kaba ile cümle
kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kaba olduğumu düşünmesini istemiyorum.I don't want Tom to think I was being rude.
Kaba olmak istemiyorum.I don't want to be rude.
Sen hiç insanlara karşı kaba olmamayı denedin mi?Have you ever tried not being rude to people?
O çok kaba.He's very rude.
Tom kaba.Tom is rude.
Sen kabasın.You're rude.
Çok kaba olmak zorunda değilsin.You don't have to be so rude.
Çok kabasın.You're very rude.
İngiliz halkı kibirli ve kabadır.British people are arrogant and rude.
Bana kabadayılık etme.Don't bully me.
Kabarcıklarım var.I've got blisters.
Bu gerçekten kaba.That's really rough.
Bu adam kabadayı.This guy's tough.
Sen kabaydın.You were rude.
O kaba bir adam.He's a crude man.
Takım elbise çok kaba bir malzemeden yapılmıştır.The suit's made of very rough material.
Japonca kelime "mofumofu" kabarık ve hafif hayvanları tanımlamak için kullanılır.The Japanese word "mofumofu" is used to describe fluffy and light animals.
Koyun kürkü kabarıktır.Sheep fur is fluffy.
Bu kadar kaba olmayın.Don't be so crass.
Tom bir kabadayı.Tom is a bully.
Tom çok kaba.Tom is very rude.
Bu şekilde diyebilirsin ama bu kaba.You can say it like that, but it's rude.
Bu şekilde diyebilirsiniz ama bu kaba.You can say it like that, but it's rude.
Bu şekilde de denebilir ama bu kaba.You can say it like that, but it's rude.
Beni çok kaba şekilde yargılama.Don't judge me too harshly.
Keşke Tom'a karşı her zaman bu kadar kaba olmasan.I wish you weren't always so rude to Tom.
Tom bir kabadayı, tam John'un olduğu gibi.Tom's a bully, just like John is.
Sana karşı kaba olduğum için üzgünüm.I'm sorry I was rude to you.
Affedersin daha önce kabaydım.I'm sorry I was rude before.
Doktorun çocukları kabakulaktan öldü.The doctor's children died of mumps.
Canlı bir ıstakozu kaynar su dolu bir kaba atmak acımasızca.It's cruel to put a live lobster into a pot of boiling water.
Tom kaba olmak istemedi.Tom didn't mean to be rude.
Bu turistler gürültücü ve kabadır.These tourists are loud and rude.
Bu sabun çok kabarcıklar yapar.This soap makes a lot bubbles.
Çinli turistler neden çok kaba?Why are Chinese tourists so rude?
Ağzın doluyken konuşmak kabalıktır.It's rude to speak with your mouth full.
İnsanlara dik dik bakmak kabadır.It's rude to stare at people.
Çalışanlar kaba ve yararsızdır.The employees are rude and unhelpful.
O kaba, tembel bir kaçaktır.He is rude, lazy, a runaway.
O kaba, kibirli ve cahil.He's rude, arrogant and ignorant.
O bir kaba süt koydu.She poured the milk in a bowl.
Bir garsona bahşiş vermemek kabalıktır.It is rude not to tip a waiter.
Ben kabaydım.I was impolite.
Tom bir müşteriye karşı olan kaba davranışı nedeniyle hemen kovuldu.Due to his impolite behavior toward a customer, Tom was immediately fired.
Tom ve Mary kabakları oydu.Tom and Mary carved pumpkins.
Benim kabağım en iyisiydi.My pumpkin was the best.
Tom'un kabağı kazanandı!Tom's pumpkin was the winner!
Biraz kabak turtası ister misin?Do you want some pumpkin pie?
Görünmek için tamam ama bakmak için kaba.It's okay to look, but it's rude to stare.
Tom kaba bir çocukluk geçirdi.Tom had a rough childhood.
Tom ve Mary her ikisi de ağır kış kabanları giyiyordu.Tom and Mary were both wearing heavy winter coats.
Hem Tom hem de Mary ağır kış kabanları giyiyorlardı.Tom and Mary were both wearing heavy winter coats.
O kadar kabasın ki sana yumruk atmak istiyorum.You're so rude that I want to punch you.
Suya tuz ve kabartma tozu ekleyin.Add salt and baking soda to the water.
Kabadayılığı bırak.Stop bullying.
İnsanlar çok kaba olabilirler.People can be so rude.
Bu kaba olur.That would be rude.
Benim kekim kabarmadı.My cake didn't rise.
Çok kaba bir insansın.You're a very rude person.
Tom ve Mary öğleden sonrayı bal kabaklı turta pişirerek geçirdiler.Tom and Mary spent the afternoon baking pumpkin pies.