,1%.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Aceasta e o deosebire foarte subtilă, dar implicaţiile ar putea fi profunde.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Das ist ein sehr feiner Unterschied, der aber tiefgreifende Folgen haben kann.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Det är en hårfin skillnad, men innebörden av detta kan vara omvälvande.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Đó quả thực là một sự khác biệt rất lớn, nhưng hậu quả có thể là rất lớn.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Er is een subtiel onderscheid, maar de implicaties kunnen ingrijpend zijn.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Esta es una distinción muy sutil, pero las implicaciones podrían ser profundas.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Esta é uma distinção muito subtil, mas as implicações podem ser profundas.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.È una distinzione molto sottile, ma le conseguenze possono essere profonde.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Ez egy hajszálnyi különbség, de a következménye beható.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Ini merupakan perbedaan yang nyaris tidak terlihat, keterkaitannya bisa mengherankan.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.이것은 아주 미묘한 차이지만 그 영향은 지대할 수 있습니다.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.La distinction est subtile, mais l'implication pourrait en être profonde.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.To bardzo subtelna różnica, ale konsekwencje mogą być poważne.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Toto je opravdu jemný rozdíl, ale následky mohou být nesmírně podstatné.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Αυτός είναι ένας πολύ λεπτός διαχωρισμός, αλλά οι επιπτώσεις μπορεί να είναι σοβαρές.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Това наистина е тънка разлика, но изводите могат да бъдат дълбоки.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Це дуже тонка різниця, але наслідки її глибокі.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Это очень тонкое различие, но его значение может быть решающим.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.קבלת תנגודת לאינסולין בתגובה להשמנה. זוהי הבחנה באמת מרומזת,
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.هذا في الحقيقة فارق صغير لكن مضمونه قد يحمل معنى عميق.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.しかし 意味するところは かなり変わってきます 考えてみてください
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.呢兩個次序雖然分別唔大,但意義深遠
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Deberían saber que hoy, aproximadamente una de cada dos pastillas se ingiere de forma incorrecta.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Dovete sapere che oggi, circa una ogni due pastiglie non è ingerita correttamente.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Ihr müsst wissen: Heutzutage wird etwa eine von zwei Tabletten jeder Arznei falsch eingenommen.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.아시다시피 오늘날 대략 한 두 알 정도의 약이 제대로 복용되지 못하고 있습니다.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Trebuie să ştiţi că în ziua de azi, aproximativ una sau două pastile nu sunt luate corect.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Vous devez savoir que aujourd'hui, une pilule sur deux n'est pas prise correctement.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.W dzisiejszych czasach jedna na dwie tabletki nie jest przyjmowana odpowiednio.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Πρέπει να ξέρετε ότι σήμερα, περίπου 1 στα 2 φαρμακευτικά χάπια δεν λαμβάνονται σωστά.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Знаете ли вы, что сегодня буквально каждая вторая таблетка в мире принимается неправильно.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Трябва да знаете, че днес, грубо казано, едно на всеки две хапчета не се приема правилно.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.אתם צריכים להבין שהיום, בערך כל אחד או שני כדורי תרופה נלקח בצורה לא נכונה.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.يجب أن تعوا اليوم أن ، تقريباً واحده أو أثنتين من حبوب الدواء لا تؤخذ بشكل صحيح.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.よく起こります そのため薬の有効成分が 絶えず進歩し
Bu, ilk çeyreklik, yani kabaca ağaçların dörtte biri. -여기가 1사분위수이고 이렇게 계산할 경우 어떤 나무는
Bu, ilk çeyreklik, yani kabaca ağaçların dörtte biri. -Tohle je první kvartil, zhruba první čtvrtina všech stromů.
Bu, ilk çeyreklik, yani kabaca ağaçların dörtte biri. -هذا هو الربع الأول أو تقريبا الرابع من الأشجار
Bu, ilk çeyreklik, yani kabaca ağaçların dörtte biri. -木々の約1/4がここに属する。 そうなるように、木のデータをー
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.대략 빅맥 150개라고 할 수 있겠군요.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.3,000カロリーの27倍は
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.Bây giờ, đó là khoảng 150 cái hamburger Big Mac.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.Ça fait environ 150 Big Macs.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.Cam cât 150 de Big Mac-uri.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.Das sind etwa 150 Big Macs.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.Eso equivale a unos 150 Big Macs.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.Questa quantità corrisponde all'incirca a 150 Big Mac.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.To je okoli 150 big macov.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.Это примерно 150 Биг-Маков.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.עכשיו, זה בערך 150 ביג מקים.
Bu ise kabaca 150 Big Mac'tir.الآن، هذا ما يقارب 150 وجبة كبيرة من ماكدونالز.
Bu kabaca 29 milyon genden sadece 24.000 tanesi bizim genomumuzda bulunuyor.대략 2,900만 개의 전체 유전자 중 인간 게놈은 24,000개의 유전자를 가지고 있습니다.
Bu kabaca 29 milyon genden sadece 24.000 tanesi bizim genomumuzda bulunuyor.Abból a nagyjából 29 millió génből csak körülbelül 24 ezer van a mi a genomunkban.
Bu kabaca 29 milyon genden sadece 24.000 tanesi bizim genomumuzda bulunuyor.Dei circa 29 milioni di geni, noi ne abbiamo solo 24.000 circa nel nostro genoma.
Bu kabaca 29 milyon genden sadece 24.000 tanesi bizim genomumuzda bulunuyor.De los aproximadamente 29 millones de genes, sólo contamos con alrededor de 24.000 genes en nuestro genoma.
Bu kabaca 29 milyon genden sadece 24.000 tanesi bizim genomumuzda bulunuyor.Din acele 29 de milioane de gene, avem doar în jur de 24,000 în genomul nostru.
Bu kabaca 29 milyon genden sadece 24.000 tanesi bizim genomumuzda bulunuyor.Parmi ces 29 millions de gènes environ, nous n'en avons qu'environ 24 000 dans notre génome.
Bu kabaca 29 milyon genden sadece 24.000 tanesi bizim genomumuzda bulunuyor.Spośród około 29 mln genów, mamy tylko około 24 000 w naszym genomie.