Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.Alsof je ontdekt dat je kinderjuffrouw een meesteres is.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.C'est comme de découvrir que votre nounou est une dominatrice.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.Det är som att komma på att din barnvakt är en dominatrix.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.Det er som at komme hjem og opdage, at din babysitter er en dominatrix.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.Đó giống như việc phát hiện ra vú em của bạn là một phụ nữ thống trị.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.이건 당신의 보모가 여자 지배자(dominatrix)인걸 알게 되는 거랑 비슷하죠.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.E ca și cum ai descoperi că dădaca ta e o dominatrix.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.E' come scoprire che la tua bambinaia è una dominatrice.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.É como descobrir que a nossa ama é uma dominadora.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.Es como descubrir que tu niñera es una dominatriz.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.Es ist, als fände man heraus, dass die eigene Nanny eine Domina ist.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.To jak dowiedzieć się że nasza niania jest dominą.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.Είναι σαν να ανακαλύπτεις ότι η νταντά σου είναι "αφέντρα".
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.Това е като да откриеш, че бавачката ти е строга садо-мазо господарка.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.Это как обнаружить, что твоя няня на самом деле садомазохистка.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.זה כמו לגלות שהאומנת שלך היא דומינטריקס.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.كإكتشاف أن مربيتك هي المسيطرة
Bu durumda, kabaca yapılan her işlem başına 1/1000, veya işlem tutarının % 0.1'ini kazanıyorlar.V této situaci vydělají zhruba 1/1000... ...z trasakce nebo 0,1%.
Bu durumda, kabaca yapılan her işlem başına 1/1000, veya işlem tutarının % 0.1'ini kazanıyorlar.Таким чином, вони мають приблизно 1/1000 від транзакції або 0,1%.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Aceasta e o deosebire foarte subtilă, dar implicaţiile ar putea fi profunde.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Das ist ein sehr feiner Unterschied, der aber tiefgreifende Folgen haben kann.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Det är en hårfin skillnad, men innebörden av detta kan vara omvälvande.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Đó quả thực là một sự khác biệt rất lớn, nhưng hậu quả có thể là rất lớn.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Er is een subtiel onderscheid, maar de implicaties kunnen ingrijpend zijn.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Esta es una distinción muy sutil, pero las implicaciones podrían ser profundas.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Esta é uma distinção muito subtil, mas as implicações podem ser profundas.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.È una distinzione molto sottile, ma le conseguenze possono essere profonde.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Ez egy hajszálnyi különbség, de a következménye beható.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Ini merupakan perbedaan yang nyaris tidak terlihat, keterkaitannya bisa mengherankan.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.이것은 아주 미묘한 차이지만 그 영향은 지대할 수 있습니다.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.La distinction est subtile, mais l'implication pourrait en être profonde.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.To bardzo subtelna różnica, ale konsekwencje mogą być poważne.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Toto je opravdu jemný rozdíl, ale následky mohou být nesmírně podstatné.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Αυτός είναι ένας πολύ λεπτός διαχωρισμός, αλλά οι επιπτώσεις μπορεί να είναι σοβαρές.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Това наистина е тънка разлика, но изводите могат да бъдат дълбоки.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Це дуже тонка різниця, але наслідки її глибокі.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.Это очень тонкое различие, но его значение может быть решающим.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.קבלת תנגודת לאינסולין בתגובה להשמנה. זוהי הבחנה באמת מרומזת,
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.هذا في الحقيقة فارق صغير لكن مضمونه قد يحمل معنى عميق.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.しかし 意味するところは かなり変わってきます 考えてみてください
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.呢兩個次序雖然分別唔大,但意義深遠
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Deberían saber que hoy, aproximadamente una de cada dos pastillas se ingiere de forma incorrecta.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Dovete sapere che oggi, circa una ogni due pastiglie non è ingerita correttamente.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Ihr müsst wissen: Heutzutage wird etwa eine von zwei Tabletten jeder Arznei falsch eingenommen.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.아시다시피 오늘날 대략 한 두 알 정도의 약이 제대로 복용되지 못하고 있습니다.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Trebuie să ştiţi că în ziua de azi, aproximativ una sau două pastile nu sunt luate corect.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Vous devez savoir que aujourd'hui, une pilule sur deux n'est pas prise correctement.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.W dzisiejszych czasach jedna na dwie tabletki nie jest przyjmowana odpowiednio.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Πρέπει να ξέρετε ότι σήμερα, περίπου 1 στα 2 φαρμακευτικά χάπια δεν λαμβάνονται σωστά.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Знаете ли вы, что сегодня буквально каждая вторая таблетка в мире принимается неправильно.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Трябва да знаете, че днес, грубо казано, едно на всеки две хапчета не се приема правилно.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.אתם צריכים להבין שהיום, בערך כל אחד או שני כדורי תרופה נלקח בצורה לא נכונה.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.يجب أن تعوا اليوم أن ، تقريباً واحده أو أثنتين من حبوب الدواء لا تؤخذ بشكل صحيح.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.よく起こります そのため薬の有効成分が 絶えず進歩し
Bu güzel yüzüyle,bu kadar kaba konuşmayı nasıl beceriyor, anlayamıyorum.Aku tidak tahu kenapa dengan wajah yang tampan seperti itu dia bicaranya kasar sekali.
Bu güzel yüzüyle,bu kadar kaba konuşmayı nasıl beceriyor, anlayamıyorum.Ich weiß nicht, warum er so unsanft spricht<br />mit diesem gut aussehenden Gesicht.
Bu güzel yüzüyle,bu kadar kaba konuşmayı nasıl beceriyor, anlayamıyorum.Io non so perché parla così bruscamente con quella bella faccia.
Bu güzel yüzüyle,bu kadar kaba konuşmayı nasıl beceriyor, anlayamıyorum.Je ne sais pas pourquoi il parle si rudement avec un si joli visage.
Bu güzel yüzüyle,bu kadar kaba konuşmayı nasıl beceriyor, anlayamıyorum.Nie wiem czemu on odzywa się tak niegrzecznie kiedy wygląda tak dobrze.
Bu güzel yüzüyle,bu kadar kaba konuşmayı nasıl beceriyor, anlayamıyorum.Nu stiu de ce trebuie sa fie asa de nesimtit.